Zeki Müdür’ün ardından…

Sincan’da hücreye atılan Zeki Güven, haksızlığa ancak 40 gün dayanabilmişti. Ve gelelim asıl noktaya. Yakınlarının ifadesiyle ‘İlk ifadesinde dönemin başbakanı Erdoğan’ı işaret etmişti’ Zeki Güven.

FİKRİ DOĞAN 04 Temmuz 2021 PORTRE

Takvimler 2010‘u gösteriyordu sanırım. Dönemin başbakanı Erdoğan’a elinde açık bir laptopla gelen şahıs, şimdinin Sanayi Bakanı Mustafa Varank’tı. O dönemde Erdoğan’ın danışman kadrosu içinde yer alan Varank’ın geldiğini gören Erdoğan, yan odaya geçerken, ‘Kapıyı kapatın, içeriye de kimseyi almayın’ diyor, sonra da gözlüğünü takıp malum görüntüleri izliyordu. Neydi malum görüntüler? Deniz Baykal’ın görüntüleri! İnternette nereye bakarsanız var yazdıklarım. Youtube’a da yazın çıkar karşınıza.

‘GEREKİSE TV’LERE DE VERELİM’

Meşhur Deniz Baykal’a komplo hikayesi işte. Varank’a, ”Bunu yayabilir miyiz, ‘Metacafe’de mi verilecek, bunu hemen verelim, internete gerekirse televizyonlara’ falan diyordu dönemin başbakanı.

İşin garibi, Baykal görüntülerini izletenler, Erdoğan görüntüleri izlerken onu da kaydediyordu. Sonrası malum, Deniz Baykal CHP genel başkanlığından istifa etti. CHP’nin başına Kemal Kılıçdaroğlu geçti. Erdoğan meydanlarda ‘Ne özeli geneel geneel’ diye seçim malzemesi yaptı konuyu. Deniz Baykal’a, ‘Kaset kumpasını cemaat yaptı’ dedirtmek için çok çabaladılar. Yandaş kanallara davet edip çanak sorular sordular. Hakkını teslim etmek lazım. Baykal, ‘Onların yaptığına inanmıyorum’ demekle yetindi o zaman.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2014 yılında, ‘Erdoğan’ı, Baykal’ın görüntülerini izlerken gördüm’’ açıklaması bir süre gündem olsa da, yandaş medya tarafından üzeri kapatıldı.

YANDAŞ MEDYA: CEMAAT YAPTI!

Ama bu skandala bir kurban lazımdı. Kurban da o dönemde ilişkilerin bozulduğu Gülen cemaatiydi tabii ki. Koro halinde Baykal’a kaset kumpasını ‘cemaat’in yaptığı yaygarası başlatıldı yandaş medyada. Manşetler, TV haberleri, açık oturumlar birbirini izledi. Kamuoyu oluşturulduktan sonra iddianameler hazırlandı, mütalaalar tamamlandı ve 171 sanıklı ‘kaset kumpası’ davası açıldı. 171 kişi içinde ise bir isim ısrarla ön plana çıkartılıyordu. Ankara eski İstihbarat Şube Müdürü Zeki Güven.

‘ALTIN ÇOCUK’ İKTİDARIN HEDEFİNDE

Zeki Güven ismini ilk duyduğumda, hadi tam tarih söyleyeyim takvimler 2 Temmuz 2018’i gösteriyordu. İki polisin kollarına girdiği elleri kelepçeli biri ‘teslim olmuş’ halde tebessüm ediyordu fotoğrafını çekenlere. Mütebessim çehresi dikkatimi çekince merak edip araştırdım. Biraz araştırınca da sakalı uzamış, yorgun ama başı dik adamın aslında yanındakilere değil ‘Allah’a teslim olduğu’ için tebessüm ettiği geldi aklıma. Zeki Güven’di o adam. Ankara eski İstihbarat Şube Müdürü Zeki Güven. Yandaş medyanın tabiriyle ‘FETÖ’nün altın çocuğu’ Zeki Güven.

AVM’DE NEFES KESEN OPERASYON!

Bolu Emniyet Müdür Yardımcısı’yken teşkilattan atılan Zeki Güven ve eski hakim eşi Sevda Güven, Eskişehir’de bir AVM’nin otoparkında ‘filmleri aratmayacak bir operasyonla yakalanmışlardı!’ Aylardır takip edilen çiftin evinden 14 bin avro çıkmıştı. ‘Sıfırladınız mı?’ diye soran babasına, ‘Sıfırlayamadık babacım, 30 milyon avro kadar kaldı’ diyenleri görmezden gelenler, 14 bin avroyu manşetlere taşıyordu. Zeki Güven, onlara göre ‘FETÖ’nün emniyet yapılanmasının tepe isimlerinden biriydi! Ve Zeki Güven, MHP’lilere ve Deniz Baykal’a kurulan ‘kaset kumpaslarının’ bir numaralı organizatörüydü. Yandaş medya ve yandaş yorumcular ballandıra ballandıra işliyordu mevzuyu.

Show Haber’de her akşam daldan dala atlayan maymun, takla atan köpek haberi sunan Ece Üner bile ‘Baykal’a kaset kumpası kuran FETÖ’nün altın çocuğu Zeki Güven bu sabah yakalandı’ diye sunuyordu haberi.

HÜCRESİNDE ÖLÜ BULUNDU

Aradan 40 gün kadar geçti. Ajanslara bir haber daha düştü. ‘FETÖ’nün altın çocuğu’ Zeki Güven, hücresinde ölü bulunmuştu. Kalp krizi dediler ölüm sebebine. Hatta Oda TV, ‘FETÖ konuşmasın diye susturdu’ haberleri bile yaptı. Halbuki Zeki Güven, sorgusunda hem Baykal’a hem de MHP’li vekillere yapılan kaset kumpaslarıyla ilgili suçlamaları reddetmişti. Sessiz sedasız küçük bir cemaatle toprağa verildi Zeki Güven. Peki kimdi iktidarın yok etmek için tepindiği ‘altın çocuk’ Zeki Güven?

1992’DE DÖNEM BİRİNCİSİYDİ

Zeki Güven, Bilecik’in Yenipazar ilçesinde doğduğunda tarihler 1970’i gösteriyordu. Sakin, ağırbaşlı ve çalışkan bir çocuktu küçüklüğünde. Aynı zamanda çok başarılıydı. Babası da polisti ve o da babası gibi polis olmak istiyordu. Dereceyle girdiği polis akademisinden 1992 yılında dönem birincisi olarak mezun oldu. Terörle mücadele ve istihbaratta çalıştı bir süre. 2001 yılındaki Hizbullah operasyonunu yöneten ekibin içindeydi. Ankara’da 2002’de patlayan ‘Telekulak skandalı’nı ihbar eden polis şefiydi. 2010’da Ankara İstihbarat Şube Müdürü, 2011’de Şırnak İl Emniyet Müdür Yardımcısı oldu. Şırnak Emniyeti aynı sene ‘Yılın Emniyet Teşkilatı’ seçildiğinde ödülü Cumhurbaşkanı Gül’den aldı Zeki Güven.

BABASININ CENAZESİNİ BİLE POLİS BASTI

2013’te Bolu Emniyet Müdür Yardımcısıyken, 17-25 yolsuzluk operasyonları sonrası görevden alındı. Onu tanıyanlar, ‘yakalandığı günkü gibi hep mütebessimdi yüzü’ diye anlatıyor Zeki Güven’i. Eşi Sevda Güven’i akademi okurken tanımış, sonra da mütevazı bir nikahla evlenmişlerdi. Reyyan ve Ahmet’in babasıydı Zeki Müdür. 2014’te vefat eden babasının cenazesine ‘arandığı’ için katılamamıştı Zeki Güven, ama ‘düzenin polisleri’ cenazeyi basmıştı onu yakalamak için. Sincan’da hücreye atılan Zeki Güven, haksızlığa ancak 40 gün dayanabilmişti. Ve gelelim asıl noktaya. Yakınlarının ifadesiyle ‘İlk ifadesinde dönemin başbakanı Erdoğan’ı işaret etmişti’ Zeki Güven.

MUHABBET TELLALI TANIDIK ÇIKTI

Aradan uzun zaman geçti ve Allah’ın adaleti yine şaşmadı. Sedat Peker art arda videolar yayınlamaya, seri halde twitler paylaşmaya başladı. Gün geldi konu, Sezgin Baran Korkmaz’dan nemalandığı için Peker’in radarına takılan bir isme, Korkmaz Karaca’ya. Peker, Korkmaz Karaca’dan ‘muhabbet tellalı ve Baykal’ın pezevengi’ diye bahsediyordu. Peki kimdi bu Korkmaz Karaca? Karaca’nın CV’sinde ‘Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi/ Ak Parti Genel Merkez Yönetimler Başkan Yardımcısı’ yazıyordu. Sonra Korkmaz Karaca’nın bütün kirli çamaşırları döküldü. Karaca’nın iktidarda ‘yakın’ olmadığı kimse yoktu ve zat-ı muhterem siyasetin meşhur muhabbet tellalıydı. Ne hikmetse ‘Ak pak’ partide üst kademelere kadar yükselmişti. İddialara göre girip çıkmadığı delik, düşüp kalkmadığı kimse kalmamıştı Ankara’da. Anlaşılan Zeki Güven’in üzerine yıkılan Deniz Baykal’a kaset komplosunun altında da Korkmaz Karaca’nın imzası vardı. Başka ülkede olsa 10 kere hükümet devirecek skandal karşısında yandaş medya her zamanki gibi yine 3 maymunu oynuyor. Ancak atladıkları iki mesele var.

Bir: Allah’ın adaleti şaşmıyor beyler!

İki: Gerçeklerin er-geç ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır.

Hadi bir de ben ekleyeyim:

Üç: P…venk içeriden olunca kapı kilit tutmuyor a dostlar!

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram