Dourou’dan, Glezos ile kısa görüşmeler

Eric Hobsbawm’ın tanınmış kitabı “Kısa 20. Yüzyıl 1914-1991 Aşırılıklar Çağı” göz önüne alındığında, bu yüzyılda ilkelerine ve değerlerine sonuna kadar

RENA DOUROU 01 Nisan 2020 GÜNDEM

Eric Hobsbawm’ın tanınmış kitabı “Kısa 20. Yüzyıl 1914-1991 Aşırılıklar Çağı” göz önüne alındığında, bu yüzyılda ilkelerine ve değerlerine sonuna kadar sadık kalarak yaşamış ve her ulusun ölümsüz sembolleri olarak kabul edilebilir sadece birkaç kişi vardır.

Yunanistan gibi tarihi bölünmeler ve iç savaşlarla dolu bir ülkede, çelişkiler ve siyasi tutkuyla dolu bir geçmişi olan Manolis Glezos, yaşı, kökeni ve ideolojisi ne olursa olsun, her bir vatandaşın sempatisini ve hayranlığını kazanmıştır. Bu durum, Glezos’un vefatının ardından yayınlanan aynı zamanda muhafazakar partinin başkanı da olan Başbakan’ın, sol parti lideri Alexis Çipras’ın ve hatta Başpiskoposun taziye mesajlarını okurken açıkça ortaya çıkmaktadır. Bu isimlerin hepsi çok farklı ve yine de, hepsi ülkenin dört bir yanındaki, hatta tüm dünyadaki Yunanlılar adına yüksek takdir, saygı ve beğenilerini ifade ettiler. Önemsiz görünebilir, ancak Naxos Adasının dağlarındaki efsanevi adamın herkesçe kabul görmüş bir kahraman ünvanını kazanması ve hemen hemen her Yunanın takdirini elde etmesi gerçekten çok kolay mıydı?

Uzun ve nefes kesici hayatının tüm bölümlerini kapsayabilecek pek çok hikaye var; sadece kayıtlara geçmesi için, yüz yıla yakın bir süre boyunca aksiyon, kahramanlık ve kişisel maliyetle dolu. Eşsiz karakteri, onu sadece 18 yaşındayken, İkinci Dünya Savaşı sırasında Apostolos Santas ile birlikte Akropolis’ten Nazi bayrağını yırtmak için onu harekete geçirdi. Ve o, SYRIZA Partisi’nden Avrupa Parlamentosu üyesi olarak seçildiğinde 92 yaşındaydı, Avrupa Parlamentosu’nun en yaşlı seçilmiş üyesi oldu. O zaman, 2014’te, tarih onu Almanya liderliğindeki kemer sıkma politikaları karşısında bir kez daha ayağa kaldırdı ve Nazi işgali altında zulüm yaşayan aileler için uzun zamandır beklenen savaş tazminatlarının verilmesi için savaştı.

SSCB’nin 1959 yılında Manolis Glezos için bastırdığı pul

Manolis Glezos her zaman ön saflarda, modern Yunanistan’ın hayatındaki her önemli anda bir kahramanı ve aynı zamanda ortak tarihimizin ve yakın geleceğin bir anlatıcısıydı. Şahsen karizmasını, fikirlerini, anılarını ve radikal ya da ilerici inançlarını tek bir kitapta “Glezos’la Kısa Görüşmeler” başlığı altında birlikte yazmamız için bana güvendiği zaman keşfettim.

Dourou, “Glezos’la Kısa Görüşmeler” adlı kitapta Manolis Glezos’un mücadelelerle dolu hayatından kesitler sundu.

SYRIZA’yı iktidara taşıyan toplumsal muhalefetin en önemli figürlerinden biri Glezos’tu. Efsanevi siyasetçi dönemin başbakanı Alexis Çipras’la.

Hayatıyla ilgili kitap, halkımızın geçmişine pek çok referansla modern Yunanistan’ın tarihi hakkında bir kitap haline geldi. Kısa bir süre sonra Manolis Glezos’un bir ulusun yükünü taşıyan modern bir Homeros olarak önemli olayları, romanları, türküleri ve hikayeleri, efsaneleri, mitolojiyi ve şiirleri anlattığını bir kez daha keşfettim. Sadece neredeyse bir yüzyılın ortaya çıkmasına tanık olmakla kalmadı, aynı zamanda içeriden bir değişiklik elde etmek için sistematik olarak her yararlı bilgi ve deneyimi de topladı.

İşgal sırasında onu tutuklayan Alman birliklerinin şiddetli işkenceleri, sevgili kardeşinin ve yoldaşlarının infazı, en az yirmi sekiz ölüm cezasına mahkum olması, on altı yıl boyunca hapis ve sürgün edilmesi, onun yaşam döngüsünde sadece kayıtlar ve sayılardır. Bu zor hikayeler onu aktif tuttu; her zaman anılarını canlı tutmaya çalışıyordu ve 118 ölü yoldaşının ideallerini asla unutmamak için acı ile yaşadı. Hayatımızı her zaman onları hatırlayarak, onların adına da yaşayarak vefat edenlere saygı duyduğumuzu söylerdi. Aynı zamanda doğrudan demokrasinin ve insanların kendi kendini yönetme hakkının arzulu bir savunucusuydu. Kendileri için tek başına karar vermesi gereken insanların güçlenmesini istedi. Daha yakın geçmişte, eleştirilerini, küresel ekonomik ağır toplarına ve varlığımız için büyük bir tehdit olarak nitelendirdiği iklim değişikliğine yöneltmişti.

Onun hikayesi yaşadığımız yüzyıl için modern Yunanistan’ın tarihi olarak görülebilir. O, olağanüstü bir kişilik, bir şair ve filozof olarak, hem kendi hem de bizim siyasetimiz hakkında tamamen tutkuyla yaşamış, yazmış ve insanların gündemine yaşadığı tarihi getirmiştir.

KİMDİR | RENA DOUROU

Rena Dourou, Yunan siyasetçi ve aydın. Mayıs 2019 yerel seçimlerinde Radikal Sol Koalisyon SYRIZA’dan Attika bölgesi Meclis üyesi ve Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi üyesidir.

Mayıs 2014’te, yerel seçimlerden sonra, Yunanistan’ın en önemli bölgesi olan Attika Bölgesi Valisi seçildi.

İngilizce, Fransızca ve Türkçe bilen Dourou, “Yunan Yahudilerinin Soykırımı üzerine 5 konuşma” (Atina 2019), “Glezos ile kısa görüşmeler” (Atina, 2014), “Milliyetçiliğin keyfi” (Atina, 2007) kitaplarının yazarıdır ve çok sayıda kolektif yayına katkıda bulunmuştur. Dourou, SYRIZA milletvekili olarak, Göç Komitesi ve Parlamenterler Meclisi Kültür Komitesi’ne katılan Avrupa Konseyi üyesiydi. Halen ana muhalefetteki SYRIZA partisinin Siyasi Konseyi üyesidir.

ÇEVİRİ: EMİR KORKMAZ