Yeteneğini skora yansıtamayan yıldız: İrfan Can Kahveci

Yeteneğine diyecek bir şey yok. 25 yaşında. 4 yıldır Başakşehir’de. Geçen sezonun şampiyonu olan kulübü bu sezon alt sıralardan kurtulmaya çalışırken o ortalıkta fazla gözükmüyor. Süper Lig'de sadece 2 golü ve bir asisti var. Geçen sezonlarda da pek farklı değildi. Şimdi o Galatasaray’ın transfer listesinde.

BURAK MERT 12 Ocak 2021 PORTRE

Yeteneğine, bazen raket gibi, bazen roket gibi kullandığı sol ayağına diyecek bir şey yok. 25 yaşında. 4 yıldır Başakşehir’de. Geçen sezonu şampiyon tamamlayan kulübü bu sezon alt sıralardan kurtulmaya çalışırken o ortalıkta fazla gözükmüyor. Sadece 2 golü ve bir asisti var. Geçen sezonlarda da pek farklı değildi. Bu sezon onu biraz öne çıkaran, Şampiyonlar Ligi’ndeki Leipzig maçında hat-trick yapması oldu. Şimdi o Galatasaray’ın transfer listesinde. Peki, kimdir bu kadar öne çıkan İrfan Can Kahveci? Nerelidir? Nasıl bir ailede büyümüştür? Nasıl futbolcu olmuştur?

İrfan Can Kahveci, Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav’ın yetenek avcılığı döneminin son halkası. 19 yaşında ilk Süper Lig maçına Gençlerbirliği formasıyla çıktı. Bu süreçte milli takımın farklı kategorilerinde forma giydi. 21 yaşına geldiğinde futbolun vitrini İstanbul’a, Başakşehir’e transfer oldu. Artık daha göz önünde ve daha gözde bir futbolcuydu.

İrfan Can Kahveci’ye nereden geldik? Eskiden transfer planlamaları ve görüşmeleri kapalı kapılar ardında yapılırdı. Ancak geçen hafta Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, mikrofonlar önünde açık açık bu futbolcuyu almak istediklerini söyledi. Bu açıklamanın ardından Mesut Özil’le birlikte transfer gündemini en çok meşgul eden iki futbolcudan biri olan İrfan Can Kahveci’nin kariyerine biz de mercek tutmak istedik.

İşte, yeteneğini skora yeterince yansıtamamasına rağmen ismi bir ara Sevilla ile, şimdilerde de Galatasaray ile anılan Kahveci’nin hikayesi…

İrfan Can Kahveci, altyapısından yetiştiği Gençlerbirliği’nde parladı.

KAFASI KIRIK FUTBOLCU

Birçok futbolcunun hayat hikayesinde vurgu yaptığı gibi ‘orta halli bir ailenin çocuğu’ olarak 15 Temmuz 1995 tarihinde dünyaya geldi İrfan Can. Ankara’da motor ustası olan Çorumlu bir babanın ve ev hanımı bir annenin iki çocuğundan biri olmanın ilgisi ve sevgisiyle büyüdü.

Oldukça afacan bir çocukluk süreci geçirdi. Öyle ki saçlarını kestirdiğinde kafasında küçüklükten kalma çok sayıda kırık izi bulmak mümkündü. Sürekli top peşinde koşturduğundan sık sık düşüp kafasını yarıyordu. İlkokul 1. sınıftayken bir arkadaşının Gençlerbirliği Futbol Okulu’na gittiğini görünce heves edip durumu babasına anlattı. Babası da “Sokakta oynayacağına bir kulübe yazdıralım” diyerek elinden tuttuğu gibi onu 7 yaşında Gençlerbirliği’nin futbol okuluna yazdırdı. 3 aylık deneme sürecinden sonra altyapıya seçilmesi zor olmadı.

HEM FUTBOLCU, HEM EĞİTİMLİ

İrfan Can Kahveci için futbol başlangıçta sadece bir heves ve oyundu. İyi futbol oynadığını düşünse de bu işi gelecekte para kazanacağı bir meslek olarak düşünmüyordu çocuk aklıyla. Öyle ki birçok futbolcu adayının aksine eğitimini aksatmayıp liseden sonra Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nu okudu, geleceğini garanti altına alma düşüncesiyle.

17 yaşına gelip A takım kadrosuna alındığında Gençlerbirliği için özel bir oyuncu olarak görüldüğünü ilk kez o zaman hissetti. Artık öncelikli meslek olarak futbolu görebilirdi. O yıl (2012) Gençlerbirliği A Takımı’nın formasını Türkiye Kupası maçında ilk kez Kayserispor’a karşı giyerek profesyonellik basamağını yavaş yavaş çıkmaya başladı.

Olgunlaşması için gönderildiği Gençlerbirliği’nin pilot takımı Hacettepe’nin 2. Lig’e yükselmesine katkı sağlayarak bir yıl sonra yeniden Gençlerbirliği’ne döndüğünde takvimler 2014’ü gösteriyordu. O artık ailesine ev, motor ustası babasına yeni dükkan, kendisine de lüks otomobil alacak kadar iyi para kazanan bir futbolcuydu.

Hocalarının “kilidi açacak oyuncu” olarak gördüğü genç yeteneğin hedefi, Gençlerbirliği’nden direkt Avrupa’ya gitmekti. Anadolu takımlarında yıldızı parlayan herkes üç büyük takım hayali kurarken; o, olabilecek en kısa sürede Avrupa’ya uçmayı düşünüyordu. Hatta Avrupa’da oynayacağı liglerle ilgili analizler yapıyor, neticesinde de İspanya Ligi’nin kendisine en uygun futbol ortamı olduğu sonucuna bile varıyordu.

FUTBOLUN ROBOCOP’U

Ancak onun yurt dışına gitme konusundaki endişesi başarısız olmak ya da tutunamamak değildi. Her Türk futbolcusu gibi(!) adaptasyon konusunda en büyük handikap olarak Avrupa’nın yemeklerini görüyordu!

İrfan Can için başarılı olmanın yolu, çok çalışmanın yanı sıra iyi rol modeller bulmaktan geçiyordu. Bunun için Mesut Özil, Alex De Souza ve Sergen Yalçın ileri üçlüde yer alan isimlerdi onun literatüründe. Onların maçlarını yakından izliyor, yeteneklerinden ve kalitelerinden esinlenmeye çalışıyordu.

Bu futbolcuların eksik yönü olan ‘fiziksel güç’ takviyesi yaparak futbolun Robocop’u olmak için hazırdı. Kişisel gelişim sürecinde, her iki ayağını da kullanabilen, teknik özelliklerine mücadele gücünü de ekleyerek fark oluşturan yıldız adayıydı artık.

İrfan Can Kahveci, Süper Lig şampiyonluğu yaşadığı Başakşehir’ için yeterince gol ve asist üretemedi.

YETENEĞİ İYİ, İSTATİSTİKLERİ KÖTÜ

Avrupa hayali kurarken, Başakşehir’in talip olması ile yurt dışı rotasını İstanbul’un Avrupa Yakası üzerinden yapmayı planları arasına ekledi. 2016-17 sezonunun devre arasında Başakşehir’le kendisine yeni bir sayfa açtı. O sezonun ikinci yarısında Başakşehir formasıyla 12 kez Süper Lig, 4 kez de Türkiye Kupası maçına çıktı. Toplam 16 maçta skora sadece bir golle katkıda bulunabildi.

2017-18 sezonunda 25 Süper Lig, 4 Türkiye Kupası ve 4 UEFA Avrupa Ligi maçında forma giydi. İrfan Can gibi ileriye dönük orta saha oynayan bir futbolcunun skora yaptığı katkı sadece ve sadece 2 gol oldu. Bu gollerden birini Süper Lig’de, birini de Türkiye Kupası’nda attı.

2018-19 sezonunda Başakşehir formasıyla 32 Süper Lig, 2 UEFA Avrupa Lig ve 3 Türkiye Kupası olmak üzere toplam 37 maça çıktı. Başakşehir’in şampiyonluğu son anda Galatasaray’a kaptırdığı o sezon İrfan Can sadece ligde gol ve asist üretebildi. 4 gol atıp 5 asist yaptı. Bu rakamlar onun gibi bir yetenek için elbette azdı.

2019-20 sezonunda da benzer bir performans gösterdi İrfan Can Kahveci. 29 Süper Lig, 1 Şampiyonlar Ligi, 9 UEFA Avrupa Ligi olmak üzere toplam 39 maça çıktı. Süper Lig’de yine 4 gol ve 5 asistlik performans gösterdi. UEFA Avrupa Ligi’nde de 2 gol kaydetti.

Bu sezon ise Başakşehir’in Süper Lig’de oynadığı 17 maçın 15’inde forma giydi. Takımı sezona kötü başlayıp alt sıralardan kurtulmaya çalışırken, Kahveci sadece 2 gol ve bir asist üretebildi. 25 yaşındaki futbolcu, Şampiyonlar Ligi’nde ise 6 maçta forma giydi, 3 gol ve bir asist üretti. Onu bu kadar vitrine çıkaran, İstanbul’da 4-3 kaybedilen Leipzig maçında 3 gol birden atması oldu. Gollerin hepsi birbirinden güzeldi.

İrfan Can Kahveci’nin tüm milli takım kategorilerinde sadece bir golü var.

43 KEZ MİLLİ FORMAYI GİYDİ, SADECE BİR GOLÜ VAR

İrfan Can’ın yeteneğini skora yansıtamamasını milli takım kariyerinde de görüyoruz. Şu an 25 yaşında olan Kahveci, bugüne kadar 7 kez 17 Yaşaltı, 4 kez 18 Yaşaltı, 3 kez 20 Yaşaltı, 12 kez 21 Yaşaltı, 17 kez de A Milli olmak üzere toplam 43 kez ay-yıldızlı formayı giydi ve o da 17 Yaşaltı’nda olmak üzere sadece bir gol atabildi.

İrfan Can Kahveci, gelişimine en büyük katkıyı Abdullah Avcı’nın verdiğini söylüyor.

CENGİZ ÜNDER’İN ŞOFÖRÜ

İrfan Can Kahveci, Başakşehir’e ilk geldiğinde yarım sezon Cengiz Ünder ile birlikte oynamıştı. Cengiz Ünder hocası Abdullah Avcı’nın evinde kirada kalırken; şu an İngiltere Premier Ligi’nde Leicester City forması giyen Ünder’i arabasıyla evden idmana, idmandan eve götüren İrfan Can’dı. Bu iki isim birlikte çok zaman geçiriyordu. Beraber basketbol ve tavla oynayıp bisiklete biniyorlardı.

İrfan Can’ı Başakşehir’e aldıran da Abdullah Avcı’ydı. İrfan Can, kariyerinde en iyi hoca olarak Avcı’yı gösteriyor ve onun kendisine büyük değer kattığını ifade ediyor.

Kahveci, en yakın arkadaşı Cengiz Ünder önce Roma’ya, ardından Leicester Ctiy’ye gitmesine rağmen sporu çok yönlü olarak icra etmeye devam ediyor. Futboldan arta kalan zamanlarında favori aktivitesi masa tenisi. Fırsat buldukça basketbol ve voleybol da oynayan Kahveci, iyi de bir yüzücü. Bu durumu, “Ben sporcu olmak için doğmuşum.” diye açıklıyor.

KAHVECİ İÇİN KAHVE DAVETİ Mİ?

Avrupa özlemi dinmeyen İrfan Can, Başakşehir’in şampiyon olduğu günün ertesinde Başkan Göksel Gümüşdağ’dan Avrupa’ya transferi konusunda söz almıştı. Lakin Başakşehir, Avrupa’dan beklenen teklifin gelmemesi nedeniyle evde kalan genç yeteneğini ağırlığınca para almadan bırakmaya niyetli görünmüyor.

Galatasaray’ın teamüllere aykırı bir şekilde İrfan Can Kahveci’ye talip olduğunu açıklaması üzerine Başakşehir Kulübü, sosyal medya hesabından ilginç bir cevap verdi. “Yıldız evi, naz evi” dercesine İrfan Can’ın ‘Kahveci’ soyadını ima ederek kahve fincanı paylaşması, kafalarda soru işaretlerine yol açtı.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

dSındırgı’dan Premier Lig’e bir manevi evlat: Cengiz Ünder

dBaşakşehir’in hayallerini Sörloth bitirdi

 

Bakalım, İrfan Can’ın bundan sonraki yolu nereye düşecek? Nereye düşerse düşsün, alacak olan kulübün, onun yeteneğini nasıl skora dönüştürebileceği üzerine kafa yorması gerekiyor.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram