Yeni keşfedilen fotoğraflar Gazze’nin bilinmeyen yüzünü gösteriyor

Gazze'de 1967 savaşı öncesine ait fotoğraflar ortaya çıktı. Fotoğraf sanatçısı Kegham Djeghalian'ın Mısır'daki evinde bulunan fotoğraflar, savaş öncesi Gazze’nin tamamen farklı bir kültürel kimliğe sahip olduğunu ortaya koyuyor. Djeghalian'a ait fotoğraflar Mısır'da sergileniyor.

ZAFER CAĞRI 30 Mayıs 2021 FOTOĞRAF

Gazze’de ilk fotoğraf stüdyosunu 1940’lı yıllarda açan fotoğrafçı Kegham Djeghalian’ın fotoğrafları, şehirde savaş öncesi yaşama dair az bilinen detayları gösteriyor. Vice Arabia adlı internet sitesinde yayımlanan habere göre, yeni keşfedilen fotoğraflar Gazze’nin az bilinen yönlerini ortaya çıkardı.

1940’larda, soykırım sırasında Ermenistan’dan kaçan fotoğrafçı Kegham Djeghalian, o zamanlar Akdeniz kıyısındaki bir Filistin şehri olan Gazze’ye taşındı. 80 yıl ve sayısız savaştan sonra Gazze ve çevresi yeryüzünün en yaşanmaz yerleri arasına girdi. Kegham Djeghalian’ın o dönem kamerasına yansıyan fotoğraflar ise savaş öncesi Gazze’nin tamamen farklı bir kültürel kimliğe ve hisse sahip olduğunu ortaya koyuyor. Fotoğraflar, Djeghalian’ın torunu Kegham Djeghalian Jr. tarafından dedesinin Mısır’daki evinde bulundu.

ÖLÜMÜNDEN 40 YIL SONRA MISIR’DA SERGİLENMEYE BAŞLANDI

Vice Arabia’nın haberine göre, Kegham Djeghalian’ın Gazze’de savaş öncesine ait çekilen fotoğraflar Mısır’da sergilenmeye başlandı. Fotoğraflar, 1940’lardan 1970’lere kadar Gazze’de yaşayanların nispeten kaygısız yaşamlarının nadir bir görüntüsünü sunuyor. Bu nadir fotoğraflar, ünlü fotoğrafçının ölümünden 40 yıl sonra, 1967 Altı Gün Savaşı sırasında Djeghalian ailesinin bir kısmının kaçtığı Kahire’deki Access Art Space’te sergileniyor.

“OSMANLI’DAN KAÇTIK”

Vice Arabia’ya konuşan Kegham Djeghalian Jr., ‘’Dedenizin fotoğrafları gerçekten unuttuğunu mu düşünüyorsunuz? Yoksa onlardan kaçınıyor muydu?’’ sorusuna, ‘’ Sanırım biraz travma var. Ailem genellikle bu tür anılardan kaçınır. Babam için hiç kolay olmadı.’’ şeklinde cevap verdi. Djeghalian Jr., atalarının Osmanlı’dan kaçtığını söyleyerek, ‘’ Dedemin kendisi de soykırımdan kurtulmuştu. Aile hikâyelerine göre, dedesi kız kılığında Ermenistan’dan kaçtı. Gençliğinde Kudüs’te başka bir Ermeni fotoğrafçı tarafından eğitildikten sonra bir stüdyo açmak için Gazze’ye taşındı. Nakba’yı [veya “felaket” i, Filistin nüfusunun 700.000’den fazlasının 1948 Filistin Savaşı’ndan sonra göçünü], Altı Gün Savaşını, mülteci kamplarını ve Gazze halkının yaşadığı tüm trajedileri belgeledi.’’ dedi.

“BÜYÜKBABAM ÇOCUKLARINI ARAP OKULLARINA KAYDETTİRDİ”

Torun Djeghalian Jr, ‘’Bu görüntülerden büyükbabanız hakkında ne öğrendiniz?’’ sorusuna, ‘’ Bu fotoğraflar benim için cevapladıklarından daha fazla soru soruyor. Onlara bakıyorum ve neden bir Ermeni göçmenin Kudüs’e değil de Gazze’ye yerleşmeye karar verdiğini merak ediyorum. Çok az Arapça konuşan bir adamın insanlardan nasıl bu kadar yüksek düzeyde güven ve sevgi kazandığını merak ediyorum.

Büyükbabam çocuklarını İslam dinini ve Kuran’ı da öğrendikleri Arap okullarına kaydettirdi. Hristiyan olmasına rağmen bununla asla bir sorunu olmadı. Hatta oğlu doğduğunda İslami Akikah geleneğini (hayvan kurban etme) izledi. Dedem Gazze’yi ve halkını sevdi ve ona aitti. Yaşamlarının ayrıntılarını hem stüdyosu içinde hem de dışında belgeledi.’’ cevabını veriyor.