Yargıtay: Kozmik Oda’daki devlet sırlarını savcı değil MİT deşifre etti

Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı’nda operasyon düzenlediği için ‘Devlet sırlarını’ ifşa etmekle suçlanan savcı Mustafa Bilgili’nin yargılandığı davaya bakan Yargıtay 16.

KRONOS 27 Haziran 2019 GÜNDEM

Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı’nda operasyon düzenlediği için ‘Devlet sırlarını’ ifşa etmekle suçlanan savcı Mustafa Bilgili’nin yargılandığı davaya bakan Yargıtay 16. Ceza Dairesi’  ‘Kozmik Oda’daki bilgileri savcının değil MİT’in deşifre ettiğini ortaya çıkardı.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 220 sayfalık kararında Kozmik Oda’dan dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’in emriyle Savcı Mustafa Bilgili’ye teslim edilmesinden çok önce MİT tarafından TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu’na gönderildiği ve komisyondaki milletvekilleri tarafından resimleri çekilip, internette ve yazılı basında yayımlanmak suretiyle deşifre olduğunu ortaya çıktı.

Odatv’de yer alan habere göre gerekçeli kararda ayrıca Bilgili ile diğer sanıkların Kozmik Oda’da yer alan “Siyasi ve askeri casusluk amacıyla” temin ettiklerine dair delil bulunamadığının altı çizildi.

Kararda şu ifadeler yer aldı:

“Temin edilen belge ve bilgilerin, ‘Çok gizli’ gizlilik dereceli tasnifli yedek personel isimlerinin yer aldığı, Seferberlik Tetkik Kurul Başkanlığının işleyişi, teşkilatı ve çalışmalarını ortaya çıkarabilecek nitelikte olduğu, hiçbir güncel bilgi içermese dahi düşman ülkeye savaş hazırlıklarımızı, savaş etkinliğimizi, askeri harekât planlarımızı ve çalışma prensiplerimizi ortaya koyabilecek nitelikte bilgiler içerdiği, Yönergelerin sistemin tüm işleyişi hakkında bilgi verdiği, diğer belgelerde ve defterde ise yedek personel isimlerinin yer aldığı, belgelerin büyük çoğunluğunun başlangıcından itibaren ‘devlet sırrı’ olduğu ve bu özelliğini halen koruduğu anlaşılmaktadır. Esasen, ‘İzinsiz olarak açıklandığında milletimize, müttefiklerimize hayati bakımdan son derece büyük zararlar verecek olan, güvenlik bakımından olağanüstü önemli olan evrak…’ mahiyetinde olan ve Harp Planları, Özel Harekât Planları ve ayrıntıları, gelecekte harekâtta kullanılabilecek bazı özel teknik ve yöntemler ile bu nitelikteki teknik ve yöntemlerin uygulanması amacıyla kurulan birliklerin kuruluşları, yerleri vb. belgeler kapsamında kaldığı anlaşılan suç konusu bilgi ve belgelerin, Devletin dış ilişkilerine, milli savunmasına ve milli güvenliğine zarar verebilecek, dış ilişkilerinde tehlike yaratabilecek, yabancı bir devlete geniş yararlar temin edecek nitelikteki bilgiler cümlesinden olarak Devlet sırrı kabul edilmesinde zaruret vardır. Bir kısmının sonradan bu vasfını kaybetmesi, temin edilen diğer bilgi ve belgelerin suç tarihi itibariyle ceza normunun himayesine mazhar olma özelliğine zeval getirmez. El konulan bilgi ve belgenin ve özellikle dijital materyaller üzerinde yapılan incelemenin kapsamı gibi olgular itibariyle FETÖ/PDY üyesi olduğu anlaşılan sanıkların tamamen örgütsel saikle hareket ederek, adli yetki, mekanizma ve kurumları suç konusu bilgi ve belgeleri temin etme amacıyla suistimal ettiği açıktır. Açılan davada sanıkların eylemlerinin, devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri casusluk amacıyla açıklamak suçunu oluşturduğu iddia edilmiştir. Somut olayda sanıkların niteliği itibariyle devlet sırrı mahiyetindeki bilgileri temin ettikleri sabittir. Ancak davaya konu olayda, dosya kapsamı ve özellikle 20 Ocak 2016 tarihli inceleme, analiz ve değerlendirme raporunda yer alan tespitler ile Genelkurmay Başkanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı’ndan gelen ve bahse konu bilgilerin sair devlet veya örgüte sızdırıldığına dair somut delil ya da olgu tespit edilemediğine ilişkin cevabi yazılar dikkate alındığında, ‘siyasal ya da askeri casusluk maksadıyla’ hareket edildiği ispat edilebilmiş değildir. Bu nedenlerle sanıkların, devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek suçundan cezalandırılmaları gerekmiştir.”

 

Takip Et Google Haberler
Bizi Instagram'dan takip edin Instagram