Yarasalar koronavirüs salgınından ne kadar sorumlu?

Bilim insanları, bir türü ya da diğerini suçlamak yerine doğa ile ilişkiyi gözden geçirmek gerektiğini söylüyor ve yarasaların sağlıklı bir ekosistem ve insan hayatı için vazgeçilmez olduklarını kaydediyor.

KRONOS 15 Ekim 2020 DÜNYA

Yarasalarda insanları enfekte eden virüslerin sayısı, diğer hayvanlardaki insanlara bulaşabilen virüslerin sayısı ile benzer.

Mart ayından beri tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüsün “yarasa çorbası” içen birinden bulaşarak yayıldığı iddia ediliyor. Yeni tip koronavirüsün (Covid-19) henüz kesin kaynağı bulunamadı ancak bilim insanları, insanlara bir hayvan aracılığıyla bulaştığını düşünüyor. Yarasa ise bu ihtimallerin başında geliyor.

Covid-19’un yayılmaya başlamasından bu yana Peru, Hindistan, Avustralya ve Çin’de yarasaların öldürüldüğüne ilişkin haberler artıyor.

Bilim insanları ise bu duruma karşı çıkıyor ve bu saldırıların yarasa türlerinin tehlikeye girmesine hatta hastalığın daha da yayılmasına sebep olabileceği uyarısında bulunuyor.

“İNSANLAR BU HAYVANLARIN YAŞAM ALANINA SALDIRDI”

Glasgow Üniversitesi’nden araştırmacı David Robertson, insanlardan hayvanlara bulaşan hastalıkların yayılımı için tahakkümü işaret ediyor ve insanların bu hayvanların yaşam alanına saldırdığına dikkat çekiyor.

Robertson’a göre, insanlar hayvanların yaşam alanlarına yüzyıllardır saldırıyor ve yarasaların şeytanlaştırılmasının “korkunç sonuçları olacağını” söylüyor.

Robertson, koronavirüsün öncü virüslerinin yarasalarda muhtemelen on yıllardır var olduğunu belirtiyor.


Bu haber de ilginizi çekebilir: 

d Koronavirüs ile mevsimsel grip arasındaki önemli farklar neler?

d Yaşlıların grip aşısı olma oranı AB’de yüzde 41; Türkiye’de yüzde 7.

 

COVİD-19 İLE AYNI AİLEDEN  SARS VİRÜSÜ

Araştırmacı Mathieu Bourgarel ise Zimbabve Üniversitesi’nden meslektaşlarıyla birlikte, örnek toplamak için yarasaların olduğu mağaraları ziyaret ederek, Fransız araştırma enstitüsü CIRAD için virüsleri incelemeye başladı.

Yarasalardan kaynaklanan virüsleri ayrıştıran ve genetik dizilimini çıkaran bilim insanları, farklı koronavirüsleri keşfettiler.  Bunlardan bir tanesi Sars. Sars virüsünün Covis-19 ile aynı aileden olduğu belirtiliyor.

Bu araştırma, yarasaların taşıdığı virüslerin genetik yapısını ve çeşitlerini inceleyen dünya çapında yürütülen çalışmaların bir parçası. Araştırma aynı zamanda insanların hasta olması halinde hemen müdahale edebilmenin yollarını arıyor.

SORUNUN KÖKENİ İNSANIN GİDEREK ARTAN ETKİLEŞİMİ

BBC Türkçe’de yer alan habere göre, Zimbabve Üniversitesi’nden Dr. Elizabeth Gori ise, “Yerel halk, tarım arazilerinde gübre olarak kullanabilmek için dışkılarını toplama amacıyla bu yarasaların yaşam alanlarını sık sık ziyaret ediyor. İnsanlara bulaşabilir, bu nedenle bu yarasaların taşıdığı patojenleri bulmak hayati” açıklamasını yapıyor.

Ancak Groi uyarıyor: “Bu, yarasaların suçlanması gerektiği anlamına gelmiyor, sorunun kökeninde bizim bu hayvanlarla giderek artan etkileşimimiz yatıyor.”

Bilim insanları pek çok salgının insanların doğayı tahrip etmesiyle ilişkili olduğunun altını çiziyor.

Mathieu Bourgarel ,Zimbabve Üniversitesi’nden meslektaşlarıyla birlikte yarasaların olduğu mağaralarda virüsleri incelemeye başladı.

İNSAN DOĞAYI TAHRİP EDİYOR, SALGINLAR ARTIYOR

Bilim insanlarına göre, büyükbaş hayvan beslemek, yollar ve evler inşa etmek için ormanlar ya da çayırlar yakıldığında vahşi hayvanların, insanlar ve çiftlik hayvanları ile temas ihtimalleri artıyor. Bu da virüsler için fırsat sağlıyor.

Porto Üniversitesi’nden Ricardo Rocha, “Yarasaların, diğer memeli hayvanlar gibi, tehlikeli hastalıklara karşı gerçek bir risk taşıdıkları reddedilemez” diyor ancak diğer hayvanlardaki virüslere de dikkat çekiyor.

Rocha, bir türü ya da diğerini suçlamak yerine doğa ile ilişkiyi gözden geçirmek gerektiğini söylüyor ve yarasaların sağlıklı bir ekosistem ve insan hayatı için vazgeçilmez olduklarını kaydediyor.

YARASADAKİ VİRÜSLER EVCİL HAYVANLARDAKİ GİBİ 

Yarasa türlerindeki insanları enfekte eden virüslerin sayısı, kuşlar, kemirgenler ya da evcil hayvanlar gibi diğer hayvanlardaki insanlara bulaşabilen virüslerin sayısı ile benzerlik gösteriyor.

Bilim insanlar yeni ortaya çıkan her dört bulaşıcı hastalıktan üçünün insanlara hayvanlardan bulaştığını düşünüyor.

Bu konudaki uyarı, 2002 yılında Çin’de Sars virüsü ortaya çıktığında ve dünya çapında 800 kişinin ölümüne yol açtığında yapılmıştı.

BİTKİLER DÖLLENME İÇİN İHTİYAÇ DUYUYOR

Yarasalar, tarım ürünlerine üşüşen böcekleri kontrol altına almakla kalmıyor. Tropik bölgelerdeki kakao ve vanilya gibi bitkiler, döllenme için yarasalara ihtiyaç duyuyor.

Aynı zamanda yağmur ormanlarındaki ağaçların tohumlarını etrafa yayıyorlar. Bu durum iklim değişikliği ile mücadeleye yardımcı oluyor.

 

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram