Wushu: Bir ‘aile sporu’nun önlenemez yükselişi

Tüm skandallar, tuhaf açıklamalara rağmen Wushu ailesi neden “büyük” gazetelerin spor sayfalarında ya da televizyonlarda bir türlü yer almıyor. Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Rıdvan Duran ve RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin'le bir ilgisi olabilir mi?

HİCRAN AYGÜN 31 Ocak 2021 KULİS

80’li yıllarda çocuk olanlar bilir. Benim oturduğum semtte de her semt ve ilçede olduğu gibi karate ve judoya gitmek modaydı. Hatta o kavgalı, dövüşlü kurslara gitmeyenlere “yazık” gözüyle bakılırdı. Düzenli kurslara giden çocuklar, kuşak renkleri ilerledikçe “hayt huyt” diye mahallede dolaşır, herkes kendisini Bruce Lee sanırdı. Hevesi geçmeyip siyah kuşağa hatta dan’lara yolculuk yapanlar, üzerlerine basa basa söyledikleri “döğüş sanatlarının” bir felsefesi olduğuna inanır ve uzun uzun anlatırdı. Dedim ya 80’li yılların orta hatta sonlarına doğru karate ve judo çok modaydı. 1990’lara gelindiğinde aikido isminde başka bir “döğüş sanatı” ortaya çıkmıştı ki çocukluğunu 80’lerde bırakanlar ve o yıllarda karate ve judoya gitmeyen yetişkinler kurs kurs dolaşıp “entelektüel birikimini” aikido “felsefesiyle” birleştirip zihnini açmaya başlamıştı! Hoş, bir süre sonra onlar da bıraktı.

İLK SKANDAL DEĞİL

Sonraları tuhaf bir şey oldu. Bu her birinin “felsefesi” olan döğüş sanatlarına, ismini bile telaffuz edemediğimiz yenileri eklendi. Ülke olarak bizi nerede, nasıl ve ne zaman temsil ettiğini bilmediğimiz bu Uzak Asya sporlarının (belki birçoğundan Uzak Asyalılar’ın bile haberi yoktur) takımları, kulüpleri, rakipleri hatta federasyonları bile olmaya başladı. Bunlardan biri de takdir edersiniz ki uzun süredir spor camiasının gündeminde sadece skandallarıyla yer alan Wushu sporu ve bazı temsilcileri… Daha önce Alevi olduğu için sporcusuna eziyet eden ve art arda çıkan haberlerin arkasına gizlenerek doğru dürüst açıklama bile yapamayan söz konusu “sporun” temsilcileri bu kez de “kendin çal kendin oyna” denilebilecek başka bir skandala imza attı.

DÜNYA SİNONİZMİNE HİZMET…

Federasyonun başkanvekilinin kızı, bir maçta hem sporcu, hem hakem, hem de şampiyon olarak yer aldı. Aslında söz konusu “sporcu”nun bulunduğu çevre tarafından bu tip durumlar olağan… Hatta o kadar olağan ki bu tip durumlarda kullanılan bir metinde boşlukları doldurarak Wushu Federasyonu falan gibi bir imza koyup “basın açıklamasını” piyasaya sürdüler. Ne diyor açıklamada şöyle bir göz atalım: Wushu bir aile sporudur. (Ki skandaldan sonra hiç şüphe yok) Türkiye’de ve dünyada belli bir güruhun, örgütlü olarak, kendilerine meslek edindikleri yalan, iftira, yapıştırma, karalama, yalanları birbirine yapıştırıp yalan kurguları ve senaryoları üretme son zamanların modası, alışkanlığı halini almış ve bir sektör olarak karşımızdadır. Bu pervasız örgütler bir menfaat yumağı olarak da holdingleşmişlerdir. Gasp, şantaj, zimmet, dolandırıcılıktan sicili bulunan daha da vahimi aynı zamanda vatan satan, hain örgütün gönüllü militanı bu müptezeller, çeşitli farklı, siyasi, içtimai cenahların muzırlıkta birleştikleri global bir çetedirler. Amaçları meşru seçilmiş iktidarları gayrimeşru yöntemlerle, darbelerle devirip, kendi menfaat imparatorluklarını Dünya Siyonizm’iyle işbirliği yaparak kurmaktır. ‘Sizin maksadınızı ve amacınızı biliyoruz. Derdiniz başörtüsü!’ Bla bla bla… İşte skandal ortaya çıktıktan hemen sonra yapılan basın açıklaması… Ne dediniz başkan efendi anlaşılmadı. Ne siyonizmi, ne örgütü, ne türbanı, ne darbesi…

NECMETTİN ERBAKAN AKYÜZ’DEN İTİRAF

Söz konusu “sporun” federasyonundaki skandal bununla da bitmedi elbet. “Siyonizm, darbeciler, türban karşıtları” elbette boş durmadı! Kısa bir süre sonra bir skandal için daha zemin hazırladı. Akyüz Ailesi’nin medar-ı iftiharı Elif Akyüz’ün 2012’de Ankara’da düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda kazandığı altın madalyayla ilgili yeni bir iddia ortaya atıldı. Bir kanalın söz konusu sporcuların müsabakalarından yola çıkarak yaptığı analize göre Elif Akyüz, şampiyonada rakiplerine oranla teknik ve fiziksel olarak yetersizdi ve aldığı puanları hak etmiyordu. Ancak “dış minnaklar” durur mu? Arkasından bir iddia daha ortaya attı ki yenilir yutulur cinsten değildi. Elif’in babası yani Türkiye Wushu Federasyonu Başkanvekili Abdurrahman Akyüz, kızının şampiyon olabilmesi için hakemlere 7 Rolex marka saat ve bir miktar para verdi… Görmedik, iddiaların yalancısıyız… Siyonistler bu kez Abdurrahman efendinin oğlu Necmettin Erbakan’la işbirliği yaptı. (Yanlış okumadınız… Abdurrahman Akyüz aynı zamanda bir dönem Necmettin Erbakan’ın korumalığını yapan Sakarya Grubu olarak bilinen topluluğun içinde yer aldı) Oğul Necmettin Erbakan, bir müsabakadan sonra sosyal medya üzerinden açıklama yapıp “ablasının kendisine puan verdiğini” açıkladı. Çocuk işte…


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

dWushu sporcusu Elif Akyüz haberlerine erişim yasağı

dWushu skandalında yeni perde: Başkanın eşinin yeğeni 1’inci yapıldı

dRTÜK Başkanı Şahin, Wushu Federasyonu’nun da asbaşkanı çıktı

 

SKANDAL LİSTESİ UZAYIP GİDİYOR

Daha neler neler… Aslen Sakaryalı olan ailenin sözkonusu ilde düzenlenen yarışmalarda bu kez anne Fatma Akyüz’ün hem başhakem hem birinci olması mı dersiniz, federasyonun bütçesinin 5 kat artırılmasına rağmen hala bu sporu yapmak isteyen çocuklardan aylık alınması mı dersiniz, “Derdiniz başörtüsü! Biz başörtülü insanı dünya şampiyonu yaptık ve dünya karşımıza geçti” diyen Abdurrahman efendinin 2009’da wushu yapan kadın sporculara başörtüsü takmasını yasaklaması mı dersiniz, yoksa tüm bu açıklamalarına erişimleri kaldırtması mı… Liste böyle uzayıp gidiyor.

ASBAŞKANLAR RTÜK VE BİK’TEN

Aynı “Kazanmak için sabaha kadar dua ettim” diyen madalyalı sporcuların aslında doping şampiyonu olduğunun ortaya çıkması gibi Abdurrahman Akyüz’ün de “Özrüm kabahatimden büyük, böyle deli saçması laflar edeyim de daha fazla üzerime gelinmesin” açıklamaları, skandalların üzerini örtme çabası vs… Peki gelelim en can alıcı noktaya… Tüm bu skandallar, bu tuhaf açıklamalar neden “büyük” gazetelerin spor sayfalarında bir türlü kendisine yer bulamıyor. Nedeni tek başına federasyonun ya da Akyüzler’in iktidara yakınlığı değil. Abdurrahman Akyüz isimli şahısın hemşehrisi başkanvekilliğini yürüttüğü federasyonun uönetim kulu üyeleri arasında Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Rıdvan Duran ve RTÜK Başkanı olan Ebubekir Şahin de var…  Şimdi anlaşıldı mı neden skandallar sadece birkaç muhalif gazetede yer bulabiliyor.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram