Gazeteci-yazar Murat Yetkin, koronavirüs salgınına ilişkin Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Sinan Adıyaman ile konuştu. Yetkin, Adıyaman’ın “Türkiye’de koronavirüs testleri gerçek hasta sayısını göstermiyor, salgının gerçek boyutlarını ölçemiyor. Hastalıkla daha etkin mücadele için bizce önemli olan sadece “test pozitif” sayısı değil, gerçek hasta sayısıdır. Cumhurbaşkanı ve Sağlık Bakanı’nın açıkladığı Kovid-19 hastaları arasında farkın kaynağını saptadık. Gördüğümüz, ne yazık ki Bilim Kurulu’nun belirlediği algoritmaya, rehbere de uygun davranılmadığıdır” dediğini aktardı.

Yetkin Report’ta yayımlanan habere göre, TTB Başkanı Adıyaman Cumhurbaşkanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan koronavirüs verileri arasındaki farka dikkati çekerken, “Türkiye’de koronavirüs testleri gerçek hasta sayısını göstermiyor, salgının gerçek boyutlarını ölçemiyor. Hastalıkla daha etkin mücadele için bizce önemli olan sadece ‘test pozitif’ sayısı değil, gerçek hasta sayısıdır” ifadesini kullandı.

Adıyaman’ın Yetkin’in sorularına verdiği yanıtlardan satır başları şöyle:

Koronavirüs hasta sayısı 25 Mart’ta Sağlık Bakanı tarafından 2 bin 433, Cumhurbaşkanı tarafından ise 8 bin 554 olarak açıkladı. CHP’li Gürsel Tekin ikisinin elinde farklı veriler olup olmadığını sordu. Sizce bu fark nereden kaynaklanıyor? Sizin rakamlarınız ne yönde?

Adıyaman: Biz rakam açıklamıyoruz. Sağlık Bakanlığı her gün açıklıyor. Ancak dünkü (25 Mart) farklılığın nereden kaynaklandığını 65 Tabip Odamızdan gelen bilgileri de karşılaştırarak saptadık. Koca’nın açıkladığı sayı, test yapılıp “pozitif” çıkan ve tedaviye alınan hasta sayısını gösteriyor. Erdoğan’ın açıkladığı sayı ise, buna ek olarak, test yapılmadığı halde klinik ve radyolojik bulgularla kovid-19 tanısı koyup hastanelerde tedaviye alınanların toplam sayısı.

Bu durumda gerçek hasta sayısını Cumhurbaşkanı açıkladı diyebilir miyiz?

Adıyaman: Koronavirüs tanısıyla tedaviye alınan hastaların gerçek sayısını Erdoğan açıkladı diyebiliriz. Ancak aradaki farka dikkatinizi çekmek isterim. Bakana göre test pozitif çıkan hasta sayısı 2 bin 433, Cumhurbaşkanına göre test pozitif çıksın, ya da çıkmasın gerçek hasta sayısı 8 bin 455. Aradaki fark 6 bin 121 hasta; Bakanın açıkladığı sayının iki katından fazla fark var. Bu da bizim şunu söylememize imkân veriyor: Türkiye’de koronavirüs testleri gerçek hasta sayısını göstermiyor, salgının gerçek boyutlarını ölçemiyor. Hastalıkla daha etkin mücadele için bizce önemli olan sadece “test pozitif” sayısı değil, gerçek hasta sayısıdır.

Sizce gerçek hasta sayısı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığından da mı yüksek?

Adıyaman: Şöyle anlatmaya çalışayım. Sayın bakanın ifadesine göre, 24 Mart’ta 3 bin 952 test yapılmış ve 343 vaka saptanmış. 25 Mart’ta ise test sayısı 5 bin 35’e çıkmış, hasta sayısı da 561 olarak belirlenmiş. Yani test yaptıkça daha çok hasta buluyoruz, test yapmadan bulamazsın. Dünya Sağlık Örgütü Başkanı o yüzden “Üç talebim var; test, test, test” diyor.

Az önce testler gerçek hasta sayısını göstermiyor dediniz. Sağlık Bakanı “80 milyona test yapılamaz, dünyada da böyle bir uygulama yok” diyor.

Adıyaman: Biz 80 milyona test yapılsın demiyoruz ki… Hiçbir ülkenin bunu yapacak hali yok. Biz hastalıkla mücadelenin tek yöntemi test de demiyoruz. Nitekim elimize yeni gelen bilgiler de gösteriyor ki örneğin hastalığın çıktığı Çin’de iyileşen hastaların yüzde 38’ine test yapılmadığı halde klinik ve radyolojik bulgularla tanı konmuş, tedavilerine başlanmış. Bizim söylediğimiz, şüpheli görülen herkese test yapılması gereğidir. Bunu Bilim Kurulu da böyle söylüyor ancak gördüğümüz, ne yazık ki Bilim Kurulu’nun belirlediği algoritmaya, rehbere de uygun davranılmadığıdır.

Sizin bu çerçevede talebiniz nedir?

Adıyaman: Şeffaflık. Çünkü birincisi, bilgiler toplumla açıklıkla paylaşılmalı ki toplum neyle karşı karşıya olduğunu daha iyi anlayıp daha ciddiye alsın. İkincisi de sadece “test pozitif” çıkan hastalara değil, tanı konup tedaviye alınan bütün hastalara izolasyon, yalıtma önlemleri alınsın, temasta oldukları saptansın, böylece yayılmanın hızı yavaşlatılsın.”