Timofeyeviç Kalaşnikof’un Kalaşnikof’u

Mihail Kalaşnikof, 50 yıl boyunca çevresindekiler tarafından fabrika mühendisi olarak tanındı fakat hayatı "gizli" bir unvan altında geçti. Kalaşnikof tasarımcısının ilk adımlarını kanıtlayan belgelerin gizliliği ancak 2004 yılında kaldırıldı.

ALİN OZİNİAN 09 Ağustos 2020 YAZARLAR

Geçen hafta “Trump’ın tesisine Kalaşnikof’la giren 3 çocuk tutuklandı” başlığı ile verilen bir haber bana üniversite yıllarında hayatını okuduğum Sovyet Generali Mihail Timofeyeviç Kalaşnikof’un sözlerini anımsattı.

“Aslında ben bir köylü çocuğuyum, tarım makinesi icat etmek isterdim, fakat ülkem Nazi işgali altındaydı…” demişti yıllar sonra Kalaşnikof.

Kalaşnikof saldırı tüfeğinin teknik adı “AK- 47 – Avtomat Kalashnikova model 1947” mucidi ise silaha adını veren Mihail Timofeyeviç Kalaşnikof.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Mar-a-Lago’da bulunan malikanesine Kalaşnikof tüfek ile giren 15 yaşındaki 3 çocuk önce gözaltına alındı daha sonra tutuklandı… 15 yaşında, 3 çocuk…

Kalaşnikoflar, bugün dünyanın 12 ülkesinde resmi ve birçok ülkede ise yasadışı olarak üretiliyor. Birçok ordunun vazgeçilmezi olan otomatik tüfek kimi devrimci gerilla ve terör örgütlerince de kullanılıyor. AK-47, dayanıklılığı, ucuzluğu ve kolay kullanılabilirliği dolayısıyla hala en fazla tercih edilen tüfekler arasında en ön sırada geliyor. Rusya, dünyada 100 bin adet Kalaşnikof olduğu belirtiyor.

Başlarda özellikle Varşova Paktı üyesi ülkelerin ordularında yaygın olan Kalaşnikof, bugün silahlı örgütlerin temel silah gücü olarak kullanılıyor. Tutukluk yapma, çalışamama gibi sorunları en aza indirmiş, karmaşık olmayan mekanizmaya sahip, üretimi kolay ve dayanıklı bu tüfek, kar, yağmur, çamur demeden “işini yapıyor”!

Rusların kısaca “Kalaş” dedikleri tüfeğin ismi Afrika’da bir erkek ismi. Kalaşnikof’un icadı olan otomatik tüfek birçok ülkenin bayrağına bile girdi. Mozambik’in bayrağında, Dogu Timor’un ve Zimbabve’nin armasında hala yer alan tüfek, 1997’ye kadar Burkina Faso’nun da bayrağındaydı.

AK-47 Vietnam Savaşı’nın da sembollerinden biri haline geldi. Afganistan’daki savaş, Kalaşnikof’un dünya çapında yayılmasını hızlandırdı. Sade tasarımı ve güvenilirliğinden dolayı Kalaşnikof kadar taklit edilen başka bir otomatik silah olmadı, ama türevlerinden hiçbiri Kalaşnikof olamadı. Körfez Savaşı’nda ABD askerleri kendi M16’larını bırakıp Irak askerlerinin AK-47’lerini toplamaları, bunu bir kez daha kanıtladı.

Peki bu dünyaca ünlü, Guinness Rekorlar Kitabı’nda en popüler silah olarak listelenen otomatik tüfek nasıl yaratıldı?

1919’da Altay Kray’daki Kuriya köyünde doğan Kalaşnikof, 8 çocuklu bir ailenin 6 oğlundan biriydi. Çocukluğundan beri bir şeyleri icat etmek hevesinde olan Kalaşnikof dünyanda en çok kullanılacak bu otomatik silahı icat edeceğini tahmin etmemişti hatta böyle bir hayali da yoktu.

1938 yılında SSCB Kızıl Ordu’suna katılan Kalaşnikof, II. Dünya Savaşı Bryanks Savunması sırasında kullandığı T-34 tankın Alman havan topu isabet etmesi sonucu ağır zarar görmesi ile yararlanır ve hastaneye kaldırılır. 6 ay kadar tedavi gördüğü hastanede, yaralanan Sovyet askerlerini görür, Kızıl ordunun yeni ve güçlü bir tüfek tasarımına ihtiyacı olduğunu bu süreçte , revirde idrak eder. O dönem, Sovyet ordusunun elindeki silahlar Alman silahlarından geridir.

Almanların MP-44 adındaki “Sturmgaber” yani “Fırtına getireni” Kalaşnikof’u cezbeder, “bizim daha iyisini yapmamız gerekli” diye düşünür. 22 yaşında üzerinde çalıştığı ilk “makineli tabanca” Dzerşinski Akademisi tarafından tasarımı çok karmaşık bulunarak reddedilince, makineli tüfeğe yönelir. 1942 yılından itibaren Kalaşnikof, ordu bünyesindeki araştırma merkezlerinde silah tasarımı üzerinde çalışmaya başlar.

1945’de Savunma Bakanlığı’nın açtığı yarışmaya üzerinde 5 yıldır çalıştığı “avtomat” ile katılır. Bu kez olur, 27 yaşında SSCB Ordusunun göz bebeği olacak silahı yaratır Kalaşnikof. 1948’de “avtomat” Kızıl Ordu’nun ana piyade tüfeği seçilir. Kalaşnikof, 150.000 Ruble ödülü Stalin’den teslim aldı.

Sovyet ordusu yeni silahı 1949’de kullanmaya başlar. 20 Mayıs 1949’da bin 500 adet AK-47 deneme amacıyla Kızıl Ordu’ya teslim edildi.

AK-47, 1949’da SSCB’de kabul edilse de, ilk kitlesel kullanımı ancak 11 Kasım 1956’da Macaristan’daki ayaklanmanın bastırılması sırasında gerçekleşti. Fakat bundan önce, AK-47,
ilk olarak 1954 Sovyet filmi Maxim Perpelitsa’da göründü ve o zamandan beri Sovyet, Rus filmlerinde, hatta Hollywood’un kahramanların elinde gözüktü.

Kalaşnikof’ta ustalaşmak için hesaplanan süre yalnızca 10 saat. Sovyet döneminde, öğrenciler “Güvenlik Derslerinde” bir AK-47’yi nasıl sökeceğini öğreniyorlardı. İyi not almak isteyen bir öğrenci, 18-30 saniye arasında silahı söküp tekrar monte etmesi gerekiyordu.

Timofeyeviç Kalaşnikof, bu icadı sayesinde Stalin Ödülü, üç Lenin Nişanı ve Sosyalist Emek Kahramanı ödüllerinin sahibi oldu. Silahın ilk üretimi taşıt ve silah sanayisi oldukça gelişti İjevsk şehrinde yapıldı. Tasarımcı Kalaşnikof, İjevsk’teki fabrikanın baş tasarımcısı olarak çalışamaya başladı ve burada yaklaşık 150 farklı model tasarladı. 1987’de Kalaşnikof şehrin fahri vatandaşı ilan edildi.

Mihail Kalaşnikof, 50 yıl boyunca çevresindekiler tarafından fabrika mühendisi olarak tanındı fakat hayatı “gizli” bir unvan altında geçti. Kalaşnikof tasarımcısının ilk adımlarını kanıtlayan belgelerin gizliliği ancak 2004 yılında kaldırıldı.

Kalaşnikof, 2013’de, 95 yaşında vefat ettiğinde dünyanın en ünlü silah mucitiydi. Kalaşnikof hayatı boyunca cinayet için değil savunma amaçlı silahlar icat ettiğini iddia etti. “Huzur içinde uyuyorum çünkü her zaman bu silahı bir savunma aracı olarak gördüm, savaşlarda insanların ölmesini istemedim.” demişti.

Angola’dan Vietnam’a, Cezayir’den Afganistan’a, Kafkaslar’dan Lübnan’a kadar birçok ülkede savaş alanında kullanıldı Kalaşnikof. Türkiye’de bu ülkelerden biriydi. Emniyet birimlerinin ısrarla “kaleşnikof”, Devlet Bahçeli’nin ise “kalenşikof” dediği hatta bu otomatik tüfeğin Güneydoğu Anadolu’da düğünlerde bile ortaya çıktığı “Hanım getir benim keleşimi” dediği anlatıldı…

“Amacım, yurdumun sınırlarını koruyacak bir silah üretmekti. Birçok sorunlu bölgede Kalaşnikof kullanılması benim hatam değil. Suç tasarımcıda değil, bu ülkelerde uygulanan politikalardadır.” diyen Kalaşnikof kimilerine göre bir vatanperver, kimilerine göre ise bir katil…

İnsanları insanlar öldürür, silahlar sadece araçtır diyenler olacaktır ama silah sonuçta savaşın simgesi. İçinden geçtiğimiz günlerde “Silahlara veda” çok naif bir çağrı, biliyorum. Ama silahların, savaşların, kanın, ölümlerin olmadığı bir dünya hala mümkün! Başka bir dünya her zaman mümkün!