Tam kapanmanın ve aşı krizinin perde arkası

Turhan Bozkurt ile Doğan Ertuğrul, “Eko-Politik” programında bu hafta “tam kapanma” kararının ve aşı krizinin perde arkasına dair önemli bilgiler verdi.

KRONOS 01 Mayıs 2021 VİDEO

 

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükûmeti, 29 Nisan-17 Mayıs tarihleri arasında “tam kapanma” kararı aldı. Ekonomik destek paketi olmaksızın milyonlarca kişinin gelirden mahrum kalması sebebiyle yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınında ekonomik tahribat daha da artacak.

Turhan Bozkurt ile Doğan Ertuğrul, Kronos TV’de her cumartesi Türkiye saati ile 21.00’de yayınlanan “Eko-Politik” programında bu hafta “tam kapanma” kararının ve aşı krizinin perde arkasına dair önemli bilgiler verdi.

YASAK İBARESİ OLMADAN YASAK!

AKP’nin “tam kapanma” kararı ile otoriterleşme yolunda hükûmete büyük bir imtiyaz sağladığını belirten gazeteci Doğan Ertuğrul, AKP’nin alkol yasağı ile inşâ ettiği rejimde yeni bir safhaya geçtiğini vurguladı.

İçişleri Bakanlığı’nın basın açıklaması ile idari işlem tesis ettirmeye çalıştığını belirten Ertuğrul, “Onda da bir yasak ibaresi yok. Kapanma döneminde ağır sorunlar varken içki yasağının tartışılmasının kesinlikle ve kesinlikle iktidarın asıl tartışılacak mevzulardan daha ziyade toplumu kamplaştıracak tartışmalara çekme maksadı olduğu açık. Ancak bundan ibaret görmemek lazım.” dedi.

“İSLAMİ NİTELİKLİ BİR TARTIŞMAYA DÖNÜŞTÜRMEK AKP’NİN İŞİNE GELİYOR”

İktidarın benzer düzenlemelerle bir rejim inşâ ettiğini vurgulayan Ertuğrul, “İktidar toplumu test ediyor. Sembolik değeri yüksek bir yasağı getirmeyi tartıştırıyor ve bu toplumun diğer kesimine yasaklama getiriyor. İslami nitelikli bir tartışmaya dönüştürmek iktidarın işine geldiği su götürmez bir gerçek. İktidarın inşâ ettiği rejimde yeni bir merhaleye geçtiğini gözden uzak tutmamak lazım.” diye konuştu.

“Bu yasak rejim inşâsı için bir merhale daha kazanma çabasıdır kesinlikle.” diyen Ertuğrul, “İktidarın inşâ ettiği rejimi bir ileri merhaleye götürmek için test ettiği alanlardan biri. Herhangi bir hukuki temeli olmasa da Ramazan’da alkol yasağı getirmenin gündemden uzaklaştırma gibi bir hedefi var. Ancak iktidar yeni düzenlemeler yeni yasaklarla baskıcı rejimini daha da baskıcı hâle getiriyor. Bunun laiklik ekseninde bir tartışma olarak görmemek gerekiyor. Temel hak ve özgürlükler, rejimin niteliğine dair bir tartışma olarak görmek gerekiyor.” tespitinde bulundu.

DÖVİZ KALMADIĞI İÇİN AŞI DA ALINAMIYOR

Merkez Bankası’nın net döviz rezervinin -60 milyar dolara gerilediğine işaret eden Turhan Bozkurt, döviz krizi sebebiyle Türkiye’nin aşı ithal etmekte zorlandığını kaydetti.

Döviz krizinin nasıl hissedildiğine dair örnekler veren Bozkurt şunları dile getirdi: “7 bin euro gelmiş Almanya’dan. Banka ‘Bunu size TL olarak verebiliriz’ ya da ‘Şu tarihte hazırlayabiliriz’ diyor. Belli ki bankalar da döviz talebini karşılamakta zorlanıyor. Merkez Bankası’nda 60-70 milyar dolarlık açık ortada. Bununla ilgili bir arayış yok, kaynak yok”.

“Aşı da döviz kıtlığının rolü var mı?” sorusuna cevap veren Bozkurt, “Evet var. BionTech aşısını geliştiren Uğur Şahin’in sözleri var. Şahin, “Türkiye’ye ‘birlikte üretelim’ dedik. Ancak TÜBİTAK’ın altyapısının yeterli olmadığı söylendi.” diyor. Rusya’nın Sputnik V aşısını ‘Türkiye’de üreteceğiz’ diyen kişi eğitim fakültesi mezunu, AKP’ye yakın bir isim. Herhangi bir hekimliği ya da farmakoloji uzmanlığı yok. İlaç firmasının ismi var, tesisi patenti yok.” dedi.

RUS AŞISI ÜRETİLMEYECEK, KUTULARA YERLEŞTİRİLECEK

“Sputnik V üretilecekse bile niye Abdi İbrahim ve Eczacıbaşı gibi devleri tarafından üretilmiyor? Yabancıya da satılsa ilaç üreten tesisler var, niye onlara verilmiyor?” diyen Bozkurt, “Ruslarla böyle bir aşı üretilecekse bu da AKP’ye yakın isimlere veriliyor. Üretim değil tabii bu. Bunlar paletle gelecek burada kutulara konulacak. Döviz krizinin bunda çok rolü var.” değerlendirmesinde bulundu.

Çin’den gelen aşıların ödemesinin nasıl yapıldığına da açıklık getiren Bozkurt, “Çin ile Merkez Bankası arasında bir swap (takas) anlaşması var. Onlar havuza kendi para birimleri yuanı koyuyor, biz TL koyuyoruz. O vade bitene kadar karşılıklı ödeme yapıyoruz.” bilgisini verdi.

ÇİN İLE YUAN HAVUZU KURULDU

Bozkurt şöyle devam etti: “Dolara endeksli bir tutarda iki taraf yuan ve TL koyuyor havuza. Vade bitiminde iki taraf birbirine faizi ödeyip paralarını geri alıyor. Böylece aşının da Çin’den aldığımız diğer ithal ürünlerin de bedelini yuan-TL havuzu ile şimdilik ödüyoruz.”

Hükûmetin Uygurlara yönelik soykırıma sessiz kalmasının en önemli sebebinin “yuan-TL havuzu” olduğuna işaret eden Bozkurt, “Burada hükûmet döviz bulamadığı için ona alternatif havuzlar, kanallar bulmaya çalışıyor. Çin ile bulduğu böyle bir kaynağı heba ederse bu kadarcık aşıyı da alamayacağız. İthalatta da zorlanacağız. Kasada döviz olmadığı için Çin’e de Rusya’ya da bağımlı vaziyette dış politikada.” ifadelerini kullandı.