Taliban, IŞİD ve El Kaide’yi ayıran ne?

Taliban'ın Afganistan'daki 'zaferi', El Kaide ve 'İslam Devleti' gibi öteki radikal İslami grupların da tekrar hatırlanmasına yol açtı. Bu üç yapı arasında ortak yönler var mı? Onları birleştiren ve ayıran ne?

EMİR KORKMAZ 22 Ağustos 2021 DÜNYA

Taliban, El Kaide ve kendilerini “İslam Devleti” olarak tanımlayan IŞİD’in ortak bir paydaları var: Demokratik batılı değerleri temelden reddetmeleri. Üçü de kadınların ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğu bir düzeni reddediyorlar. Bir parlamentonun meydana gelmesini ve seçimleri kabul etmiyorlar. Üç yapının da anlayışına göre siyasi eylemlerin, sosyal hayatın ve ekonomik faaliyetin yegane temeli dini değerlere göre düzenlenmelidir. Onlara göre İslam toplumları, Batı’nın entrikalarının ve baskısının kurbanı, bu nedenle İslam ülkelerinde Batı etkisine karşı mücadele dini bir görevdir.

FARKLI SAVAŞ BÖLGELERİ

Oluşumları ve mücadele alanları açısından üç terör örgütü arasında açık farklar da var.

Taliban, Afganistan ve Pakistan’daki sınır bölgeleriyle sınırlıdır. İlk olarak 1984’te ortaya çıkan hareketin kökleri Afganistan’ın güneyindeki Kandahar eyaletindeki medrese talebelerine dayanmaktadır. Taliban adı da zaten, buradan geliyor. Hindistan’ın Diyobend şehrindeki Darul Ulum medresesinde temelleri atılan Doebandi hareketini temel alır. En bilinen yönü Batı karşıtı öğretiye karşı sert tutumlarıdır.

BİR ANDA TÜM ÜLKEYİ ELE GEÇİRDİLER

Taliban ilk kez adını 1994’te silahlı bir milis gücü olarak duyurdu. Suudi kaynaklarından finanse edilen, Amerikan CIA tarafından desteklenen ve Pakistan tarafından sağlanan tanklar, araçlar ve ağır silahlarla donatılan ‘talebeler’, Afganistan’da eşi görülmemiş bir zafer yürüyüşüne başladı. Ülkede uzun yıllardır iktidar için rekabet eden çeşitli etnik gruplarından çok sayıda milis Taliban’a ya mağlup oldu ya da savaşmadan onlara katıldı. 26 Eylül 1996’da Taliban Kabil’i ele geçirdi ve bir İslam devleti ilan etti.

İÇ SAVAŞ SONRASI İSTİKRAR ARAYIŞININ ÜRÜNÜ

O dönemde Washington, Taliban’ın gerçekleştirdikleri karşısında endişe duymaktan daha çok gruba sempatiyle bakıyordu. Ülkenin uzun yıllardan beri devam eden istikrarsızlığın, bir tarafın zaferiyle sona ereceği beklentisi vardı. Amerikan petrol şirketlerinin Orta Asya’dan Afganistan üzerinden Pakistan’a ve Hint Okyanusu’na uzanan boru hatları inşa etmesi ve bol miktarda kâr elde etme ihtimali vardı. Ancak Taliban ile Washington’ın kopuşu çok uzun sürmedi. 1990’ların sonunda keskin hatlarla ayrılmışlardı, çünkü Taliban liderliği Usame bin Ladin’i ABD’ye iade etmeyi inatla reddediyordu. O sırada Washington, Bin Ladin’i ABD hedeflerine yönelik ciddi saldırılardan sorumlu terör örgütü El Kaide’nin başı olmakla suçluyordu.

EL KAİDE DE AFGANİSTAN’DA DOĞDU

Zengin bir Suudi ailesinden gelen ve İslamcı mücahitlerin Afganistan’daki Sovyet işgalcilerine karşı mücadelesini zaten desteklemiş olan Bin Ladin, 1988’de Pakistan’ın Peşaver kentinde benzer düşünen insanlarla birlikte terör ağı El Kaide’nin merkezini kurdu.

ZAMANLA AĞ HALİNE GELDİ

Ağırlıklı olarak Peştun destekli Taliban hareketinin aksine, El Kaide bir ülkenin nüfusuna bağlı değil. El Kaide, 1980’lerde Afganistan’da Sovyet ordusuna karşı savaşan eğitimli kadrolar ve Arap paralı askerler topluluğu olarak yola çıktı.

Kendi kabullerine göre mücadeleleri, Moskova’nın Hindukuş Dağları’ndan çekilmesinden sonra ABD’nin yanı sıra Washington ve İsrail ile müttefik Arap liderlerini de içeren din düşmanlarına karşı El Kaide, Arap, Batı Afrika ve Güneydoğu Asya ülkelerinde destekçileri bulunan ve şubeler kuran uluslararası bir ağ haline geldi. Düşüncelerinin yayılması için dünyanın dört bir yanında binlerce kişinin hayatını kaybettiği terör eylemleri gerçekleştirdi.

IŞİD, EL KAİDE’DEN DOĞDU

Terörist örgüt “İslam Devleti” (İD) de El Kaide ile benzer hedefler taşıyor. El Kaide’nin Irak’taki bir kolundan ortaya çıktı. IŞİD, bugünlerde açık ara en vahşi terör örgütü. Toplu cinayetler, köleleştirmeler, halka açık kafa kesmeler, insan yakmalar ve infazlar sorumlu oldukları suçların sadece bir kısmı.

SURİYE İÇ SAVAŞINDAN YARARLANDILAR

IŞİD destekçileri 2014 yılından itibaren, Irak ve kuzey Suriye’de geniş alanları kontrolü altına almayı ve din adına benzeri görülmemiş terör eylemlerinin gerçekleştirildiği ‘sözde bir hilafet’ kurmayı başardı.


 

“İslam Devleti”nin teröristleri, Avrupa da dahil olmak üzere çok sayıda ülkeden destekçi çekiyor, hatta El Kaide terör ağından daha fazla insan IŞİD’e katıldı. Teröristlere karşı birlikte savaşan birçok devletin koalisyonu ve bölgedeki Kürtler’in desteğiyle IŞİD hilafeti büyük oranda yerle bir edildi.

YİNE VE YENİDEN TALİBAN

Son günlerde Afganistan’da yaşananlar, Pakistan destekli Taliban’ın ne kadar güçlü olduğunu tüm dünyaya etkileyici bir şekilde gösterdi. El Kaide’nin bölgede hâlâ ne kadar aktif olduğu büyük bir muamma zira çoğunun Taliban’a dahil olduğu tahmin ediliyor. Bir kısmı da Taliban’ın hızla ilerlemesi karşısında sessizliğe bürünmüş durumda.

İSTİKRARSIZLIK İHRAÇ EDER ENDİŞESİ

Uluslararası birçok gözlemci, IŞİD teröristlerinin hücre ve gruplarının Suriye ve Irak’ta çok ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ettiği konusunda hemfikir. Şimdi Taliban’ın Afganistan’daki zaferi başka bir endişeyi körüklüyor. Ülkenin yeniden aşırılık yanlıları için bir mıknatıs haline geleceği ve oradan diğer ülkeleri istikrarsızlaştıran bir yapının doğacağı endişesi.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram