Sürgün ve savaş: Cephede ölen ilk kadın fotoğrafçı Gerda Taro

Gerda Taro ülkesinden göçmeye mecbur bırakılmış, savaş fotoğrafçılığı yaparken hayatını kaybeden ilk kadın fotoğrafçı. Savaş muhabirliği denince akla gelen Taro, ölüm dönümünde yıl çeşitli etkinliklerle anılıyor.

GÜLNUR HASESOĞLU 25 Temmuz 2021 PORTRE

FOTOĞRAFLAR: ICP

Savaş muhabiri olarak gittiği İspanya’da yaşamını yitiren Gerda Taro, ölüm yıldönümünde çeşitli etkinliklerle anılıyor. Taro, dünyada savaş muhabirliği sırasında ölen ilk kadın fotoğrafçı olarak biliniyor. Taro’nun İspanya iç savaşında Robert Capa’yla birlikte çektiği fotoğraflar, bugün savaşa dair en önemli tanıklıkları içeriyor.

Gerta Pohorylle olan Gerda Taro Almanya’nın Stuttgart şehrinde 1910 yılında Yahudi bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. 19 yaşındayken ailecek Leipzig şehrine taşındılar. Taro, burada eğitim aldı. Bu sıralarda Adolf Hitler Almanya’da yönetimi ele geçirerek zulmüne başladı. Gerda Taro 1933’te Nazi karşıtı bir protesto kampanyasına katıldığı için tutuklandı. Taro, Almanya’da yaşamanın çok tehlikeli olacağını anlayınca ailesiyle Paris’e gitti.

PARİS VE FOTOĞRAFÇILIK

Gerda Taro Paris’te kendisi gibi Yahudi bir göçmen olan savaş fotoğrafçısı Robert Capa ile tanıştı. Taro’nun fotoğrafçılık kariyeri de bu tanışmayla başladı. Taro, Robert Capa’dan fotoğraf tekniklerini öğrendi, ikili birlikte çalışmaya başladı. Taro, 1936 yılının Şubat ayında ilk kez basın kartını aldı.

İSPANYA İÇ SAVAŞI

Gerda Taro’nun ölümünden on yıllar sonra saygıyla anılan bir basın fotoğrafçısı olmasında İspanya İç Savaşı’nın etkisi çok büyük. Zira Taro, çektiği fotoğraflarla iç savaşın gerçek yüzünü tüm dünyaya gösterdi. Cephedeki askerlerin üzüntülerini, kaygılarını, umutlarını ve umutsuzluklarını belgelemeyi başardı. Faşist Franco yönemide Cumhuriyetçi isyancıları fotoğraflamak için ateş hattına giren ikiliden sadece biri savaş alanından çıkabildi.

Taro sıcak savaş ortamına giren ilk kadın foto muhabiri olarak da anılıyor. 1936 yılında İspanya iç savaşı gerçekleştiğinde Capa’yla beraber Barcelona’ya gittiler. Capa ve Taro, şu anda da ispanya iç savaşının en ünlü görsel tarihçileri olarak anılıyor. Savaşı fotoğraflarken, zayıflığı, sarışınlığı ve çevikliği nedeniyle Cumhuriyetçi askerler ona ‘la pequeña rubia’ (küçük sarışın) adını takmışlardı.

GERDA TARO VE ROBERT CAPA

Paris’te tanışan ve fotoğrafçılık yapmaya başlayan Taro ve Capa’nın karşılıklı sevgileri zamanla büyüdü ve ikili sevgili oldu. Birbirlerine olan sevgilerinden yazar Jane Rogoyska yazdığı kitapta bahsediyor. Rogoyska, Taro’nun savaş sırasında vefat etmesinin ardından Robert Capa’nın kendisini çok suçladığını aktarıyor. Capa’nın her zaman Taro’ya karşı koruyucu bir rolü olduğunu hissettiğini belirtiyor. GerdaTaro’nun kendisini kanıtlamaya ve elinden gelen en dramatik fotoğrafları çekmeye hevesli olduğu için, giderek kendisini daha tehlikeli durumlara soktuğunu kaydediyor. Capa’nın ise Taro’yu yalnız göndermeye razı olduğu için kendisini hiç affetmediğini anlatıyor. Taro’nun “en iyi kare” için savaşın kalbine yürümesi, hocası ve sevdiği Robert Capa’nın fotoğrafçılıkla ilgili şu cümlesini de hatırlatıyor: “Fotoğraflarınız yeterince iyi değilse, yeterince yakın değilsinizdir.”

TARO, BRUNETE’DE HAYATA VEDA ETTİ

Gerda Taro 26 Temmuz 1937’de Brunete’de gerçekleşen bir taarruzu takip ederken karmaşa sırasında askerleri taşıyan bir arabanın basamaklarına çıktı, ancak bir tankın yan tarafından çarpması sonucu kritik yaralar alarak öldü. Her yıl 26 Temmuz tarihi dünyadaki fotoğraf sanatçıları ve foto muhabirleri arasında Taro için bir saygı duruşuyla anılıyor.

“O KÜÇÜK KIZ CESURDU VE TÜMEN ONA HAYRANDI”

Yazar Rogoyska, kitabında Taro’nun savaş sırasındaki duygularından ve savaşçıların ona duyduğu saygıdan bahsediyor. Rogoyska “Taro, İspanya iç savaşına çok duygusal olarak dahil oldu. İspanyol halkının çektiği acılar konusunda çok tutkuluydu” diyor. Rogoyska, aynı zamanda, kitabında Cumhuriyetçi bir generalin emir subayı Alexander Szurek’in, GerdaTaro ile ilgili söylediği şu cümlelere yer veriyor: “Hepimiz Gerda’yı çok severdik. Gerda bir çocuğun cazibesine ve güzelliğine karşı minnacıktı. Bu küçük kız cesurdu ve tümen ona hayrandı.”

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram