Başlangıç: Muhalefet tercihini sınır ötesindeki Kürtlerden yana kullansın

Faiz indiriminden tezkere tartışmalarına, AB’nin Türkiye raporundan Kıbrıs’taki gelişmelere, gündemi değerlendiren ARTI TV Genel Yayın Yönetmeni Celal Başlangıç, Suriye ve Irak topraklarına dönük bir askeri operasyon ihtimaliyle ilgili, “Savaş açsanız Fırat’ın batısında Rusya’ya, doğusunda ABD’ye savaş açmış olacaksınız.” tespitinde bulundu.

MEHMET ŞAHİN 22 Ekim 2021 SÖYLEŞİ

 

Kronos TV YouTube yayınında gündeme ilişkin düşüncelerini paylaşan ARTI TV Genel Yayın Yönetmeni Celal Başlangıç, Merkez Bankası’nın politika faizini 200 baz puan indirmesiyle ilgili, “Bütün pratikler gösterdi ki, iradesi olan bir Merkez Bankası başkanlığıyla karşı karşıya değiliz. Tek adam rejiminin getirdiği uygulama Merkez Bankası başkanlığı için de geçerli. Sanıyorum Erdoğan’ın ‘Faiz enflasyonu artırır.’ teorisini ispatlamaya çalışıyorlar ama onlar uğraştıkça da enflasyon da artıyor, döviz kuru da yükseliyor.” dedi.

Konuyla ilgili ekonomistler ve siyasilerle görüştüğünü belirten Başlangıç şunları söyledi:

“Şöyle bir sonuç şıktı: Bir yanı ekonomi bilimiyle diğer yanı siyaset bilimiyle açıklanacak bir durumla karşı karşı karşıya değiliz. Konuştuğum kişiler daha çok bunun psikolojik yanına değiniyorlar ve bizim konumuz olmaktan çıktı diyorlar. 200 baz puan faiz indirimiyle Türkiye dış borçları nedeniyle, bir dakikada tam 90 milyar lira kaybetti. Ekonomist arkadaşlar hesapladı. Son bir haftada, eğer bankada yüz bin avronuz varsa yüz bin lira kazandınız. Böyle çılgın bir ekonomik gidişat… Uzun vadede bakıyoruz diyor AKP’nin kurmayları ama pek uzun vadede hayra görünmüyor. Belli ki piyasa ters köşe yaptırıldı. Belki artmayacak ya da yarım puan artacak düşüncesi yaygınlaştı ve insanlar dolar satmaya başladı ama belli ki bunu bilen birileri dolar almış. Beşli çete kazandı, yani yolları, köprüleri dolar karşılığında yapanlar kazandı. Türkiye’nin bu büyük kaybını sırf onların kazancıyla açıklamak onların kazancı için bunlar yapılıyor demeyi ne kendime ne de bu ülkeyi şöyle ya da böyle yöneten insanlara yakıştırabiliyorum. Bir felakete gidiyoruz ve sanıyorum tek adam rejiminin getirdiği bir güç zehirlenmesi, bir inatla karşı karşıyayız. Türkiye’nin çok karanlık bir sürece ekonomik olarak ağır çöküntülerin yaşanacağı bir kışa, özellikle yoksul halkın, asgari ücretlilerin, dar gelirlilerin gerçekten yakacak kömürdü, doğal gazdı bulamadığı, elektriklerinin kesildiği, gıda ihtiyaçlarını karşılayamadıkları bir sürece doğru gittiğimizin görüntüsünü net olarak önümüze serdiler.”

“Avrupa’yla ipleri koparmak istiyorsa böyle bir şey yapabilir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Osman Kavala’nın serbest bırakılması çağrısında bulunan büyükelçilere dönük sözlerine de değinen Celal Başlangıç, “Ülkeleri tek tek sayarsak karşımıza vahim bir tablo çıkıyor. Biri ABD’nin büyükelçisi olmak üzere Avrupa’nın önde gelen dokuz ülkesinin büyükelçisi… O ülkeler arasında İngiltere’nin ve İspanya’nın bulunmaması dikkat çekiyor. Avrupa’yla ipleri koparmak istiyorsa böyle bir şey yapabilir. Promptersız konuştuğu için bir düzeltme gelebilir. Türkiye’yi yöneldiği Batı’dan koparacak çılgınca bir teşebbüs olur onları ağırlamak gibi bir lüksümüz yok demesi. O ülkelerin de Türkiye’nin büyükelçilerini, konsoloslarını ağırlayacak lüksleri olmayıverir sonunda.” dedi.

“Bu zırhlı araç kazaları aslında merkezi iktidarın bölge halkına bakış açısıdır”

Şanlıurfa’da beş yaşında bir çocuğa zırhlı aracın çarpmasıyla ilgili, “Bu kazalara sebep olanlardan hiçbiri doğru düzgün yargılanmamaktadır.” diyen Başlangıç, bölgede bir korku ve baskı politikası izlendiğine işaret etti:

“Öncelikle son dönemde bir Kürt sorunu vardır yoktur tartışması oldu. Aslında zırhlı araç kazalarının hangi kentlerde, hangi ilçelerde olduğuna akarak orada bir sorun var mı yok mu anlamak çok kolay. Bu kazalar hep Kürt illerinde oluyor. Doksanlı yıllarda da bunu defalarca yazdık çizdik. Oradaki güvenlik güçleri bir işgal kuvveti gibi gidiyor, oradaki insanların canlarına hiç değer vermiyor. Orada korku, baskı ve bir yıldırma politikası izliyorlar. Sadece zırhlı araç çarpmıyor, sabah geliyorsunuz, işyerinize geliyorlar gözaltına alınıyorsunuz. En ufak bir basın açıklamasında bile havaya ateş açacak kadar ileri giden boyutta bir yıldırma politikası izleniyor. Buradan büyük cezasızlıklar çıkmaktadır. Bu kazalara sebep olanlardan hiçbiri doğru düzgün yargılanmamaktadır. İşkenceci polisler nasıl yargılanmıyorsa, vatandaşın evini basıp kafasını kıranlar nasıl yargılanmıyorsa sokak aralarında mahalle içlerinde çoluk çocuğu öldüren resmi görevliler de öyle yargılanmıyorlar ya da yargılansa bile ödül gibi ceza alıyorlar. Bu zırhlı araç kazaları da aslında merkezi iktidarın bölge halkına bakış açısıdır, bölge insanına verdiği değerin daha doğrusu değersizliğin bir göstergesidir.”

“Vaktinde ya da erken yapılacak bir seçim sürecini de içine alan bir tezkere”

Sınır ötesi bir askeri operasyon için hazırlanacak tezkereyle ilgili tartışmalara ilişkin muhalefetin yine iktidarın milliyetçi söyleminin ardından gidecek gibi göründüğü yorumunu yapan Başlangıç, özellikle Irak ve Suriye’nin muhalefetin de aklını başından aldığını belirterek şöyle devam etti:

“Niye? Orada da Kürtler var çünkü. Bir Libya’da tezkereye hayır demişlerdi, orada çünkü Kürt yoktu diyoruz biz espri olarak. Maalesef Kürtlerin yaşadığı bölgelere sınır ötesi operasyonlarda muhalefet hep iktidarın arkasında hizalandı. Şimdi bu gelecek olan Irak ve Suriye tezkeresi iki yıllık bir tezkere. Yani vaktinde ya da erken yapılacak bir seçim sürecini de içine alan bir tezkere. Seçimleri ertelemek ancak savaş halinde mümkün oluyor anayasaya göre bir yıl erteleyebiliyor sonra gerekirse uzatabiliyorsunuz bu süreyi. Bu da çeşitli provokasyonların iktidar eliyle gerçekleşmesi, seçimi kazanamayacağını anlayan bir anlayışın savaş bahanesine sarılma tehlikesini de barındıran bir durum.”

Avrupa Birliği’nin Türkiye’yle ilgili hazırladığı rapor ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyet’inde yaşanan gelişmeleri de değerlendiren ARTI TV Genel Yayın Yönetmeni Celal Başlangıç, “Halil Falyalı’nın sadece Türkiye’deki siyasilerle değil, uluslararası uyuşturucu kaçakçılarıyla bağlantısını” da düşünmek gerektiğini belirtti.