Sedat Peker iktidarın ‘dokunulmaz alanlarına’ tek tek ateş ediyor

Sedat Peker, iktidarın muazzam medya gücü ile 'dokunulmaz alan' ilan ettiği ve konuşanın kendini hapiste bulduğu 17-25 Aralık, MİT tırları ve SADAT eliyle Suriye'ye silah sevkiyatı gibi konulara girmeye başladı. Bakalım Peker, ağzı alınması teklif dahi edilemeyecek 15 Temmuz'a da aynı sertlikte girebilecek mi?

SÜLEYMAN ÖZKAYA 30 Mayıs 2021 HABER ANALİZ

Sedat Peker konuştukça AKP’nin dokunulmaz konular olarak ilan ettiği “17-25 Aralık”, “MİT tırları”, “Suriye’ye giden silahlar” gibi iddialar tekrar kamuoyu gündemine geliyor. Kısa sürede Peker ile anlaşma yapılmadığı takdirde 15 Temmuz’un gerçek yüzünü öğrenme imkânımız bile olabilir.

AKP’nın tek adam yönetimine dönüşme sürecinde önemli tarihi olaylar var. Bunlardan belki en önemlisi 17-25 Aralık tarihinde başlayan yolsuzluk operasyonları. Bu operasyonlarla açılan davalar hukuksuz bir şekilde kapatıldı ve operasyonu düzenleyen polisler aileleriyle birlikte cezaevine konuldu. Savcı ve hakimler ise 15 Temmuz’dan sonra topluca görevlerinden alınarak birçoğu cezaevlerine gönderildi. 17-25 Aralık’tan söz etmek hükümete yönelik darbe suçlamasıyla karşı karşıya kalmanız anlamına gelir oldu.

BASKIYLA SUSTURDULAR

“Herkesin bildiği ama konuşmadığı” konularla ilgili farklı ses çıkarma ihtimali olan medya organlarını KHK ile kapatıldılar ya da satın alınarak işlevsiz hale getirildiler.

Klasörler dolusu iddialar sadece uluslararası medya organlarında ve sosyal medyada zaman zaman gündeme geldi. Siyasi iktidar tarafından yurtdışına kaçmaya zorlanan Sedat Peker’in konuşmaya başlamasıyla dokunulmaz konular tekrar gündeme geldi.

Sedat Peker, dönemin en önemli aktörlerinden biri olan Süleyman Soylu’nun itibarını iki paralık etmekle işe başladı. Peker, Soylu’ya öldürücü darbeyi vurduktan sonra Erdoğan’n nasıl tavır alacağını bekledi. Bahçeli’nin açıklaması sonrasında Erdoğan’ın Soylu’ya destek çıkması Peker’in dokunulmaz konulardan birisini ifşa etmesine yol açtı.

Peker, normal zamanda ifade ettiğiniz takdirde ‘fetöcü’ ilan edilerek cezaevini boylayacağınız konulardan birisi olan Suriye’ye silah sevkiyatını gündeme getirdi. İşin başında Berat Albayrak’ın olduğunu dolaylı yoldan ifade etti.

PEKER 15 TEMMUZ’A DEĞİNMEYE BAŞLADI

Peker, bir süredir videolarında 15 Temmuz hatırlatması yapıyor. 15 Temmuz’a halkın yarısının inanmadığını ifade ediyor. El altından iktidara 15 Temmuz öncesi ve sonrasında neler yaşandığını anlatırım mesajı veriyor.

Peker’in açıklamalarına can havliyle cevap yetiştirmeye çalışan Soylu, katıldığı televizyon programında 17-25 Aralık operasyonlarını doğruladı. Kendisinden önceki İçişleri Bakanının oğlunun evinde para sayma makinasının çıktığını söyledi. Soylu, buradan Erdoğan’ı da tehdit etmiş oldu.

Peker’in “içeriden biri” anlatımlarıyla tek adam diktatörlüğünün kurulması sürecinde önemli tarihi noktalardan ikisinde iktidarın anlattığı hikayenin gerçek olmadığı ortaya çıkmış oldu. Kamuoyunda MİT tırları olarak bilinen Suriye’ye silah kaçakçılığı yapıldığını ortaya çıkaran jandarma ekipleri, görevli savcılar ve hakimler ise hala cezaevindeler.

OLÇOK’UN 15 TEMMUZ ÇIKIŞI, PEKER’İN İMALARI…

Peker, iktidar ve bileşenleri için çok önemli olan 15 Temmuz’u anlatabilecek mi? Tahminimce önümüzdeki video sonrasında iktidardan anlaşma yönünde bir hareket görmemesi durumunda Peker, 15 Temmuz defterini açar.

AKP’nin reklamcısı Erol Olçok’un eşinin 15 Temmuz günü asılan pankartların daha önce hazırlandığına dair açıklamasını da bir yere koymak lazım. Nihal Olçok’un 15 Temmuz’da hayatını kaybeden 251 insan için “faili meçhul cinayet” demesi kimbilir nerelerde nasıl yankılandı…

İKTİDAR NEDEN SESSİZ KALIYOR?

Netflix bir mafya tetikçisinin başrolde yer aldığı Vincenzo diye dizi yayınlanıyor. Mafya tetikçisi, karşısındaki iktidar-yargı-güvenlik bürokrasi-işadamından oluşan grubun mafyavari yöntemlerine mafyanın usullerince cevap veriyor. Peker, Vincenzo gibi karşısında hiç kural tanımayan ve mafyanın yöntemlerini kullanan yapıya aynı dille karşılık vermiyor mu? Siyaset felsefesini ‘Acırsanız acınacak hale gelirsiniz’ sözü üzerine bina eden iktidarın, kendi yöntemlerini kullanan mafya karşısında sessiz kalmasının anlamı nedir? Bu sorunun cevabını ise dizide geçen bir sözle verelim: “Bir kötünün sükutunun altında günah yuvası vardır.”

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram