“Rus istihbaratının Türkiye planından Erdoğan’ın haberi var mı, yok mu?”

Müyesser Yıldız: Meselenin can alıcı noktası şu: Erdoğan’ın, dava dosyalarına düşmüş bu rapordan haberi varsa ve buna rağmen Putin’e böylesine güveniyorsa durumumuz çok vahim; haberi yoksa da vahim ötesi demektir. Ya Putin, bunun için de bir bedel isterse, ne olacak?

KRONOS 28 Eylül 2021 GÜNDEM

Odatv Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız, tutuklu eski MİT elemanı Enver Altaylı’nın dava dosyasında yer alan Rus istihbaratının Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak için hazırladığı planı görünce gözlerine inanamadığını belirterek, yarın (29 Eylül) Rusya lideri Putin’le görüşecek olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu plandan haberi olup olmadığını sordu.

Yıldız, “Erdoğan’ın dava dosyalarına düşmüş bu rapordan haberi var mı, yok mu? Varsa ve buna rağmen Putin’e böylesine güveniyorsa durumumuz çok vahim; haberi yoksa da vahim ötesi demektir… Ya Putin, “Bunu nasıl elde ettiniz?” diye sorar ve bunun için de bir bedel isterse, ne olacak?” sorularını yöneltti.

Müyesser Yıldız, Haber Müdürü olduğu Odatv’de yayımlanmadığı için kendisine ait sitede yayımladığı ve Rus istihbaratının MİT içindeki bağlantılarla Berat Albayrak’ı dinlemesini, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki adamlarını daha etkin hâle getirmesini içeren planlarını ayrıntılarıyla anlattığı yazısında şunları kaydetti:

“MİT’TEKİ BAĞLANTILARIMIZ BERAK ALBAYRAK’I GÖZLEM ALTINA ALSIN”

Rus uçağının düşürülmesinden 14 gün sonra, 8 Aralık 2015’te FSB’nin Müdür Yardımcısı ve aynı zamanda Ulusal Terör Karşıtı Komite Başkanı olan General Sirotkin Gennadyeviç tarafından FSB Başkanı Alexander Bortnikov’a sunulmak üzere hazırlanan…  “Türkiye Cumhuriyeti’nde Oluşan Duruma İlişkin Özel Rapor”, bir de “Rusya Federasyonu Silahlı Kuvvetleri İdaresi Altında Suriye Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye Sınırı Yakınlarında Aşamalı Eylem Planı Programı” başlıklı bir rapor var.

İlkinden başlayalım.

Şu aşamada Türk yönetimine karşı kanıt niteliğindeki bilgilerin gizli tutulması ve gereken anın beklenmesi, bununla birlikte ülkenin en üst yönetiminin bütün para araçları ve şahsi hesaplarının analiz edilmesi… Bilal Erdoğan’ın gözlem derecesinin güçlendirilmesi, MİT’teki bağlantılar kullanılarak Erdoğan’ın medya patronu ve Enerji Bakanı olan damadı Albayrak’ın gözlem altına alınması ve dinlenmesi…

PKK saflarındaki bombalarla saldırı düzenleyen gruplara yardım etmek ve eğitmek, terör saldırılarının kalitesinin, özel servislerin yaptığı seviyeye çıkarılmasını organize etmek ve böylece kamuoyunun, bütün patlamaların sıradan teröristlerin değil, MİT’in işi olduğunu düşenmesini sağlamak…

PKK’YA MALİ VE ASKERİ DESTEĞİ BİRKAÇ KATINA ÇIKARALIM

PKK üyelerine askeri, mali ve teknik yardımı birkaç katına çıkarmak ve böylece Türkiye’yi birkaç cephede çatışmaya itmek, bunun sonucunda ise hem orduyu hem ülkenin İçişleri Bakanlığı organlarını maksimum derecede zayıflatmak ve demoralize etmek…

Türkiye’nin bundan böyle IŞİD’in müttefiki değil, tersine onları kullanan ve onlara ihanet eden bir düşman olduğunu anlamasını sağlamak için IŞİD’in saflarında Türk karşıtı görüş ve fikirleri organize etmek…

… Türkiye’nin askeri yönetimi ve Genelkurmay Başkanlığı’nı olabildiğince provoke ederek Rusya Hava ve Uzay Kuvvetleri’ne yönelik provokasyonlar yapmak; böylece NATO’yu, Türkiye’nin Rusya ile sorunlarının çözümüne katılmaması yönünde maksimum derecede doldurmak…

BASINA BİLGİ SIZDIRARAK ERDOĞAN’IN ÖFKELİ ÇIKIŞLAR YAPMASINI SAĞLAYALIM

Basına çok sayıda provoke edici ve ülke yönetimine karşı ifşa edici bilgiyi sızdırarak mevcut yönetimin foyasının meydana çıkarılmasına yardım etmek ve böylece basında yer alacak her sızıntıya karşı devlet başkanının öfkeli çıkışlarda bulunmasını sağlayarak halkın gözünde itibarını düşürmek.

Türk Ordusu’nu olabildiğince kirleterek ve Türk Ordusu’nun eylemlerine karşı kamuoyunu kışkırtarak TSK’nın, Suriye’de olduğu kadar ülke içinde de haksız ve saldırgan olduğu yönünde kanıyı dayatmak; aynı zamanda Ordu’yu, ülkenin üst düzey yönetiminin şahsi enstrümanı ve cezalandırıcı eli olmaya itmek…

AJANLARIMIZ IŞİD BÖLGESİNDEKİ TÜRK ASKERİNİN KONUŞMALARINI DİNLESİN 

Yerleştirilmiş ajanlarımızı kullanmak suretiyle, IŞİD’in kontrol ettiği topraklarda bilhassa Türk TİM’i başta olmak üzere Türk Ordusu mensuplarının hareket ve konuşmalarına dair zamanında yapılan ve teyit edilen istihbarat bilgilerinin toplanması…

Türkiye Cumhuriyeti sınırındaki mülteci kamplarında bulunan Suriye Arap Cumhuriyeti’nin yerleştirilmiş askeri istihbarat ajanlarının çalışmasını aktive etmek…

Suriye Cumhuriyeti askerleri arasında MİT ve Türkiye askeri istihbarat ajanları ile Suriye Cumhurbaşkanı tarafında savaşan isyancı gruplar arasındaki ajanların zamanında tespit ve kontrolünü güçlendirmek…

..

TÜRK UÇAKLARININ HEDEFLEME SİSTEMİNİ KÖR EDELİM

Rus uçuşlarını maksimum düzeyde güçlendirmek ve düşmanın Türkiye Cumhuriyeti topraklarına atılması için olabildiğince baskı yapmak, böylece mülteci sayısını maksimuma çıkarmak…

Türk uçaklarının hedefe kilitlenmeye yönelik sistemlerini kör etmek, Moskova gemilerini izleyen Türk denizaltılarını dinlemeyi sürdürmek…

MİT’e yerleştirilmiş ajanları, Suriye ve sınırdaki gerçek durumla ilgili yönetimlerini yavaş yavaş yanlış bilgilendirilmesi için devreye sokmak, ülke yönetiminin eylemlerini yanlış yöne sevk etmek…

YA PUTİN BEDEL İSTERSE?

Meselenin can alıcı noktası şu: Erdoğan’ın, dava dosyalarına düşmüş bu rapordan haberi var mı yok mu? Varsa ve buna rağmen Putin’e böylesine güveniyorsa durumumuz çok vahim; haberi yoksa da vahim ötesi demektir.

İkincisi; bu konu Türkiye’de hiç konuşulmasa bile Rusya bundan mutlaka haberdardır. Ya Putin, “Bunu nasıl elde ettiniz?” diye sorar ve bunun için de bir bedel isterse, ne olacak?

Muhalefetin -dört yandan böylesine kuşatılmış ve yarını belirsiz olan- Türkiye’ye Cumhurbaşkanı arayışı tartışmalarından başını kaldırması, biraz da bu vahim gelişmelere odaklanıp Erdoğan’a, “Putin’le başbaşa ne görüşeceksiniz? Hangi kararları alacaksınız?” diye sorması gerekmez mi?!

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram