Repertuvardaki türkülerin kayıtlarını arşivden kazımak nedir?

Hadi yayınlanmasına izin vermediniz repertuvarda yer alan türkülerin, kayıtlarını arşivden kazımak ne demek? Kültür sanat sizin neyinize gerek, sizi anlatmaya yeter bir bayrak için 111 metrelik direk!

MEHMET ŞAHİN 25 Nisan 2021 YORUM

Meslekte biraz mesafe kat ettiğimi kişisel arşivime ilk müracaatımda anlamıştım. Mesafe kat etmek; olma, pişme değil de, kalem, mikrofon elde birkaç sene yol yürüme mânâsında… İş gereği geçmişte yaptıklarına bakmak hem hataların tekrarından kaçınma hem de yeni çağrışımlara kapı aralama nimetlerini sunar. Bu bağlamda hangi sektörde olursa olsun arşivin genişliği, derinliği ciddi bir avantajdır.

Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun arşivi, sahasında öncü olmasından ötürü özellikle kıymetlidir. İlk örneklerin kayıt altına alındığı materyaller yayında kullanılsın kullanılmasın elde tutulmalıdır, arşiv değeri vardır çünkü. Bununla birlikte sadece ilk olanların değil, bir dönem var olanların, kültür sanat hayatına dokunanların da saklanması gerekir. Eskiden arşivin hacim olarak da ciddi bir yer kaplaması belki bir kısım ayıklamaları gerekli kılmış olabilir. Ancak, dijital teknolojiyle övünen TRT’nin arşiv konusunda eli artık daha rahattır. O halde neden suçu sübut dahi bulmamış bir sanatçının tüm çalışmaları yokluğa mahkum edilir?

Barak denildiğinde akla gelen ilk ismiydi kamu yayın kurumunun. Repertuvarları genişlese de ses sanatçıları çok zaman kendi yörelerine daha bir eğilirler. Bu sadece o anlaşılır yakınlıktan, yatkınlıktan kaynaklanmaz; doğal birikimin bir vefa örneği olarak kayda geçirilme arzusu da etkilidir bunda. Memleketi Kilis türkülerini araştırmış, okumuş, kayda geçirmiş bir sanatçıdır Reşit Muhtar. Halk müziği yorumcusu olmanın ötesinde, Batı müziği eğitimi almış, müzik öğretmenliği yapmış asıl enstrümanı piyano olan bir isimdir. Geldiği sol geleneğin yazgısı gereği belki, öğrenci olaylarında yaralanır, o çalkantılı zamanlarda her şeye rağmen eğitimini tamamlar ve müzik öğretmeni olarak görev yapar. 1987’den itibaren TRT çatısı altında hazırladığı, katıldığı programlar, yurt dışında verdiği konserler gibi, işinin bir uzantısı olarak farklı sosyal gruplarla temas ederek sanatsal alış verişlerde bulunur. 15 Temmuz fırtınasında dalından ilk düşürülen meyvelerden biridir, çünkü Fethullah Gülen’in şiirlerini bestelemiştir. Oysa, ondan önce Mehmet Zahid Kotku’nun şiirleriyle ilgili de benzer çalışmalar yapar.

Yukarıdan ferman edildiğinde, uygulayıcılar dönemin ruhuna göre ya bir süzgeçten geçirir buyrukları ya da göze girme hevesi, makam mevki hatta can endişesiyle belirtilenden daha şedid tatbik ederler emrolunan hususları. Kanun nezdinde suç isnat edilebilecek en ufak bir veri yokken Kurumla ilişiği kesilmekle yetinilmez, geçmişiyle de bağı koparılır Reşit Muhtar’ın. Onlarca yılın birikimi, ürünü yayınlanmayacaktır, yayınlarda değerlendirilmeyecektir hiçbir şekilde. ‘Ne var bunda, memleket büyük bir tehlike atlatmış, o kadar mahrumiyetten ne çıkar?’ diyenler olabilir. Şu hususu gözden kaçırır böyle düşünenler, bir TRT sanatçısının üretimi kendine ait değildir. Kamu kaynaklarıyla finanse edildiği için esas itibarıyla tüm üretim da kamuya aittir. Fakat, vazifelerinin tanımını ve sınırlarını bilmeyen idareciler aleni bir suç işleyerek sadece yayından kaldırmazlar Muhtar’ın adı geçen eserleri, arşivden de kazırlar. Resmi yazıda belirtilir, ‘Filanca yapıyla irtibat ve iltisakı tespit edilen şu şu isimlerin yer aldığı eserlerin arşiv kayıtları da silinecektir.’. Bravo!

Sadece okuduğu türküler değil, bir şekilde ismen yer aldığı tüm çalışmalar geri dönüşü olmaksızın arşivden kaldırılır. Kimdir cezalandırılan? Mevcut koşullarda dahi bir suçu bulunamayan Reşit Muhtar mı, yoksa aktardığı kaynak heba edilen kamu mu? Bir dönem kısıtlanan sanat musîkisinin kayıtları da ortadan kaldırılsaydı, bugünkü kıyımı gerçekleştirenler bir bedel ödeme endişesi duymaksızın geçmişi yerden yere vurmayacaklar mıydı? Hadi yayınlanmasına izin vermediniz repertuvarda yer alan türkülerin, kayıtlarını arşivden kazımak ne demek? ‘Beyefendi’ yakınsın sonra ‘Kültürel bir iktidar’ kurulamamasından… Kültür sanat sizin neyinize gerek, sizi anlatmaya yeter bir bayrak için 111 metrelik direk!

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram