Prof. Dr. Şenol: Sağlık Bakanlığı verilerini 3,5 ile çarpın

Gazi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol koronavirüs salgınıyla ilgili olarak hem hükümetin hem de muhalefetin kötü bir sınav verdiğini belirtti.

KRONOS 10 Ağustos 2020 GÜNDEM

(Fotoğraf: Kemal Aslan)

Covid-19 vaka sayısının artış gösterdiği bu günlerde muhalefete de kızdığını belirten Gazi Üniversitesi üğretim üyesi Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, “Ben bilim insanıyım ve politikayla ilgilenmek istemiyorum, isteseydim o sahnede olurdum. Beni bu pozisyona düşürdüğü için şu anda sadece yönetimde olanlara değil yönetime talip olanlara da sitem ediyorum” dedi. Şenol, nişan, düğün, asker uğurlaması gibi etkinliklere bu yaz izin verilmemesine dikkat çekerek, “Bugün geldiğimiz noktanın kontrolünün çok güç” yorumunu yaptı.

Gazi Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, RS FM’de Atilla Güner’le Akşam Postası’na konuk olarak, yeni tip Koronavirüs (Covid-19) vakalarındaki artışı değerlendirdi.

“Birinci dalganın ikinci pik noktası doğru tarif olur çünkü birinci dalgayı bitirememişken başımıza geldi bunlar. Birinci dalgayı bitirmek demek bir miktar kontrol altında tutabilmek demek, vakaları azaltmak demek. Azalttığımız zaman da fiziksel ve test gücümüzü kullanarak kontrol etmeye ve hayatın anahtar alanlarını açmaya ve yönelmekti. Hayat kademe kademe normalleşecekti. Kontrollü bir düşük düzeyle salgın izlemine geçmiş olacaktık” diyen Prof. Dr. Şenol, şu ifadeleri kullandı:

“Şu anki mevcut yöntemlerle bu salgın sıfırlanamıyor. Çok katmanlı bir açılışa gittik. Çok katmanlı açılışla birlikte de tek stratejimiz o gün itibariyle ters yönde değişti. Sokaktaki insanların düşüncesi değişti. İyileştirilebilir bir hastalık, Türkiye’de de hafif mi seyrediyor acaba? Sağlık sistemimiz çok başarılı gibi bir algı olunca insanlarda ‘pandemi yorgunluğu’ dediğimiz süreçten hiç olmaması gereken bir kontrolsüzlüğe geçtik. Sosyal mesafe kavramı bütünüyle unutuldu.”

‘BU YAZ NİŞAN, DÜĞÜN VE ASKER UĞURLAMASI OLMAMALIYDI’

“Salgın ancak belirli bir aşamaya gelmişse kontrollü bir şekilde açılabilir. Nişan, düğün, asker uğurlaması bu yaz olmamalıydı, açılmaması gereken alanlardı. Bireysel olarak korumak bir yerde sizi ve sevdiklerinizi ilgilendiriyor ama toplumsal olarak zorunlu sosyal mesafe kuralları olmalıydı. 1 Haziran günü kalabalık bir nüfusla, bu kadar birbirine geçen iller arası ilişkilerle ve uyum sorunları olacağını gördüğümüz halde… Bugün geldiğimiz noktanın kontrolünün çok güç olduğunu düşünüyorum.”

“Kapanmanın tek elden olması ve merkezden olması çok kolay ama açılmanın çok katmanlı, çok paydaşlı ve çok sesli olması gerekiyor. Hepimiz aynı gemideyiz ve bu geminin su almasını istemiyoruz. İnsanların görüşleri ne olursa olsun kamu sağlığı için, veri güvenirliği, veri ulaşımı dışında son derece temkinli uyarılar yapıyor. Herkes bildiğini masaya koymaya çalışıyor, isterseniz o masaya ulaşmasın bile. Bunu refleks olarak yapmak zorundasınız zaten bu ölümlü bir macera. Sorun öteleme diye bir şey yok sorun ötelenmiyor. Bu salgında sorunu 1 ay öteleyelim diyemiyorsunuz, sorun çığ gibi büyüyor”

‘RAKAMI ÜÇ BUÇUK İLE ÇARPIN’

“Başka bir rakam olmadığı için ve güvenmemiz gereken bir yerden geldiği için Sağlık Bakanlığı’nın verilerine güvenmek zorundayız evet ama ülke modellemeler yapan grupların söylediği salgının doğası gereği ve gözden kaçırabileceğimiz pozitifliklerden dolayı hangi rakamı buluyorsanız, 3.5 ile çarpın” diyen Prof. Dr. Şenol, şöyle devam etti:

‘OKULLAR AÇILMAMALI’

“Testleme stratejimiz kötü. Kötü olduğu için hastaların yüzde 20’lik bir grubunu yakalayabiliyoruz. Sahadaki verilerle günlük verilen sayılar örtüşmüyor. Artık masada daha çok kişinin olması gerekiyor ve bütün tarafların olması gerekiyor. Türk Tabipleri Birliği (TTB) çok önemli bir kuruluş olmasına rağmen masada değil. El verecek herkesin elini almak gerekiyor. Olmayınca hep beraber üzülürüz. Mesela hastanelerin normal alanları açılacaktı ya da okullar için son gücümüzle hazırlık yapacaktık. Bence okulların açılmaması gerekiyor. Çünkü hayatın düğüm olduğu alanlar bunlar. Biz işimizi hep şansa bırakıyoruz ama bırakamayız bıraktığımız an virüs sahneyi alıyor. Pandemide süreci belirleyecek tek şey var sosyal mesafeyi bireysel ya da toplumsal olarak korumamız.”

“Ben bilim insanıyım ve politikayla ilgilenmek istemiyorum, isteseydim o sahnede olurdum. Beni bu pozisyona düşürdüğü için şu anda sadece yönetimde olanlara değil yönetime talip olanlara da sitem ediyorum. Herkesin bir pandemi çıkış planı olması lazım. Şu anda Türkiye ve dünyanın en önemli gündemi ve düğümü bu. Onlar konuşsa politik kısımları ve meseleleri de biz bu duruma düşmesek. Bizim tek derdimiz var. Acaba kamu sağlığı için bilgilerimizi ve tecrübelerimizi olumlu bir şekilde masa görebilir miyiz? Benim ülkemin sıkıntıya düşüyor olması beni ancak mahcup eder, üzer. Pandemiyi kutuplaştırmayalım. Bizim öyle bir derdimiz yok ve beni çok üzüyor.”

Abone Ol Google News