‘Peker’in ortalığa saçtığı kirliliği temizlemek için MİT devreye girebilir’

Murat Yetkin: ''Sedat Peker inkâr etmekte ama anlaşılan bir pazarlık sürmektedir. Bu tür dolaylı pazarlıklar genel olarak açık kanallardan, örneğin Dışişleri üzerinden yapılmaz. Ortaya saçılan kirliliği temizlemek için MİT’in devreye girdiğinin ileride anlaşılması kimseyi şaşırtmamalı.''

KRONOS 21 Haziran 2021 GÜNDEM

Deneyimli Ankara gazetecisi Murat Yetkin Sedat Peker’in yayınladığı 10. videosunun ‘kendisi inkar etse de’ pazarlık sürecinin hala devam ettiğini gösterdiğini belirterek, ‘Tek taraflı anlamayın lütfen, (pazarlık) sadece Erdoğan yönetimine ve Türkiye’ye olmayabilir. Peker’in B-planının herhangi bir ülkeden siyasi iltica almak olabileceği hesaba katılmalı.’ değerlendirmesinde bulundu.

Sedat Peker’in bulunduğunu açıkladığı Birleşik Arap Emirlikleri ile Erdoğan rejimi arasında husumet bulunduğunu bu nedenle iki ülke arasında pazarlıkların açık kanallarla yapılamayacağının dile getiren Yetkin ‘ortaya saçılan kirliliği temizlemek için MİT’in devreye girebileceiğini öne sürdü.

Murat Yetkin şu görüşlere yer verdi:

Sedat Peker beş küsur dakikalık son videosunu çekmek için dahi BAE yetkililerinden izin aldığını açıkladı. En üst düzeyde suikast ihbarı olduğu için olduğunu söylüyor.

Bu durumdan bir kaç sonuç çıkarabiliriz.

Birincisi, şu anda Peker, BAE’nin koruması ve kontrolü altındadır. İkincisi, ölümü göze aldığını ve dönüş biletini yaktığını söylemesine karşın, video yayınlamak için BAE yetkililerinin iznini almaktadır.

Üçüncüsü, İçişleri Bakanı başta olmak üzere hakaret ve tehditlerle dolu söylemini bırakmış ve adeta PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 1999’da MİT-CIA operasyonuyla yakalandığında söylediğine benzer şekilde, “Hizmete hazırım” demektedir. Elli yıl sistemin içinde yer alıp sonra sistemde makbul bir kadının kefaleti ve onunla evlenmesi suretiyle yöneticilere sistemin açıklarını öğreten bir İskoç suçluyu örnek göstermesinin anlamı budur. Kendisi inkâr etmekte ama anlaşılan dolaylı bir pazarlık sürmektedir. Tek taraflı anlamayın lütfen, bu dolaylı “hizmet” teklifi sadece Erdoğan yönetimine ve Türkiye’ye olmayabilir. Peker’in kendisini sürgünde siyasi muhalif olarak gösterme çabası ve B-planının herhangi bir ülkeden siyasi iltica almak olabileceği hesaba katılmalı.

Dördüncüsü, şu anda BAE yönetimi, özellikle de Veliaht Prens Muhammed bin Zayed el Nahyan sadece Erdoğan’a değil genel olarak Türkiye’ye ve Türklere husumetiyle bilinmektedir. Ancak ülkelerin arası iyi olmasa da istihbarat servislerinin irtibatı savaş durumu dahil açık kalır. Bu tür dolaylı pazarlıklar genel olarak açık kanallardan, örneğin Dışişleri üzerinden yapılmaz. Ortaya saçılan kirliliği temizlemek için MİT’in devreye girdiğinin ileride anlaşılması kimseyi şaşırtmamalı.”

SAHİ SİZ ANKARA’DA BİR PANİK HAVASI SEZMİYOR MUSUNUZ?

Murat Yetkin, SBK Holding Başkanı Sezgin Barak Korkmaz’ın ABD’nin talebi üzerine Avusturya’da gözaltına alınmasının Ankara’da bir panik havası yarattığını da belirterek şunları yazdı:

Türkiye’nin rejim karşıtlığından dönme Viyana Büyükelçisi Ozan Ceyhun, Avusturya makamlarından SBK’nın Türkiye’ye verilmesini talep etmiş; Türk vatandaşı ya. Sahi, siz bir Ankara panik havası sezmiyor musunuz burada? Ya SBK Amerikalılara Türkiye’deki marifetleri hakkında da konuşursa? Hani o 12 dakika olduğu söylenen ve 3 dakikasını bildiğimiz bant kaydı var ya SBK ile Erdoğan gazetecileri arasında önde gidenlerden Veyis Ateş arasında… Geri kalan 9 dakikası da Amerikalıların eline geçmiş midir? Ya başka bant kayıtları? Ya SBK’nın zamanında Cumhurbaşkanından Hazine ve Maliye Bakanı damadı Berat Albayrak’a, Türkiye’nin ABD bağlantılarını sağlayan başka isimlerle olan ilişkileri? Ya SBK da Reza Zarrab ve Donald Trump’ın ilk Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn gibi itirafçı olur, şimdiye kadar anlatmadıklarını da anlatmaya başlarsa?

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram