Peker’in ‘El Nusra’ya silah götürdü’ dediği SADAT nedir ve kurucusu kim?

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker, Suriye’de El Kaide örgütünün bir kolu olarak iç savaşa katılan El Nusra’ya Türkiye’den silah gönderen kurum olarak SADAT’ı işaret etti. SADAT nedir, ne zaman kuruldu? Kurucusu Adnan Tanrıverdi Cumhurbaşkanlığı Danışmanlığından neden ayrıldı?

YAVUZ GENÇ 30 Mayıs 2021 HABER ANALİZ

SADAT kurucusu Adnan Tanrıverdi Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde.

Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. veya SADAT A.Ş, kurulduğu günden beri Türkiye’nin gündeminden inmeyen bir ‘şirket’. Suriye iç savaşının başlamasıyla ismi uluslar arası alana da taşınan SADAT, organize suç örgütü Sedat Peker’in yayınladığın sekizinci videosuyla Türkiye’nin gündemine bir kez daha oturdu. Peker, Suriye’ye gönderdiği yardım tırlarına SADAT tarafından silah yüklendiğini ve bu silahların da Suriye’deki El Kaide’nin bir kolu olarak gösterilen El Nusra örgütüne götürüldüğünü söyledi. SADAT’ın ismi Suriye’den Libya’ya taşınan cihatçılar nedeniyle de gündeme gelmişti.

Kurucusu Adnan Tanrıverdi’nin oğlu Melih Tanrıverdi’nin ise, geçen hafta Sedat Peker ile ilgili tweet paylaşarak, “emirliklerin eline düşmüş” dediği öğrenildi.

SADAT’a ilişkin “Cumhurbaşkanının özel ordusu”, “Erdoğan’ın paramiliter gücü” gibi ifadeler de kullanılıyor. İşte Türkiye’de 15 Temmuz 2016’da gerçekleşen darbe girişimi sırasında önemli rol üstlendiklerinden Suriye’deki rolüne, Almanya’da soru önergelerine konu olmaktan kurucusu Adnan Tanrıverdi’nin ilginç kişiliğiyle gündemden düşmeyen SADAT…

SADAT NEDİR, NE ZAMAN, KİMLER TARAFINDAN KURULDU?

SADAT Uluslararası Savunma Danışmanlık Şirketi, 28 Şubat döneminde irtica suçlamasıyla TSK’dan atılan 23 subay ve astsubay tarafından 28 Şubat 2012 tarihinde kuruldu. SADAT’ı kuran ekibin başında emekli tuğgeneral Adnan Tanrıverdi bulunuyor. Arapça “Seyitler” anlamına gelen SADAT’ın askeri alanda eğitim, donatım ve danışmanlık faaliyeti göstereceği ülkeler, Türkiye’nin dış politikasına uygun şekilde seçiliyor. İnternet sitesinde şirket merkezi olarak İstanbul-Beylikdüzü gösteriliyor. SADAT bünyesinde kaç kişinin çalıştığı, bu kişilerden kaçının asker kökenli olduğu ise bilinmiyor. SADAT’ın bünyesinde emekli birçok polis bulunduğu da sitelerinde verilen bilgiler arasında. SADAT’ın sitesinde verdiği eğitimler, uluslar arası silah ticareti için yükleme kargo hizmetleri, iç güvenlik ve her türlü askeri eğitimlerin verildiği belirtiliyor.

HULUSİ AKAR’A DERS VERDİ: SADAT’IN KURUCUSU ADNAN TANRIVERDİ KİMDİR?

SADAT’ın kurucusu Adnan Tanrıverdi, Genelkurmay Özel Harp Dairesi ve KKTC Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı’nda görev yapmış eski bir asker. Kara Harp Akademisi’nde dersler de veren Tanrıverdi’nin öğrencisi olan isimler arasında 15 Temmuz’da Genelkurmay Başkanı olan şimdiki Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar da var.

1992 yılında tuğgeneralliğe yükseltilen Tanrıverdi, 28 Şubat döneminde “kadrosuzluk” gerekçesiyle emekli edildi. Emekliye ayrıldıktan sonra kendisi gibi ordudan uzaklaştırılan bin 632 asker tarafından kurulan Adaleti Savunanlar Derneği’ne (ASDER) girdi. Tanrıverdi 2004-2009 yılları arasında ASDER genel başkanlığını yürüttü. ASDER, bünyesindeki Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği (ASSAM) aracılığıyla TSK’nın yeniden yapılandırılmasına yönelik fikirler ortaya koyarak adını duyurdu. ABD’deki benzer şirketlerden etkilenen Tanrıverdi, aynı şekilde faaliyet gösterecek bir Türk şirketi kurma kararı aldı.

ERDOĞAN’LA 1994’TE TANIŞTI

Adnan Tanrıverdi ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tanışıklığının, Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığına, yani 1994 yılına kadar gittiği biliniyor. Erdoğan’ın adaylığı sırasında Tanrıverdi İstanbul Maltepe’de Tugay Komutanı olarak görev yapıyordu. Bu sırada, ortak bir tanıdıkları vasıtasıyla tanışan Erdoğan ve Tanrıverdi’nin ilişkisinin zamanla dostluğa dönüştüğü iddia ediliyor. İkili, 28 Şubat döneminden sonra giderek yakınlaştı.

ADNAN TANRIVERDİ CUMHURBAŞKANLIĞI DANIŞMANLIĞINDAN NEDEN İSTİFA ETTİ

15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sonrasında ise Erdoğan ve Tanrıverdi’nin ilişkisi yeni bir boyut kazandı. Tanrıverdi, Erdoğan’ın isteği ile güvenlik konularında Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olarak görev yapmaya başladı. Devletin en tepesindeki güvenlik zirvelerine katılmaya başladı. Ancak bu resmi ilişki Aralık 2019’da İstanbul’da düzenlenen 3. Uluslararası İslam Birliği Kongresi’ne katılan Tanrıverdi’nin yaptığı “Mehdi’nin gelişine hazırlanmamız gerekiyor” şeklindeki açıklaması ile değişti. Bu sözlere kamuoyunda büyük tepki oluştu. Tanrıverdi, tepkiler üzerine 8 Ocak 2020’de hem başdanışmanlık hem de Güvenlik ve Dış Politika Kurul Üyeliği görevlerinden istifa etti.

‘HİZMETLERİ’: TANK, ZIRHLI ARAÇ AVCILIĞI, KESKİN NİŞANCI EĞİTİMİ, GAYRİ NİZAMİ HARP

SADAT’ın eğitim kursları arasında, “Gayri Nizamı Harp, Keskin Nişancılık, Kara Harekatı, Koruma, Tahrip, İleri Teknik Muharebe, “Topçu ve Havan İleri Gözetleyicilik”, Tank, Zırhlı Araç Avcılığı” gibi eğitim paketleri de bulunuyor.

MERAL AKŞENER SADAT’IN SİLAHLI EĞİTİM KAMPLARINI GÜNDEME GETİRDİ

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener 2018 yılında SADAT’ın Tokat ve Konya’da silahlı eğitim kampları olduğu iddiasını ortaya attı. Akşener, “Örneğin Tokat ve Konya’da silahlı eğitim kampları bulunduğunu duyuyoruz, bu iddialar söyleniyor. Araştırılrsın ve bize bilgi verilsin. Bunların seçim döneminde rol alacakları, istenmeyen bir sonuç çıkması halinde karışıklık yaratacakları yolunda yoğun söylentiler var. Bunlardan birisi de SADAT diye bir yapı. İnanın SADAT da diğer yapılar da benim için toz zerresidir. Bu malum yapılar insanları çatışmaların içerisine sürükleyecekler. Şimdiden uyarıyorum ve önlem alınmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.

HDP: SADAT’ın Cumhurbaşkanı’nın özel ordusu, muhafız gücü, fedaisi, mafyası vs. olduğu yönünde iddialar hakkında tarafınızca bir açıklama yapılacak mıdır?

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mehmet Ali Güller de 6 Şubat 2020 tarihli köşe yazısında, “İdlib’deki gözlem noktalarının kurulmasını SADAT istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan da TSK’nın karşı çıkmasına rağmen kabul etti” iddiasını öne sürdü.

SADAT İÇİN HİÇ SORUŞTURMA AÇILMADI, SORU ÖNERGELERİNE CEVAP VERİLMEDİ

SADAT’a ilişkin bugüne kadar söz konusu iddialara yönelik herhangi bir hukuki soruşturma açılmadı. Şirket hakkında TBMM’ye verilen soru önergelerine ise hükümet tarafından yanıt verilmedi.

15 TEMMUZ’DA DA GÜNDEME GELDİ

SADAT’ın ismi 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle de sıklıkla gündeme geliyor. Başta Boğaz Köprüsü olmak üzere “keskin nişancı” iddialarının göbeğinde hep SADAT yer aldı. AKP reklamcısı Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok’un öldürülmesi de bu keskin nişancılar nedeniyle gündeme gelmişti. Nihal Olçok da eşi ve oğlunun hayatını kaybettiği 15 Temmuz gecesiyle ilgili “faili meçhul” ifadesini kullanarak, ikisinin de darbeci askerler tarafından öldürülmediğini ima etmişti.

SADAT’ın ismi, Adnan Tanrıverdi’nin 5 yıl genel başkanlığını yaptığı ve yine ski askerlerden oluşan Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) nedeniyle de gündeme gelmişti.

Kendisi de 28 Şubat sürecinde Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde (GATA) görevli olan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ASDER üyesi binin üzerinde subay ve astsubayın 15 Temmuz gecesi sokağa çıktığını, darbecilerle çatıştığını ve başta tankların durdurulması olmak üzere “önemli görevler” üstlendiklerini açıklamıştı.

TBMM’DE ERDOĞAN’A SORULDU: GİZLİ ORDUNUZ MU?

HDP Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Ocak 2021’de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a ‘suikast tekniği’ ve ‘gayri nizami harp’ hizmetleri verdiğini duyuran emekli asker ve Cumhurbaşkanı eski danışmanı Adnan Tanrıverdi’nin başında olduğu SADAT’ı ve kurulma nedenini sordu.

SADAT EĞİTİM PROGRAMI: SUİKAST TEKNİĞİ, GAYRİ NİZAMİ HARP…

SADAT’ın resmi sitesinden ‘suikast tekniği’ ve ‘gayri nizami harp’ gibi hizmetleri verdiğinin duyurulduğunu kaydeden Koçyiğit, “Ayrıca SADAT’ın kurucusu Adnan Tanrıverdi’nin ASSAM adlı derneğinin, geçen aralık ayında sanal ortamda düzenlediği İslam birliği kongresinde, İslam ülkelerinin başkenti, bayrağı ve resmi dili olan bir konfederasyon çatısı altında bütünleşmelerinin kararlaştırıldığını kamuoyuna duyurduğu da basında yer almıştır” ifadelerini kullandı.

“SADAT’IN CUMHURBAŞKANI’NIN ÖZEL ORDUSU OLDUĞU DOĞRU MU?”

HDP’li Koçyiğit Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay’a şu soruları yöneltmişti:

-Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret Şirketi (SADAT) isimli şirketi denetleyen kurum veya kurumlar hangileridir?
-Milli Savunma Bakanlığı belirtilen şirketten hizmet almış mıdır? Almışsa bunlar ne tür hizmetlerdir?
– Türkiye sınırları içerisinde SADAT tarafından silahlı eğitim kamp alanı kurulmuş mudur? Bunlar hangi bölgelerdedir?
-SADAT isimli şirketin suikastçı yetiştirdiğine dair iddialar hakkında tarafınızca başlatılmış bir soruşturma var mıdır?
-SADAT’ın Cumhurbaşkanı’nın özel ordusu, muhafız gücü, fedaisi, mafyası vs. olduğu yönünde iddialar hakkında tarafınızca bir açıklama yapılacak mıdır?
-Türk Silahlı Kuvvetleri dışında böylesi bir yapıya neden ihtiyaç duyulmuştur? Kurulum amacı nedir?
-Şirketin açıklamaları arasında ‘İslam ülkeleri arasında savunma ve savunma sanayii işbirliği ortamı oluşturmak’ gibi iddialarda bulunmaktadır. Bahsedilen bu İslam ülkeleri hangileridir? El-Nusra, El- Kaide, İŞİD benzeri terör örgütleri ile bağlantı iddiaları doğru mudur?
-Adnan Tanrıverdi, şirketin kurulduğu dönemde, SADAT’ı, AKP hükümetinde yer alan yetkililerin isteği üzerine kurduklarını açıklamıştır. Bu açıklama doğru mudur? Doğru ise bunun gerekçesi nedir?

SADAT ALMANYA’DA DA GÜNDEME GELMİŞTİ

Alman Sol Parti’den Ulla Jelpke, Andre Hahn, Gökay Akbulut başta olmak üzere bazı vekiller, hükümete SADAT’a dair bir soru önergesi yöneltti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 30 Eylül 2018’de Köln’deki cami açılışını yapmak üzere yaptığı Almanya ziyareti sırasında koruma olarak görev alan kişilere yönelik soru önergesinde, SADAT da soruldu.

Erdoğan’ın ziyaret sırasında Türkiye resmi heyeti içinde ya da koruma olarak görev alan kişiler arasında SADAT A.Ş.’den kişilerin olup olmadığı sorusuna hükümetten verilen yanıtta, “Bu konuda bilgi sahibi” olunmadığı belirtildi.

Yine SADAT kurucusu Tanrıverdi’nin de yine aynı şekilde söz konusu heyet ya da koruma ekibinde olup olmadığı ve Alman hükümeti ile yürütülen görüşmelere katılıp katılmadığı soruldu. Hükümetin yanıtında, “SADAT kurucusu Tanrıverdi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resmi ziyareti kapsamında gelen heyet içinde bulunmadı” denildi.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram