‘Ölmek istemiyorum’ diyen Ayşe Özdoğan: Müsaade edin tedavimi olayım, sonra istediğiniz cezayı yatayım

Aldığı hapis cezası onanan, infaz erteleme için süreci de İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun yeniden tetkikleri istemesi nedeniyle uzayan kanser hastası Ayşe Özdoğan, “Doktor bu halde en fazla 5 yıl yaşarsın diyor, cezaevine girsem bile bana verilen 9 yıllık cezayı çekemem. Lütfen müsaade edin tedavimi olayım, sonra istediğiniz cezayı yatayım” dedi. 

KRONOS 15 Eylül 2021 GÜNDEM

Gülen cemaatine yönelik soruşturmalar kapsamında yargılanıp 9 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan kanser hastası Ayşe Özdoğan, son aylarda sosyal medyadan yardım istemesiyle kendisini duyurmaya çalışıyor. Cezası onanan ve infaz erteleme bekleyen Özdoğan, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan gelen tetkiklerin yeniden yapılması isteğiyle hayal kırıklığına uğradı.

İki yıl önce Maxciller sinüs kanseri teşhisi konan Özdoğan’ın sol üst çenesi, dişleri, elmacık kemiği ve tükürük bezleri alındı. Şimdiyse önünde dört ameliyatı daha var, ancak Özdoğan tedavisi tamamlanmadan cezaevine girmek istemiyor. İddianamesinde Özdoğan’a isnat edilen suçlar ise şunlar: Özel bir öğrenci yurdunda idarecilik yapmak, Bank Asya’da hesabının olması, dernek üyeliği ve Bylock mesajlaşma programını kullanılması. Ayşe Özdoğan’ın öğretmen olan eşi de “silahlı terör örgütü suçlamasıyla” kamudaki görevinden atıldı ve 13 yıl hüküm giyerek tutuklandı.

‘CAN ÇEKİŞEN BİR KEDİ BİR KÖPEK KADAR SESİMİ DUYAN OLMADI’

Avrupa’nın en büyük yayıncısı olarak bilinen Euronews Türkçe’de Ahmet Erkan Yiğitsözlü imzasıyla Ayşe Özdoğan’ın hikayesine ve kendisiyle yapılan bir röportaja yer verildi. Haberde kendi başına hayatını sürdüremediği için Denizli’nin Serinhisar ilçesindeki baba evine sığınan Ayşe Özdoğan’ın, halsizlik, ağrı ve baş dönmesi sonucu yürüme ve konuşma güçlüğü çektiği, ancak damağına takılan protezle konuşabildiğine yer verildi. Haberde yakalandığı ölümcül ve ağır seyreden hastalığına rağmen ameliyatından kısa süre sonra mahkemeye çıkarılan ve ilk duruşmada tutuklanan Özdoğan’ın, “Sesimi kimseye duyuramadım. Can çekişen bir kedi, bir köpek kadar sesimi duyan olmadı” dediği aktarıldı.

‘SAĞLIĞIMA KAVUŞURSAM CEZAM NEYSE ONU ÇEKMEYE RAZIYIM’

Cezaevinden çıktıktan sonra iki ameliyat geçiren Özdoğan annesi ve kız kardeşinin yardımıyla yaşamını sürdürmeye çalıştığı belirtilen haberde, Yargıtay’ın geçtiğimiz temmuz ayında ilk derece mahkeme kararını onayladığı ve hükmün kesinleştiği kaydedildi. Bir yandan ölümcül hastalığıyla mücadele eden Özdoğan’ın diğer yandan tekrar cezaevine gireceğinin endişesini taşıdığı vurgulandı.

‘BU ŞARTLARDA CEZAEVİNE GİRERSEM ÖLÜRÜM’

Euronews’in haberinde Ayşe Özdoğan’un şu sözlerine yer verildi:
“Ben ayakta duramayan, yüzde 72 engelli, sürekli kontrol altında olması gereken bir hastayım. Damağımda delik olduğu için yediğim ve içtiğim her şey burnumdan çıkıyor. Aldığım gıdalar sinüslerime ve yüz boşluğuma doluyor. Bu durum yüzümde yanma ve iltihaplanmaya yol açıyor. Bir buçuk yıldır bu iltihaplarla yaşıyorum ve kanımdaki enfeksiyon nedeniyle aşırı halsizlik yaşıyorum. Hiçbir kişisel ihtiyacımı karşılayamıyorum. Hakkımda verilen ceza 9 yıl, oysa doktorlar bu hastalıkla en fazla beş yıl yaşayabileceğimi söylüyor. Ben bir insan olarak, Anayasanın bana verdiği yaşama hakkını kullanmak istiyorum. Tedavime izin verin. Sağlığıma kavuşursam cezam neyse onu çekmeye razıyım. Yetkililere sesleniyorum lütfen yardım edin.”

‘YARGITAY EŞİMİN DAVASINI BOZDU, ANCAK SERBEST BIRAKILMIYOR’

“Bundan sonra dört ameliyat olmam lazım. Çocuğumun önüne pişmiş yemeği hazırlayıp koyamıyorum. Ben yaşamak istiyorum. Çocuğumun annesiz kalmasını istemiyorum. Dosyam Yargıtay aşamasında defalarca dilekçe verdim. Ben kendime bakamıyorum. 13 yıl hüküm giyen eşimin dosyası Yargıtay tarafından bozuldu buna rağmen serbest bırakılmadı. Çok mu zor eşimin çıkartılması, bana ve çocuğuma yardımcı olması çok mu zor?”

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram