Mustafa Çalışkan’ı damat mı konuşturdu?

Mustafa Çalışkan’ın “benim gibi bir insanı kim açığa alacak” sözleri bilinçli söylenmiş sözlerdi. Anlaşılan uzun süredir kendisinden haber alamadığımız damat Albayrak, Mustafa Çalışkan’ı kullanarak tüm Türkiye’nin izlediği satranç oyununda riskli bir hamle yaptı.

SONER KOÇ 29 Mayıs 2021 HABER ANALİZ

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu katıldığı bir televizyon programında, Sedat Peker’e polis koruması verilmesinde sorumluluğun, dönemin İstanbul terörden sorumlu emniyet müdürü ile halen Emniyet Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Mustafa Çalışkan da olduğunu belirterek suçlamaları reddetmişti.

Soylu ayrıca, Sedat Peker hakkındaki soruşturmanın bekletilmesi ve sümen altı edilmesinde de Çalışkan’ı itham etmiş ve soruşturmayı ancak Çalışkan görevden alınınca başlatabildiğini anlatmıştı.

PEKER’DEN SONRA SOYLU’YA BİR TEHDİT DE ÇALIŞKAN’DAN

Cumhuriyet gazetesinde yer alan haberde; Mustafa Çalışkan’ın “benim gibi bir insanı açığa kim alacak? Bir görelim bakalım. Bence toplum Soylu’nun açıklamalarından rahatsız.” dediği yer aldı.

Gazeteci Cüneyt Özdemir, Youtube üzerinden yaptığı yayınında, Cumhuriyet gazetesindeki haberle ilgili Mustafa Çalışkan’a program teklifinde bulunduğunu ancak Çalışkan’ın; “ben ilk olarak size şunu söyleyeyim, röportaj vermek için bu konuşmayı yapmadım ve de bunların yazılacağından haberdar değildim, yazılacağını bilsem hiç konuşmazdım” dediğini aktardı. Ayrıca Özdemir, Çalışkan’a off the record birkaç soru sorduğunu onun da off the record, yani gazeteciyle arasında kalmak kaydıyla kendisine bazı olayları anlattığını, bunları Çalışkan’dan izin almadan yayınlayamayacağını söyledi.

Öncelikle Mustafa Çalışkan gibi yıllarca İstanbul Emniyetini yöneten bir ismin, gazetecilere verdiği bir demecin haber olup olmayacağını bilmemesi düşünülemez. Kaldı ki haberi yapan Cumhuriyet gazetesi muhabiri, Çalışkan’ın kendisini bu şekilde uyarmadığını açıkladı. Bu nedenle Çalışkan’ın “benim gibi bir insanı kim açığa alacak” açıklamasının bilerek ve isteyerek yapıldığını düşünmek gerekiyor. Çalışkan bu sözleriyle, sorumluluğu kendi üzerine atan Soylu’ya açıkça mesaj göndermişe benziyor. Çalışkan aslında Soylu’ya, bana dokunursan bildiklerim “off the record” olmaktan çıkar mesajı gönderiyor.

15 Temmuz döneminin İstanbul Emniyet Müdürü olan Mustafa Çalışkan’ın off the record neler bilebileceği herkesin malumudur. Ancak asıl önemli olan, Çalışkan’ın emir komuta zincirinde amiri pozisyonundaki bakanına bu şekilde “posta koyabilmesine” cesaretlendiren kim ve ne tür bilgilerdir?

SOYLU, TERÖR MÜDÜRÜNÜ NEDEN SUÇLADI?

Soylu’nun Habertürk canlı yayınında suçladığı isimlerden birisi de rüşvet suçundan ihraç edildiği iddia edilen emniyet müdürü Özgür Taşdemir’di. Mustafa Çalışkan, en güvendiği isim olan Özgür Taşdemir’i önce terör şube müdürü daha sonra da kendi özel kalem müdürü olarak atamıştı.

Süleyman Soylu Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çalışkan’ı neden görevden alamaz başlıklı bir önceki yazımda; Çalışkan’ın İstanbul Emniyet Müdürü olduğu dönemde Süleyman Soylu ve oğlunun bir uyuşturucu ihbarı üzerine terör şube tarafından telefonlarının dinlendiği ve Soylu’nun görüşme kayıtlarının bulunduğunun iddia edildiğini belirtmiştim. İşte Soylu ve yakınlarının telefonlarının dinlendiğinin iddia edildiği dönemde İstanbul Terör Müdürü Mustafa Çalışkan’ın en yakın adamı olan Özgür Taşdemir’di.

Soylu, Özgür Taşdemir ismi ile hem Mustafa Çalışkan’ı hedef almış hem de kendisi ve yakınları hakkında yapıldığı iddia edilen telefon dinlemeleriyle ilgili mesaj vermiş oldu.

ÇALIŞKAN’I DAMAT MI KONUŞTURDU?

Mustafa Çalışkan’ın “benim gibi bir insanı kim açığa alacak” sözleri kanaatimce bilinçli ve isteyerek söylenmiş sözlerdi. Çalışkan’ın damat Berat Albayrak’a yakın olduğu ve Albayrak’ın İstanbul yapılanması içerisinde yer aldığı herkesçe bilinen bir durum. Anlaşılan uzun süredir kendisinden haber alamadığımız damat Albayrak, Mustafa Çalışkan’ı kullanarak tüm Türkiye’nin izlediği satranç oyununda riskli bir hamle yaptı.

Berat Albayrak böylece, kamuoyunun aslında çok iyi bildiği ancak bir türlü yüksek sesle dile getirilemeyen “dayak hadisesinin” acısını çıkaracak gibi duruyor. Dayağı kimin attırdığını zaten herkes biliyor. Şu ana kadar izlediğimiz sürece bakılacak olursa, dayağın attırılmasına sebep olan meğer Soylu’ymuş. Soylu bir yandan damadı Sedat Peker’e yani Saray’a düşman ederken, diğer yandan da Saray’da damadın kuyusunu kazıyormuş. Çalışkan’ın Soylu’ya yönelik sözlerine bakılacak olursa; damat da İstanbul’da etkin olduğu dönemde boş durmamış ve Çalışkan üzerinden arşivini sağlam tutmuş. Zaten bir Hazine Bakanı, hem de kayınpederine meydan okuyarak, başka nasıl “at izi it izine karışmış” diyebilirdi ki? Soylu o gün damada omuz atmayacaktı!

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram