Oğuzhan Asiltürk devletin Milli Görüş’e tayin ettiği vasi mi?

Oğuzhan Asiltürk bir yerlerden ışık almış olacak ki başını kumdan çıkarıp Cumhur İttifakı için sahaya çıkıyor. Üstelik, SP lideri Karamollaoğlu’na “Seninle ya da sensiz. Saadet Cumhur İttifakı'nda olacak” gözdağıyla birlikte. Peki Asiltürk kimden, nereden alıyor bu gücü?

FİKRİ DOĞAN 31 Ocak 2021 PORTRE

Dönemin Refah Partisi Genel Sekreteri Oğuzhan Asiltürk.

Ajanslara düşen “Cumhurbaşkanı Erdoğan Oğuzhan Asiltürk’le görüştü” haberini görünce aklımdan geçen ilk şey sanırım pek çok kişinin de aklından geçmiştir: “Oğuzhan Asiltürk yaşıyor mu?” Öyle ya, nereden baksanız 60 yıl geçirmiştir siyasette. Biz onu Erbakan’ın sağ kolu olarak hatırlıyorduk. Çok uzun zamandır da medyadan uzak kalınca hakkın rahmetine kavuşmuştur diye yerleşmiş belleğimize demek ki.

ERDOĞAN’LA BULUŞTU, GÜNDEME GELDİ

Neyse “Allah uzun ömür versin” diyelim. Versin de, meğer hâlâ Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı’ymış Asiltürk. Cehaletimden utandım, itiraf edeyim. Asiltürk-Erdoğan görüşmesinde çaylar içilmiş, eski günler yad edilmiş ve mesele ittifak konusuna gelmiş. Ve evet, meğer Asiltürk, Saadet Partisi’nin Cumhur İttifakı’na katılması taraftarıymış. Erdoğan’ın ziyaretinin amacı da buymuş.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk’ü evinde ziyaret etti.

KİMDİR OĞUZHAN ASİLTÜRK?

Nereden çıktı derseniz, Erdoğan-Bahçeli-Perinçek üçlüsünün oyları düştü. Fena halde oya ihtiyaçları var. Bahçeli, Meral Akşener’e sürekli ‘Eve dön kızııııımm’ çağrısı yapıyor. Baba dayağından mı, aile içi şiddet korkusundan mıdır bilinmez Akşener ‘dönmem’ diye inat ediyor. Erdoğan’ın Arınç’a yaptırdığı Kürt oyu sortisi de, yine Erdoğan tarafından bitirildi. Demek ki durum görünenden daha vahim ve Erdoğan, Asiltürk’e gidip “Eski bizimkilere, şimdiki sizinkilere söyle de bizi desteklesinler” deme ihtiyacı hissediyor. E Saadet Partisi Millet İttifakı’nda, üstelik çok sert muhalefet ediyor Cumhur İttifakı’na… O zaman aklıma geldi, kim bu Oğuzhan Asiltürk ki Erdoğan ayağına gidip ‘destek’ istiyor?

ERBAKANCI SİTELERİN HEDEFİNDE

Sonra eski defterleri karaştırırken Necip Fazıl’ın 40 küsur sene önce Oğuzhan Asiltürk’le ilgili söylediği, “Ne Oğuz’dur ne de Han, ne Asil’dir ne Türk’’ ifadelerini gördüm. Düşünsenize bir insanın ismi hem ‘Oğuz’ hem ‘Han’ hem ‘Asil’ hem de ‘Türk’ olabilir mi? Karahanlı hükümdarı Tabgaç Uluğ Buğra Han’ın ismi bile bu kadar Türk olamaz, dedi bir arkadaşım. Türklükle ilgili ne kadar ‘ulu’ kelime varsa beyefendiye vermişler. Dönem öyle bir dönemmiş demek ki… 

Erbakan ve Asiltürk

Sonra bir-iki eski Refah Partili tanıdıkla konuştum. Anlaşılan Oğuzhan Asiltürk’le ilgili çok iddia var. Üstelik iddiaları dile getirenlerin hemen tamamı ‘koyu Erbakancı’ isimler. Hiç girmeyeceğim, isteyen internetten araştırma yapabilir. “Peki Erbakancılar, Hoca’nın sağ kolu Asiltürk hakkında nasıl böyle şeyler yazabiliyorlar?” diye soracak olursanız… Mesele taa 1970’lere dayanıyor.

3 DÖNEM BAKANLIK DA YAPTI

Oğuzhan Asiltürk, Malatya Hekimhan doğumlu. Malatya-Darende-Hekimhan üçgeninden çıkmış çok ünlü siyasetçi ve iş adamı var hâlâ çok aktif olan. Asiltürk de, Milli Nizam Partisi döneminde giriyor siyasete. Milli Selamet Partisi, Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Saadet Partisi dönemlerine hep siyasetin içinde. 70’li yıllarda kurulan koalisyon hükümetlerinde içişleri ve sanayi bakanlığı da yapıyor. Yani görünürde her daim Erbakan’ın dizinin dibinde ancak iddialar hiç de öyle olmadığını gösteriyor.

ASİLTÜRK-BAYRAMIŞIK BAĞLANTISI

Erbakan’ın yakın arkadaşlarından ve Milli Nizam Partisi’nin eski genel başkanı Süleyman Arif Emre, anılarında ilginç bir şey anlatıyor. İddialara göre Milli Nizam Partisi kurulurken Erbakan’a Musa Saffet Bayramışık isimli biri geliyor. Süleyman Arif Emre, “Tipini beğenmedim” dediği adamı Erbakan’la görüştürmek istemiyor ancak adam ısrarcı olunca, Erbakan’ın odasına alıyor. Karayım Türkleri’nden bir Yahudi olduğunu söyleyen Musa Saffet Bayramışık, sonradan Müslüman olduğunu ve kendisini Amerika Yahudi Cemaatleri’nin gönderdiğini söylüyor. Bayramışık, Erbakan’dan Siyonizm söylemlerine son vermelerini istiyor. Aksi halde ‘partilerinin kapatılacağını’ iletiyor. Burada Süleyman Arif Emre’nin yazmadığı ama Milli Görüşçüler’in ısrarla üzerinde durduğu bir şey daha var. Bayramışık, ‘iyi ilişkiler içinde oldukları’ Oğuzhan Asiltürk ve Şevket Kazan’ın da partide olmasını istiyor. Sonra ne oldu bilmiyoruz ama Milli Nizam Partisi bu ziyaretten kısa süre sonra sudan sebeplerle kapatılıyor.

Yine iddialara göre Asiltürk ve Şevket Kazan, Erbakan’ın sağına ve soluna yerleşiyor. Bu ikilinin görevi Erbakan’ın ‘ileri’ gitmesini önlemek. 

MSP davası Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 No.lu Askeri Mahkemesi’nde görüldü. Erbakan avukatıyla konuşurken. (Fotoğraf: Saim Tokaçoğlu)

HER FIRSATTA ARIZA ÇIKARIYOR

1974 MSP-CHP koalisyonu öncesi MSP içinde “CHP ile ittifak yapmayalım” fikri ön plana çıkıyor. Asiltürk iddialara göre CHP lideri Baykal’la defalarca gizli gizli buluşup koalisyonun temellerini atıyor. Koalisyon hükümeti olmalarına rağmen MSP içinde büyük kavgalara yol açıyor ama kimse Asiltürk’ü karşısına almaya cesaret edemiyor.

1974 CHP-MSP koalisyonunda MSP’ye 7 bakanlık veriliyor. Erbakan da İçişleri Bakanlığı’na 1. Ordu’dan emekli olan Orgeneral Faik Türün’ü getirmek istiyor. Ama Oğuzhan Asiltürk buna şiddetle karşı çıkıyor ve bakanlığın kendisinin hakkı olduğunu savunuyor. Kulisler, baskılar derken Erbakan çok güvendiği Türün’den vazgeçip Oğuzhan Asiltürk’ü İçişleri Bakanı yapıyor.

ERBAKAN’IN BAŞKANLIĞINI ENGELLEMEK İSTEDİ

Aradan biraz zaman geçiyor. Milli Selamet Partisi’nin kuruluşuna Erbakan yurt dışında olduğundan katılamıyor. O zamanki genel başkan Süleyman Arif Emre, koltuğu Erbakan’a devretmek istiyor. Asiltürk burada da Erbakan’ın karşısına dikiliyor. Bu kez açık açık muhalefet ediyor üstelik.

Oğuzhan Asiltürk-Rasim Hancıoğlu-A. Tevfik Paksu üçlüsü kulislerde bastırınca ortalık karışıyor. Günler süren tartışmalardan sonra büyük bir özveri gösteren Süleyman Arif Emre genel başkanlıktan çekilirken, yerine Erbakan’ı teklif ediyor. Erbakan 20 Ekim 1973’te Asiltürk’ün muhalefetine rağmen MSP Genel Başkanlığı’na seçiliyor.

MASON DERNEĞİNE YARDIM SORULARI CEVAPSIZ

Oğuzhan Asiltürk’ün bakanlığı döneminde Türk Yükselme Cemiyeti adını Hür ve Kabul Edilmiş Mason Derneği olarak değiştiriyor ve İçişleri Bakanlığı’ndan tescil alıyor. Muhalefetin bu yönde verdiği soru önergelerine Asiltürk cevap bile vermiyor.

Seneler geçiyor ve takvim 1987’yi gösteriyor. Erbakan’ın siyasi yasağı kalkıyor. Hoca, Refah Partisi’ne üye oluyor. Erbakan’ın genel başkanlığa gelmesi meselesinde karşısında yine Oğuzhan Asiltürk dikiliyor. Asiltürk, Erbakan’ın genel başkan olmaması gerektiğini ‘Onursal Genel Başkan’ olarak devam etmesi gerektiğini açık açık söylüyor ancak yine gücü yetmiyor ve Erbakan bir daha genel başkanlığa seçilirken Asiltürk’ün ‘Erbakan’ın yerine geçme’ hayalleri yine erteleniyor.

Fazilet Partisi 1. Olağan Kongresi.

YENİLİKÇİ-GELENEKÇİ AYRIŞMASINDA DA ETKİN

Sıra partide ‘yenilikçi-ak saçlı’ kopuşunun yaşandığı devre geliyor. Asiltürk, söylenenlere göre ‘yenilikçi’ kanadı destekliyor el altından. Başarılı da oluyor. Asiltürk karşıtı Milli Görüş cenahına göre o kendini partinin genel başkanlığına layık görüyor ve her adımda bunun hesabını yapıyor. Şimdi diyeceksiniz ki, madem böyle Erbakan onu neden göndermedi partiden? Hemen söyleyelim, teşkilatlar Asiltürk-Kazan ikilisine bağlı ve taban üzerinde çok etkinler. Erbakan ya cesaret edemiyor ya da ‘dostuna yakın düşmanına daha yakın ol’ prensibi gereği onları yanında tutuyor.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

dSaadet Partisi ile ilgili yeni iddia: Asiltürk ile Kurtulmuş ittifak görüşmesi yaptı

dAsiltürk: Erdoğan, İstanbul Sözleşmesi’ni kaldıracak 

 

‘ERBAKAN PARTİNİN PARALARINI YEDİ’

Asiltürk asıl bombayı Erbakan 2011’de vefat ettikten sonra patlatıyor. Erbakan’ın ölümünden kısa süre sonra partinin genel idare kurulunda “Erbakan partinin parasını yedi. Ümmetin parasını mirasçılarına bıraktı” diyor. Bu sözler partiyi karıştırıyor ama Asiltürk geri adım atmıyor. Yıllar sonra Bursa’daki yazlığında kendisini ziyarete gelenlere, “Erbakan bana da 30 bin dolar borç taktı. Ailesi ödemiyor… Ben Millî Görüş lideriyim, isteyen itaat eder, etmek istemeyen çeker gider’’ diye rest çekiyor.

‘BALYOZCULAR VATANSEVER”

Asiltürk’ün sonraki yıllarda ettiği “28 Şubat MGK kararları ABD’de yazıldı” sözü de dikkatlerden kaçmıyor. 28 Şubat mağdurları dönemle ilgili açılan davaya ‘mağdur’ sıfatıyla müdahil olurken, Asiltürk ‘davacı’ olmuyor. Nedenini ise “Biz intikamcı değiliz. Olan oldu” diye açıklıyor. Aynı Asiltürk, Ergenekon soruşturmalarıyla ile ilgili “Ergenekon, Türk ordusunda ABD karşıtlarının tasfiyesidir” açıklaması yapıyor. Bu da yetmiyor, “Balyozcular vatansever oldukları için hapisteler” beyanatı veriyor.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Saadet Partisi eski genel başkanı, eski başbakanlardan Prof.Dr. Necmettin Erbakan’ı anma töreninde.

ERGENEKONSEVER ASİLTÜRK

Asiltürk’ü ‘şüpheli’ durumuna düşüren olaylar zincirinin içinde 28 Şubat dönemi ve Ergenekon operasyonları dönemindeki ilginç çıkışları da bulunuyor. O dönemde Asiltürk’ün, “Ergenekon, altını çizerek söylüyorum, Türk ordusunda TSK içinde Amerikan karşıtlarının tasfiyesidir. Nokta ve bir de ünlem koyuyorum. Başka bir şey değildir çünkü aynı olaylar içinde şu anda Silahlı Kuvvetler’in içerisinde bir kısım insanlar var, Amerikan karşıtları ortadan kaldırılmak isteniyor. Sebebi de Amerika’nın İran’a müdahalesinde orduyu kendi istedikleri hale getirmektir ama şerefli Türk ordusu oyuna gelmez diye düşünüyorum” sözleri uzun süre tartışılıyor.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

dSaadet Partili Aktaş: Oğuzhan Asiltürk parti içinde darbe planlıyor

dAsiltürk’le ilgili yeni iddia: Beştepe Sarayı’na yeğenin arabasıyla giderek ittifak pazarlığı yaptı

 

Şimdi Oğuzhan Asiltürk bir yerlerden ışık almış olacak ki başını kumdan çıkarıp Cumhur İttifakı için sahaya çıkıyor. Üstelik, SP lideri Karamollaoğlu’na “Seninle ya da sensiz. Saadet Cumhur İttifakı’nda olacak” gözdağıyla birlikte.

Oğuzhan Asiltürk’ün Cumhur İttifakı için Saadet Partisi’nin rotasını değiştirmesi, ‘müesses nizam’ın Milli Görüş’ün kalan son parçasına da kayyım ataması, vesayeti demek olacak.

Bir başka vasisi Reis olabilir mi?

Göreceğiz…  

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram