Mevlüt Öztaş’ın cezaevi günlükleri: Bir gazetecinin gün gün ölüme gidişi

Geçen ay hayata veda eden gazeteci Mevlüt Öztaş cezaevinde tuttuğu günlüklerde ve notlarda ihmal yüzünden yavaş yavaş ölüme gidişini yazmıştı. Bir gazeteci hiçbir suç gösterilmeden nasıl hapiste tutuldu? Nasıl sistemli psikolojik işkenceye uğradı? Kansere yakalandığını nasıl öğrendi? Bütün bu soruların cevabı Öztaş'ın kendi satırlarında...

KRONOS 28 Eylül 2020 KRONOS ÖZEL

Gazeteci Mevlüt Öztaş, KHK ile kapatılan Cihan Haber Ajansı’nın Uşak muhabiri olarak çalıştığı için ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla 1 Şubat 2018’de tutuklanmıştı. Cezaevine girdiğinde sağlıklı olan Öztaş’ın önce böbrekleri çalışamaz duruma geldi, ardından hipertansiyon hastalığı ortaya çıktı. Mevlüt Öztaş cezaevinde son olarak pankreas kanserine yakalandı. Tahliyesi için verilen uzun uğraşlar sonuçsuz kalan Öztaş, 4. evreye ulaşan kanser bütün vücuduna yayılınca 23 Haziran’da tahliye edildi. Fakat tedavi için artık çok geç kalınmıştı. Mevlüt Öztaş tahliyesinden 57 gün sonra, 19 Ağustos 2020 tarihinde hayata veda etti.

Öztaş cezaevinde yaşadıklarını not defterine kaydetmiş, bir günlük tutmuştu. Mevlüt Öztaş’ın kendisini ölüme götüren 874 güne tanıklık eden günlüğünü yayımlıyoruz.

Üç bölüm halinde yayımlanacak bu günlüklerde bir gazetecinin hiçbir suç gösterilmeden nasıl hapiste tutulduğunun, uğradığı sistemli psikolojik işkencenin, cezaevine girdikten sonra türlü hastalıklarla mücadelesinin, pankreas kanserine yakalanışının ve maalesef gün gün ölüme gidişinin hikâyesini bulacaksınız. İşte Mevlüt Öztaş’ın cezaevi günlükleri:

 

‘Tutukluyum ama hiçbir suç gösterilmiyor’

‘MASAK SUÇSUZLUĞUMU İSPAT EDİYOR’

15 MART 2018 (mahkemeye verdiği dilekçeden) – MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) raporu, suçsuzluğumu ispat etmektedir. Çünkü orada belirtildiği üzere, ben sadece Uşak Gazeteciler Cemiyeti ve Uşak Yayıncılar Birliği’ne üyeyim. Bunun haricinde herhangi bir örgüte üyeliğim bulunmamaktadır.

OĞLUNDA KONUŞMA PROBLEMİ ORTAYA ÇIKTI

İki kızım üniversitede bir kızım da lisede okumaktadır. Üç buçuk yaşında bakıma muhtaç bir oğlum var. [Öztaş’ın oğlu Ali Yekta’da, babasının cezaevine konulmasından sonra konuşma problemi baş gösterdi.] Eşime 2013’te Hepatit teşhisi konuldu. Eşim rahatsızlığı sebebiyle herhangi bir işte çalışmaması gerekirken, hem ailemizin hem de benim ihtiyaçlarım için, iş bulabilirse gündelik işlerde çalışmaktadır. Bu sıkıntılı günlerinde onlara destek olmak istiyor ve tahliyemi talep ediyorum.

‘AİLE BÜTÜNLÜĞÜMÜZ BOZULDU’

10 TEMMUZ 2018 – 160 gündür tutukluyum. Evli ve dört çocuk babasıyım. Eşim hasta. Ailemin bir geliri yok. Aile bütünlüğümüz bozuldu. Çocuklarımı uzun zamandır göremediğim için psikolojileri bozuldu.

12 TEMMUZ 2018 – Rahatsızlığım sebebiyle doktora gittim.

26 TEMMUZ 2018 – Doktora gittim ve tahlil için kan örneği verdim.

‘HASTA MAHREMİYETİNE SAYGI DUYULMADI’

27 TEMMUZ 2018 – Rahatsızlıklarım sebebiyle göz, üroloji ve nefroloji doktorlarında muayene oldum. Muayene sırasında kelepçelerimin çıkarılması ve doktor-hasta mahremiyeti gereğince doktorla yalnız görüşme taleplerim reddedildi.

‘AMELİYAT OLMAK İSTEMİYORUM’

30 TEMMUZ 2018 – Hastalıklarımın teşhisi için kan ve idrar numuneleri verdim ve ultrason çektirdim.
Cezaevi şartları çok kötü. Sular sık sık kesiliyor, koğuş hijyenik değil. Sıcak su, günlük sadece 45 dakika akıyor ve koğuştaki 21 kişi bu kadar sürede banyo yapmak zorunda. 8 kişinin kalabileceği koğuşta 21 kişi kalıyoruz. Tuvalet ihtiyacı için bir saat sıra bekliyoruz. Kıyafetlerimi ve şahsi eşyalarımı koyabilecek bir dolabım yok. Koğuşta toplam beş dolap var.
Doktor sol kasığımdaki fıtık sebebiyle ameliyat olmam gerektiğini söyledi. Fakat aynı koğuşta kaldığımız bir arkadaşım, hastane şartlarının çok kötü olması sebebiyle, ameliyat sonrası enfeksiyon kaptığını ve felç olma tehlikesi olduğunu beyan etti. Bu endişe ve korku sebebiyle ameliyat olmak istemiyorum.

‘SAĞ BÖBREĞİM İŞLEVİNİ YİTİRDİ’

1 KASIM 2018 – Kronik böbrek yetmezliği ve hipertansiyon hastalığı teşhisi konuldu. Sağ böbreğim işlevini yitirdi, sol böbreğim ise yüzde 87 kapasite ile çalışmakta.

2 KASIM 2018 – Doktora gittim. Yarın tekrar gelmemi ve diyetisyene sevk edeceğini söyledi. Bunu talep ettiğim zaman cezaevi sağlık görevlisi Turgay isimli kişi tedaviye gitmemi engelledi ve beni doktora göndermedi.

17 OCAK 2019 – Doktora gittim. Tansiyon ve mide ilacı aldım.

1 ŞUBAT 2019 – Rahatsızlığım sebebiyle doktora gittim. Ürikoliz ilacı verildi.

14 ŞUBAT 2019 – Tansiyon için doktora gittim. Tansiyon ve demir ilacı aldım.

28 ŞUBAT 2019 – Rahatsızlığım sebebiyle doktora gittim. Tansiyon: 11/6, Kilo: 69.

7 MART 2019 – Rahatsızlığım sebebiyle doktora gittim.

14 MART 2019 – Doktora gittim. Tansiyon: 90/50, Kilo: 72. Mide ilacı aldım.

28 MART 2019 – Doktora gittim. Kasık fıtığı ameliyatı için Afyon Kocatepe Üniversitesi’ne sevk edildim.

‘TUTUKLUYUM AMA HİÇBİR SUÇ GÖSTERİLEMİYOR!’

10 HAZİRAN 2019 – ‘Silahlı terör örgütü üyeliği’ suçlamasıyla tutukluyum. Fakat bu suçlamaya delil oluşturabilecek silah, mermi, teçhizat, örgüt şeması, yaptığım bir silahlı terör eylemi, bilerek işlediğim bir suç gösterilememiştir. Çünkü yoktur. Çalıştığım Cihan Medya valilik, belediye, emniyet müdürlüğünün protokol listesinde bulunan ve sürekli basın daveti ve bilgilendirme gönderilen, Turkuaz Medya, Doğan Medya ve Demirören Medya gibi ‘yasal’ bir kuruluştu.

30 EYLÜL 2019 – Rahatsızlığım sebebiyle doktora gitmek istiyorum. (Not: Talebime cevap verilmedi.)

‘SUÇUM GAZETECİLİK YAPMAK!’

30 EKİM 2019 – Hakkımdaki iddialar şunlar: 1) Haber amaçlı yaptığım görüşmeler. 2) Cihan Medya’da çalışmış olmam. 3) Hükümete karşı muhalif haber yapmam. 4) Haber amaçlı, adliye önündeki protesto eylemini takip etmem. 5) Yaptığım haberlerin sosyal medyada paylaşılması. 6) Hazırladığım bazı eğitim haberleri. 7) Haber amaçlı yaptığım telefon görüşmeleri. 8) Çalışmamın karşılığı olarak maaşımın, devlet onaylı bir banka olan, Bank Asya’ya yatırılması.

‘DİLEKÇELERİME CEVAP VERİLMİYOR’

1 KASIM 20019 – Kurum müdürüne yazdığım ve cevap alamadığım dilekçelerim: 3 Aralık 2018 tarihli battaniye talep dilekçesi, 25 Mart 2019 tarihli dilekçe, 13 Mayıs 2019 tarihli dilekçe, 22 Mayıs 2019 tarihli dilekçe, 11 Temmuz 2019 tarihli dilekçe, 18 Ekim 2019 savunmamın aileme verilmesiyle ilgili dilekçe, 31 Ekim 2019 battaniye talep dilekçesi.

11 KASIM 2019 – Yönetimden mahkeme savunmamın çıktısını yazıcıdan alabilmek için 17 Eylül, 20 Eylül, 2 Ekim ve 10 Ekim 2019 tarihlerinde olmak üzere dört kere dilekçe verdikten sonra çıktı alabildim. Lakin bu da işe yaramadı çünkü savunmamı gönderdiğim zaman hakkımda karar verilmişti bile.


Gazeteci Mevlüt Öztaş’ın cezaevi günlüklerinin tamamı: 

d Mevlüt Öztaş’ın cezaevi günlükleri: Bir gazetecinin gün gün ölüme gidişi

d Gazeteci Mevlüt Öztaş’ın cezaevi günlükleri: Ölümle karşı karşıyayım

d Gazeteci Öztaş’ın cezaevi günlükleri: Ambulansta ellerim kelepçeliydi

d Mevlüt Öztaş: Diary of a dying journalist

 

Takip Et Google Haberler