Faiz indi: Dolar 9,48 TL’ye , euro 11 TL’ye tırmandı

Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, eylül ayında başlattığı faiz indirimine ekim toplantısıyla devam etti. Politika faizi yüzde 18'den yüzde 16'ya indirildi.

KRONOS 21 Ekim 2021 EKONOMİ

Merkez Bankası Başkanı (TCMB) Şahap Kavcıoğlu başkanlığında toplanan Para Politikası Kurulu (PPK) “politika faizi” diye bilinen haftalık repo faizini yüzde 18’den yüzde 16’a indirdi. Dün TCMB’nin faizi yüzde 18’de sabit tutacağına dair iddianın etkisiyle dolar 9,20 TL’ye kadar düşmüştü.

Merkez Bankası’nın faiz kararının akabinde piyasalar alt üst oldu. Tarihi seviyelerini güncelleyen dolar 9,50 TL’nin eşiğine geldi. Dolar 9,48 TL ile tarihteki en yüksek seviyeye tırmandı. Euro 11 lirayı aştı. İngiliz Sterlini 12,81 TL’den, İsviçre Frangı ise 10,12 TL’den satılıyor.

24 ayar altının gram fiyatı 542 TL oldu. 2020 yılı kasım ayındaki tarihi rekor 2 kuruş yukarı çıkmış oldu. 999 ayar has gümüşün gramı ise 7,37 TL’ye çıktı.

BORSA İSTANBUL’DE ALARM ZİLLERİ

Borsa İstanbul’da (BİST), BİST 100 Endeksi ise yatay seyrettiği günde yüzde 1’e yakın değer kaybına döndü.

Geçen haftayı üst üste rekorlar kırarak tamamlayan dolar bu hafta başında tarihi zirvesini 9,3460’a kadar taşımış, salı ve çarşamba günü düşüşe geçerek 9,20’nin altını görmüştü.

Sabah saatlerinde 9,24 TL seviyelerinde seyreden dolar, faiz kararından dakikalar önce yeniden 9,30 TL’nin üzerine tırmanmıştı.

Haftaya 1.410 seviyelerinden başlayan Borsa İstanbul’da BİST 100 Endeksi, haftanın ilk 3 gününde 1.430 puanın üzerine çıkmıştı. BİST’te 1.385 puana kadar gerileyebileceği belirtiliyor.

Şahap Kavcıoğlu (Başkan), Taha Çakmak, Mustafa Duman, Elif Haykır Hobikoğlu, Emrah Şener ve Yusuf Tuna’nın yer aldığı PPK, faiz kararına dair şu değerlendirmede bulundu: “Küresel iktisadi faaliyette yılın ilk yarısında yaşanan toparlanmaya rağmen yakın dönemde açıklanan güven endeksleri, salgının etkisiyle gerilemeye başlamıştır. Aşılama oranlarındaki artışa rağmen salgında yeni varyantlar küresel iktisadi faaliyet üzerindeki aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır.

Küresel talepteki toparlanma, emtia fiyatlarındaki yüksek seyir, bazı sektörlerdeki arz kısıtları ve taşımacılık maliyetlerindeki artış uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının yükselmesine yol açmaktadır.

GIDA FİYATLARINDAKİ ARTIŞTAN MERKEZ BANKASI DA DERTLİ

Başlıca tarımsal emtia ihracatçısı ülkelerde yaşanan iklim koşullarının küresel gıda fiyatları üzerinde olumsuz yansımaları görülmektedir.

Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmekle birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları enflasyondaki yükselişin talep kompozisyonundaki normalleşme, arz kısıtlarının hafiflemesi ve baz etkilerinin devreden çıkmasıyla birlikte büyük ölçüde geçici nitelikte olacağını değerlendirmektedir.

Bu çerçevede, gelişmiş ülke merkez bankaları destekleyici parasal duruşlarını sürdürmekte, varlık alım programlarına devam etmektedir.

Öncü göstergeler yurt içinde iktisadi faaliyetin dış talebin de etkisiyle güçlü seyrettiğine işaret etmektedir. Aşılamanın toplumun geneline yayılması salgından olumsuz etkilenen hizmetler, turizm ve bağlantılı sektörlerin canlanmasına ve iktisadi faaliyetin daha dengeli bir bileşimle sürdürülmesine olanak tanımaktadır.


 

Dayanıklı tüketim malları talebi yavaşlarken, dayanıksız tüketim mallarında bir toparlanma gözlenmektedir. İhracattaki güçlü artış eğilimiyle yılın geri kalanında yıllıklandırılmış cari işlemler dengesindeki iyileşmenin sürmesi beklenmekte, bu eğilimin güçlenerek devam etmesi fiyat istikrarı hedefi için önem arz etmektedir.

Enflasyonda son dönemde gözlenen yükselişte; gıda ve başta enerji olmak üzere ithalat fiyatlarındaki artışlar ile tedarik süreçlerindeki aksaklıklar gibi arz yönlü unsurlar, yönetilen/yönlendirilen fiyatlardaki artışlar ve açılmaya bağlı talep gelişmeleri etkili olmaktadır. Bu etkilerin arızi unsurlardan kaynaklı olduğu değerlendirilmektedir.

“AŞAĞI YÖNLÜ DÜZELTME İÇİN YIL SONUNA KADAR SINIRLI BİR ALAN KALDI

Diğer taraftan, güçlü parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkileri devam etmektedir. Parasal duruşun sıkılığı ticari kredilerde öngörülenin ötesinde daraltıcı etki yapmaya başlamıştır.

Bunun yanında, bireysel kredilerin ılımlı seyre dönmesi için güçlendirilen makroihtiyati politika çerçevesinin olumlu etkileri gözlenmeye başlamıştır. Kurul, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon gelişmeleri ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizleri değerlendirmiştir.

Bu çerçevede politika faizi 200 baz puan indirilerek yüzde 16 olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte, arz yönlü arızi unsurlardan kaynaklı olarak politika faizinde yapılan aşağı yönlü düzeltme için yıl sonuna kadar sınırlı bir alan kaldığı Kurul tarafından değerlendirilmiştir.

Kurul, ayrıca iklim ve diğer çevre kaynaklı riskleri sınırlandırmak amacıyla, para politikasının ana hedeflerinde bir değişikliğe yol açmadan sürdürülebilir finans uygulamalarını uzun vadeli bir politika olarak destekleme kararı almıştır.


 

TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir.

Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir.

Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.

Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almaya devam edecektir.”

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram