ANKARA – İktidar partisinin önümüzdeki hafta Meclis’e getirmeyi planladığı infaz düzenlemesine bir tepki de iktidara yakınlığıyla bilinen Mazlumder’den geldi. Dernekten yapılan açıklamada, “Düzenleme kamuoyuna yansıdığı şekilde yasalaşırsa 9 yıl ceza alan ve kapsam içinde kalan bir adli mahpus 1 ay kapalı cezaevinde tutulduktan sonra açık cezaevine nakledilecektir. Ancak soyut gerekçelerle örgüt üyeliğinden 6 yıl 3 ay ceza almış bir kişi kapalı cezaevinde en az 3 yıl 8 ay tutulmaya devam edecektir” denildi.

“DEVLET ANCAK KENDİSİNE KARŞI YAPILAN SUÇLARI AFFEDEBİLİR”

İlkesel olarak kişilere karşı işlenen suçlar yönünden cezasızlığa yol açan, mağdurun hislerini yok sayan, ihkak-ı hak ve öç duygularını depreştiren af ya da bu anlama gelecek düzenlemelere karşı olduklarını vurgulayan Mazlumder açıklamasında, “Af yetkisi suçun mağdurunda ya da mağdurun yakınlarıdır.  Devletin kişilere karşı işlenen suçları affetme yetkisi olmadığı gibi sayın Cumhurbaşkanının sık sık zikrettiği üzere devlet ancak kendisine karşı işlenen suçları affedebilir” ifadeleri kullanıldı.

“ADALETSİZ BİR DÜZENLEME”

Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Mevcut paket Türkiye yasama ve yargı pratiği açısından maalesef alışıldık bir eşitsizlik ve adaletsizlik örneği olacak şekilde, tam tersi olması gerekirken, sadece vatandaşa karşı işlenen suçları kapsam içine almaktadır. Devlete ve özellikle resmî ideolojiye karşı işlenen suçlar kapsam dışında bırakılmaktadır. COVİD-19 salgını çerçevesinde tekrar gündeme gelen infaz indirimi, şartlı tahliye ya da af düzenlemesinden siyasi mahpusların yararlandırılmayacağı yönündeki haberler, eşitlik ilkesine ve devletin ancak kendisine karşı işlenen suçları affedebileceği yönündeki temel ilkeye aykırı, adaletsiz bir düzenlemeyi işaret etmektedir.”

“AÇIK BİR HUKUKSUZLUK”

15 temmuz darbe girişimi sonrasında yapılan yargılamalarda adaletsizlikler düğü kaydedilen açıklamada, “15 Temmuz darbe girişimi sonrası OHAL şartlarında yapılan örgüt yargılamalarında da ciddi adil yargılanma sıkıntıları olduğu görülüyordu. 28 Şubat mahpuslarının bir kısmıyla ilgili bir takım olumlu gelişmeleri saymazsak, siyasi yargılamalardaki adaletsizlikler konusunda halen köklü bir adım atılabilmiş değilken çıkarılması planlanan örtülü af kanununda da bu hususun göz ardı edilmesi açık bir hukuksuzluktur” değerlendirmesi yapıldı.

“AYRIMSIZ, EŞİT VE ADİL OLMALI”

Açıklamada son olarak şöyle denildi: “Özellikle örgüt üyeliği, örgüte yardım, propaganda gibi suçlar ile olağandışı dönemlerde siyasi saiklerle gündeme getirilen anayasal düzene karşı suçlar yönünden insanların çok basit ve soyut gerekçelerle cezalandırıldığı ve infaz koşul ve sürelerinin zaten oldukça ağır olduğu bir vasatta yaşadığımız da ortadadır. Bunlar yönünden dile getirdiğimiz kapsamlı yeniden yargılama talepleri de ciddi bir karşılık bulmamıştır.

Kişilere karşı işlenen ve içerisinde uyuşturucu imalatı ve ticareti, çete kurma ve yönetme gibi suçların da bulunduğu bir kısım adli suçların af bağlamında tekrar gündeme getirilmesi karşısında, asıl olanın cezaevlerini boşaltmak değil adil bir yargı zemini inşa etmek ve mağduru da tatmin edecek adil bir infaz sistemi kurmak olduğunu bir kez daha vurgulayarak bir af kanunu çıkarılacaksa bunun ayrımsız, eşit ve adil bir içeriğe sahip olması gerektiğini vurgularız.”