Kim bu Erdoğan’ın ‘Devrim Muhafızı’ Adnan Tanrıverdi?

Daha ilginç olanı şu; hani Adnan Tanrıverdi Genelkurmay Özel Harp Dairesi’nde çalışıyor ve ders veriyor ya! En gözde öğrencilerinden birisi kim? Hulusi Akar! Hani 15 Temmuz’un mağdur Genelkurmay Başkanı var ya işte o!

FİKRİ DOĞAN 17 Ekim 2021 PORTRE

Nereden ve nasıl başlamak lazım tam da emin olmayarak oturdum bilgisayarın başına. SADAT, ASSAM, YUSDER, 15 Temmuz, Adnan Tanrıverdi, İsmail Hakkı Pekin… Onlarca isim kafamın içinde dönüp duruyor. En iyisi en iyi bildiğim yere vurayım kazmayı bakalım önümüze ne çıkacak.

Bugün portrenin konuğu Adnan Tanrıverdi. Ama nereden başlamalı tam bilemiyorum. Malum Sedat Peker Twitter’da iki gün önce seri olarak SADAT paylaşımları yapınca konu yeniden gündeme geldi. Mesele SADAT olunca da… Adnan Tanrıverdi düştü yine gündeme.

İsterseniz şöyle yapalım. Damdan düşer gibi eski istihbaratçı bir tanıdığın cümleleriyle başlayalım yazıya:

‘ABİ BAŞKASI HİKAYE, ATAMALARA BİLE SADAT VE TANRIVERDİ KARAR VERİYOR’

‘Abi 15 Temmuz’dan bu tarafa genelkurmay, emniyet genel müdürlüğü, MİT, Hakan Fidan falan hikaye. Güvenlikle ilgili her kararı Adnan Tanrıverdi alıyor. Her dosya onun önüne gider. Atamalara bile o karar verir’

Cümle gördüğünüz gibi çok iddialı olunca, ‘Bir başka tanıdığa daha sorayım’ dedim. Sorduğum ikinci ‘arkadaş’ın söyledikleri istihbaratçı arkadaşın söylediklerini bile gölgede bırakacak cinstendi. Dinlediklerim gözümü korkutmadı desem yalan olur.

Peki kim bu Adnan Tanrıverdi. Nereden gelir nereye gider? Türkiye’nin güvenlikle ilgili tek ismi nasıl oldu? 15 Temmuz’daki rolü ne?

‘İSLAMCI TANRIVERDİ’YE NEDEN TSK’DA HİÇ DEĞEN DOKUNAN OLMAMIŞ’

Adnan Tanrıverdi 1944 Konya Akşehir doğumlu. İlk, orta ve liseyi memleketinde okumuş. Liseden sonra zooloji bölümünü kazanmış. Ancak ne hikmetse sadece bir yıl okuyup okulu bırakmış. Ertesi yıl Kara Harp Okulu sınavına grip kazanmış. O zaman Harp Okulları 2 yıllık olduğundan 1966’da mezun olmuş. Gençliğinden itibaren ‘İslamcı yapılara’ meyilliymiş. Menzil dergahına bağlı olduğu iddia edilmiş hep. Hatta SADAT isminin de Arapça ‘Seyyit’ anlamına gelen Saadat kelimesinden türetildiği falan yazılıp çizilmiş. Tamam ‘Bu kadar muhafazakar magazin yeter’ deyip yolumuza devam edelim.

Resmi sitesinden ‘suikast tekniği’ ve ‘gayri nizami harp’ hizmetleri verdiğini duyuran SADAT’ın kurucusu, Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı yapmış olan Adnan Tanrıverdi…

1967’de Topçu ve Füze Okulu eğitimini tamamlayıp teğmen olarak başlamış mesleğine. Yüzbaşılığa yükseldikten sonra Kara Harp Akademisi’ni bitirip ‘Kurmay Subay’ olduğunda sene 1978. 1980’de Silahlı Akademisini de bitirip, Adapazarı’nda istihbarat şube müdürlüğü ve kurmay başkan vekilliği yapmış. Daha ilginci aynı dönemde Kara Harp Akademisi’nde ‘öğretim üyeliği’ yapmış olması. Neden ilginç? ‘İslamcı’ Adnan Tanrıverdi’ye o dönemde ‘değen-dokunan’ olmamış. Genelkurmay Özel Harp Daire Başkanlığı Lojistik ve Harekat Şube Müdürlüğü ve Kurmay Başkan Vekilliği Tanrıverdi’nin ‘ifa’ ettiği görevler arasında. Tanrıverdi 1987’de albaylığa kadar tam gaz yükselişe devam etmiş. Devlet Tanrıverdi’yi akademi öncesi Özel Tekamül Kursu, Fransızca Kursu ve Gayri nizami harp kursuna da gönderip dört başı mamur ‘asker eylemiş!’

‘DİKKATİNİZİ ÇEKERİM, İRTİCAİ FAALİYET DEĞİL KADROSUZLUKTAN EMEKLİLİK’  

30 Ağustos 1992’daki YAŞ’ta tuğgeneralliğe yükselen Adnan Tanrıverdi, 1992-1995 yılları arasında üç yıl Maltepe 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı yapmış. Sene olmuş 1996. 28 Şubat’ın çile dolu günleri yaklaşırken Adnan Tanrıverdi, ‘kadrosuzluktan emekli edilmiş.’ Dikkatinizi çekerim ‘İrticai faaliyet’ yüzünden re’sen emekli edilmemiş. Kadrosuzluk yüzünden emekli edilmiş.

Şimdi geldik işin bam noktasına. Gençliğinden beri ‘İslamcı’ olduğu bilinen Tanrıverdi’ye nedense hiç dokunulmamış. Şimdi bana, ‘Ne yani muhafazakarların ordudan atılması doğru muydu?’ diye sormayın. Tabii ki değildi. Ama dönemi bilen bilir. Bırakın namaz kılmayı, ‘annesinin başı örtülü, kurban kesiyor, içki içmiyor, askeri baloya eşsiz geliyor’ diye yüzlerce insanın ordudan sorgusuz sualsiz atıldığı dönemlerden bahsediyoruz. Mesela Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanlığı yapan İsmail Hakkı Pekin, bir röportajında Adnan Tanrıverdi’den, ‘İrticayı ordunun içine soktu, toplu halde askere namaz kıldırırdı’ diye bahsediyor. E şimdi sormazlar mı adama. Madem ‘devlet’ her şeyi biliyordu, yüzlerce insan ‘muhafazakar’ olduğu için sudan sebeplerle ordudan atıldı. Adnan Tanrıverdi kendini sakladı mı yoksa bir el onu koruyup kolladı mı? Burasını sanırım tam olarak uzun bir süre daha bilemeyeceğiz. Tanrıverdi emekli olduğunda devir 28 Şubat devriydi ya insana olanlar nedense bir garip geliyor.

ÜSKÜDAR FM KOORDİNATÖRLÜĞÜ DE CAMİ YAPTIRMA DERNEĞİ BAŞKANLIĞI DA YAPTI

Neyse dönelim konumuza emekli olduktan sonra Adnan Tanrıverdi ilginç bir işe giriyor. Radyoların pek gözde olduğu 1997-98 yılları arasında Üsküdar FM’de genel koordinatörlük yapıyor. Sonra da Tanrıverdi ismine İhlas Marmara Evleri Camii Yaptırma ve Yardım Derneği Yönetim Kurulunda rastlıyoruz.

Tanrıverdi’yi SADAT’a taşıyan sürecin filizleri de bu dönemde atılıyor. Tanrıverdi kısa adı ASDER olan Adaleti Savunanlar Derneği’ni kuruyor ve genel başkanlığına seçiliyor. Bu görevi 2009’a kadar sürdüren Tanrıverdi, 2012’de bugün herkesin bildiği Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi SADAT’ı kurarak projeye start veriyor.

SADAT’ın misyonunda ‘’Müslüman Ülke Silahlı Kuvvetleri’nin organizasyonu ve stratejik kullanımına danışmanlık, son kullanıcıdan eğitici seviyesi kadar özel konularda eğitim ve harp, silah ve araçlarının temini, bakım ve onarımı hizmetlerinde bulunmak’’ yazıyor.

‘ADAM KAÇIRMA, SNİPER, GAYRİ NİZAMİ HARP EĞİTİMİ, SUİKAST EĞİTİMİ DE VERİYOR’

Hizmetler bölümünde ise, meskun mahal operasyonları, sniper ve gayri nizami harp eğitimleri bölümleri var.

‘’Meskun mahal operasyonları, kamuflaj ve gizleme, tahrip, tuzaklama ve tuzaklardan kurtulma usulleri, meskun mahalde ve binada tim harekatı bölümlerinden oluşuyor.

Gayri nizami harp eğitimleri, sabotaj, baskın, pusu, tahrip, suikast, kurtarma ve kaçırma, tedhiş, sniper eğitimlerinde ise mevcut silahları çok iyi tanıyıp en üst seviyede atış yapmak, dünya ordularında kullanılan keskin nişancı silahlarını tanıma, uzak mesafelerden hedef seçerek tam isabetli atışlar yapabilmek’’ var. Nasıl? Böyle hizmete can kurban değil mi?

Şimdi gelelim Adnan Tanrıverdi ve SADAT’la ilgili diğer iddialara. Yabancı basın SADAT’ın El Nusra’dan Özgür Suriye Ordusu’na, oradan Libya’da General Hafter karşıtlarına kadar İslami terör örgütü tanımı içine giren bir çok yapıya ‘hizmet’ verdiğini yazıyor. Fransız basınına göre SADAT’ın ‘hizmet’ verdiği ülke sayısı 22. Adnan Tanrıverdi ise bu sayının sadece  1 olduğunu, o ülkenin ismini de mahremiyet gerekçesiyle açıklayamayacağını söylüyor. Yine yabancı basına göre verilen ‘hizmetler’ dışında yüklü miktarda çeşitli silah satışı işi de var.

SADAT’IN TÜRKİYE’DE HİZMETİ YOK AMA HARB OKULU MÜLAKATINDA VARLAR 

Sedat Peker’in tweetlerinde bir kez daha gündeme getirdiği Suriye’ye giden silahlar konusu başlı başına bir skandal zaten. Hani Tuğrul Türkeş’in Saray’a danışman olmadan önce ‘Vallahi de billahi de o silahlar Türkmenler’e gitmiyordu’ dediği silahlar var ya! Hani ‘durdurulan MİT TIR’ları skandalı’ yüzünden hayatı karartılan savcı, hakim ve askerlerin bulduğu silahlar var ya! Hani Can Dündar’ın ‘İşte Suriye’ye giden silahlar’ diye attığı manşet yüzünden sürgüne gittiği silahlar var ya! İşte onları SADAT’ın EL Nusra ve Özgür Suriye ordusuna gönderdiğini yazdı Sedat Peker. Malumun bir kez daha ilanıydı yazdıkları aslında. O işin arkasında da SADAT ve Adnan Tanrıverdi vardı yani.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile Cumhurbaşkanı Başdanışmanı E. Tuğg. Adnan Tanrıverdi ‘Külliye’de.

Peki Adnan Tanrıverdi’nin SADAT’ı Türkiye’de neler çeviriyordu? Tanrıverdi, Ocak 2018’de Habertürk’e verdiği röportajda, SADAT’ın Türkiye’de hiçbir faaliyeti olmadığını söylüyordu üstüne basa basa. “Tekrar söylüyorum. SADAT, yurt içinde emniyet teşkilâtına, TSK’ya ve başka hiçbir kuruma, örgüte veya sivil şahsa danışmanlık ve eğitim hizmeti vermemektedir” diye ısrar ediyordu Tanrıverdi. E noldu? SADAT’ın kurucularından Gürcan Onat, ’15 Temmuz sonrası 3 yıl süreyle askeri okullara alımları SADAT yaptı’ deyiverdi.

Peki Adnan Tanrıverdi’nin SADAT’ı kimlerden oluşuyordu ve nerede eğitiliyordu bu paralı askerler? Yine benim istihbaratçı arkadaşa göre, Türkiye’de Ordu, Yozgat, Tokat ve Konya gibi illerde ‘eğitim kampları’ vardı ve SADAT üyeleri buralarda ağır eğitimlerden geçiyordu. Aynı arkadaşa göre SADAT’ın eğitiminden geçen insan sayısı 55 bini buluyordu. Yıllardır kulaktan kulağa fısıldanan bu iddialar çok artmış olmalı ki, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ’Son dönemde üniformalar uzun namlulu silahlarla bazı kişiler ortalıkta dolaşıyor. Bunlarla ilgili çok önemli iddialar var. Tokat ve Konya’da silahlı eğitim kampları bulunduğunu duyuyoruz, bu iddialar söyleniyor. Araştırılırsın ve bize bilgi verilsin. Bunların seçim döneminde rol alacakları, istenmeyen bir sonuç çıkması halinde karışıklık yaratacakları yolunda yoğun söylentiler var. Bunlardan birisi de SADAT diye bir yapı.’’ diye açıklama yapma ihtiyacı hissetti.

TANRIVERDİ ‘ROLÜMÜZ YOK’ DERKEN TARHAN ’15 TEMMUZ’U BİZ BASTIRDIK’ DİYOR

Asıl konuşulması gereken ise SADAT’ın 15 Temmuz’daki rolüydü. Danışmanlığa atanmadan önce Tanrıverdi’nin SADAT örgütü ile 15 Temmuz darbe girişimini püskürtmede önemli rol oynadığını iddia ediliyor

O geceye dair en önemli iddialardan biri de SADAT’ın öncülüğünde sivillere çok sayıda ağır silah dağıtıldığı konusu. Ayrıca bu silahların şu an kimlerin elinde olduğu bilinmediği iddia ediliyor

SADAT-15 Temmuz ilişkisi ile ilgili soruya, “Sizce 10’dan az danışmanı olan bir şirket, darbe girişiminin bastırılmasında rol oynamış olabilir mi?” diyen Adnan Tanrıverdi’yi en yakınındaki isim, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Nevzat Tarhan yalanlamıştı. Adaleti Savunanlar Derneği ASDER Başkanı Nevzat Tarhan, ‘’15 Temmuz gecesi binin üzerinde ASDER üyesi eski askerin darbecilere karşı savaştığını ve darbecileri püskürttüğünü’ TV’de gururla anlatmıştı. Peki neydi ASDER?  Eski askerlerin oluşturduğu bir yapıydı. Kurucusu ve 2004’ten 2009’a kadar başkanı tabii ki Adnan Tanrıverdi’ydi. 15 Temmuz’da linç edilen, kafası kesilen, köprüden atılan masum askerileri ASDER’liler mi öldürmüştü yani? Üstelik 15 Temmuz’da ‘halka’ dağıtılan ve hala büyük bölümü kayıp olan silahların da SADAT tarafından dağıtıldığı iddia ediliyordu.

‘TANRIVERDİ’NİN EN GÖZDE ÖĞRENCİLERİNDEN BİRİ KİM? HULUSİ AKAR’

Yazının başında dedim ya, Tanrıverdi ve SADAT konusu çok su kaldırır diye. Mesela bir ilginç tesadüften daha bahsedeyim size. Adnan Tanrıverdi 1992-95 arasında Maltepe Zırhlı Tugay Komutanlığı yaptığı dönemde Tayyip Erdoğan’la tanışıyor. Sık sık görüşen ikili, Erdoğan 1994’te belediye başkanı olduktan sonra can ciğer kuzu sarması dost oluyor. Daha ilginci hani Adnan Tanrıverdi Genelkurmay Özel Harp Dairesi’nde çalışıyor ve ders veriyor ya! En gözde öğrencilerinden birisi kim? Hulusi Akar! Hani 15 Temmuz’un mağdur genelkurmay başkanı var ya işte o! SADAT’ı kurduktan bir yıl sonra ASSAM’ı da hayata geçiren Adnan Tanrıverdi zaman zaman ilgin açıklamalarıyla gündeme geliyor Mesela bir röportajında ‘Kürtler’e hakları verilmeli. Eyalet sistemi konuşulmalı’ diyor. Ne zaman diyor bunu? Daha çözüm süreci bitmemiş. AKP 7 Haziran şokunu yaşamamış. Güneydoğu’da silahlar patlamamış. Az önce sözünü ettiğimiz ASDER, 2015’te “Çözüm sürecinin ulaştığı aşamada ASDER raporu” yayınlıyor. Sunumda Tanrıverdi, “Eyalet sistemi getirilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin taşra teşkilatı ve devletin yönetim şekli tekrar düzenlenmelidir. Bu sistem hem Kürtlerin ve diğer etnik grupların özerklik isteklerini kapsayacak hem de devlete bağlılık ve aidiyet duygusunu artıracak şekilde oluşturulmalıdır. 81 vilayet merkezden dirayetle yönetilemez.” diyor. Sonra oylar düşüp çözüm süreci ortadan kalkınca rapor da ortadan kalkıyor haliyle.


 

15 Temmuz’daki başarısının ardından, hem de hemen ardından Ağustos 2016’da Adnan Tanrıverdi Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığına atanıyor. Yeni titri ile eli daha da güçlenen Tanrıverdi, Aralık 2019’da büyük bir dil sürçmesi yaşıyor. İstanbul’da düzenlenen bir kongrede söylediği “Mehdi gelecek mi gelecek. Amenna ve saddakna. Mehdi’nin gelişine hazırlanmamız gerekiyor” Tanrıverdi, bir ay sonra hem başdanışmanlık hem de Güvenlik ve Dış Politika Kurul Üyeliği görevlerinden ‘alınmak zorunda’ kalıyor.

‘YOK MU YÜREKLİ BİR SAVCI’ DEMEYİN ‘YÜREKLİ SAVCILAR NEREDE’ DİYE SORUN! 

Demem o ki, yukarıdakiler Tanrıverdi önderliğinde kendi yapılarını kurmakla meşguller. İran’ın ‘Devrim Muhafızları’ ya da Saddam’ın Cumhuriyet Muhafızları bir yapı zaten kuruldu. ‘2016’dan bu tarafa ‘Oluk oluk kan dökmeli’ korku iklimi bihakkın oluşturuldu, Afrika ve Orta Doğu’nun pek çok yerinde ‘hizmetler’ tam gaz devam ediyor.

Twitter’da her gün onlarcasına rastladığımız ‘Yok mu yürekli bir savcı?’ feryadındaki savcılar göreve gelene kadar devran böyle sürecek. El birliği ile içeri tıktığımız savcılardan biri dışarı çıkabilirse, SADAT nedir, Adnan Tanrıverdi kimdir daha çok öğreneceğiz. Son söz Twitter ahalisine: ‘Yok mu yürekli bir savcı?’ diye bağırmak yerine ‘Yürekli savcılar nerede? ‘diye seslenirseniz cevap alma ihtimaliniz artar.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram