Kadir Gecesi ne zaman?

İlahiyatçı yazar Prof. Dr. Muhittin Akgül, Kadir Gecesinin hangi güne geleceğiyle ilgili her Ramazan ortaya atılan spekülasyonlara sosyal medyadan cevap

KRONOS 10 Mayıs 2020 YAŞAM

İlahiyatçı yazar Prof. Dr. Muhittin Akgül, Kadir Gecesinin hangi güne geleceğiyle ilgili her Ramazan ortaya atılan spekülasyonlara sosyal medyadan cevap verdi: “Kadir Gecesini şayet Cenab-ı Hakk vahiyle bildirmiyorsa, Allah Resûlü (s.a.s) bile bilemez. Onun içindir ki, muhtemel zaman dilimlerini söyler. Son on gün, tek günler ve 27. Gece olarak.”

“Mübarek Ramazan ayı girmeden piyasaya uydurma, aslı olmayan bir rivayeti sürmüşlerdi. Ses olacak, kıyamet kopacak vs! Şimdi de İmam Şa’rani’den menkul başka bir rivayet tedavüle sokuldu.” diyen Akgül, Ramazan’ın başladığı günden yola çıkarak Kadir Gecesinin hesaplanamayacağını belirtti.

‘HZ. PEYGAMBERİN BİLMEDİĞİNİ KİM BİLEBİLİR?’

Kur’ân Nasıl Korundu?, 99 Soruda Efendimiz (sas) ve Kur’ân İklimine Seyehat gibi kitapların yazarı Akgül, Twitter’da paylaştığı ‘Kadir Gecesi Spekülasyonu!’ başlıklı tweet dizisinde, “Kadir Gecesi sadece belli gecelerde değil, senenin üç yüz altmış küsur günü içindeki her bir gecede aranmalıdır… ” dedi ve ekledi: “Hz. Peygamber’in (s.a.s) bilmediğini, hem de buluğ çağından beri bir şahıs bilebilir mi?”

KADİR GECESİ HANGİ GÜN?

Sosyal medyada, özellikle de Whatsapp gruplarında sıkça dolaşan, hatta kaynağı da bulunan (Mişkat-ül-envar, Şir’a-tül-İslam) Kadir Gecesi rivayeti şöyle: “İmam-ı Şa’rani hazretleri, kendi keşfini bildirmiş ve Ramazan, pazar günü başlarsa, Kadir gecesi 29. gecedir. Salı başlarsa 27. gece, perşembe başlarsa 25. gece, cumartesi başlarsa 23. gece, pazartesi başlarsa 21. gece, çarşamba başlarsa 19. gece, cuma başlarsa 17. gecedir.”

Bir başka rivayet ise “Büluğ çağından beri Kadir gecesini hiç kaçırmadım.” diyen Ebül Hasan Harkani hazretleri şöyle diyor: “Ramazan ayının ilk günü Pazar günü başladığında, Kadir gecesi 29. gece olurdu. Pazartesi günü başladığında, 21. gece olurdu. Salı günü başladığında, 27. gece, çarşamba günü başladığında, 19. gece, perşembe günü başladığında, 25. gece, cuma günü başladığında, 17 gece, cumartesi günü başladığında, 23. gece olurdu.”

‘KADİR GECESİ BİR SIRDIR’

Prof. Dr. Muhittin Akgül’ün tweetleri şöyle:

1. Kadir Gecesini şayet Cenab-ı Hakk vahiyle bildirmiyorsa, Allah Resûlü (s.a.s.) bile bilemez. Onun içindir ki, muhtemel zaman dilimlerini söyler. Son on gün, tek günler ve 27. Gece olarak.

2. İkincisi Hz. Peygamber’in (s.a.s.) bilmediğini, hem de buluğ çağından beri bir şahıs bilebilir mi?

3. Kadir Gecesi bir sırdır. Önemli olan ümmetin bütün bir Ramazan Ayını uyanıklıkla, ibadetle geçirmesidir. Yoksa her şeyi yapıp eyleyip, bir gecede temizlenmek değildir.

4. Allah Resûlü’nün (s.a.s.) hadislerine bile uydurma rivayetler karışmışken, bu sözün, sahibine aitliği ne kadar doğrudur? Müslüman olarak bize düşen şey, bu türden hazıra konucu işlerin peşinde koşmadan, hayatımızın değerini bilmek, her zaman Allah’la irtibatımızı sağlamak, varsa sağlam rivayetler ona uymaktır.

Allah Resûlü (s.a.s) Kadir gecesini tek geceyle sınırlamayıp, yılın bütün günlerinde, Ramazan ayında, Ramazan ayının özellikle son on gününde, son on gününün tek gecelerinde aranmasını tavsiye etmiştir. (Buhârî, Fadlu Leyleti’l-Ḳadr, 2-3; Müslim, Sıyâm, 205-220)

Yine bazı rivayetlerde bu gecenin, bu ayın 7i, 23 ya da 27. gecesi olduğu belirtilmiştir. (Buhârî, Salatu’t-Teravih, 4).

Konuyla ilgili şu rivayet de oldukça ilginçtir.

Bir defasında Allah Resûlü (s.a.s.) Kadir gecesini haber verecektim ama münakaşa edenlerle meşgul olurken Kadir Gecesi bana unutturuldu.” buyurmuştur. (Buhârî, Leyletu’l-Kadr, 4).
Konuyla ilgili olarak İmam-ı A’zam’dan nakledilen şöyle de bir değerlendirme vardır:

“Kadir Gecesi sadece belli gecelerde değil, senenin üç yüz altmış küsur günü içindeki her bir gecede aranmalıdır. Siz üç yüz altmış küsur geceyi kemâl-i hassasiyetle ihya ederseniz, Allah Teâlâ da o samimi yüreğinize iltifatlarda bulunur.”

Bütün bunlar göstermektedir ki, herhangi bir kişinin bu geceyi kesin olarak belirlemesi mümkün değildir. Zaten böyle bir durum aklı ve nakil bakımından da doğru değildir.

Müslüman, “her gecesini kadir, her gördüğünü de Hızır bilmeli” felsefesiyle, zamanını ihsan şuuruyla geçirmenin yolunu aramalıdır.