John Alinder’in portrelerinde yaşamak

İsveç’in bir köyünde baba mesleği çiftçilik yapmayı reddederek fotoğraf çekmeye başlayan John Alinder, çektiği binlerce portre ile geçmişi günümüze taşıyor.

GÜLNUR HASESOĞLU 08 Ağustos 2021 FOTOĞRAF

İsveç’in bir köyünde 1878’de dünyaya gelen John Alinder çiftçi bir ailenin oğlu. Baba mesleğini devam ettirmek istemeyerek fotoğrafçılığa ilgi duydu. Bu karar için gerekli olan inat ve azmi fotoğraflarında görülülen Alinder, neredeyse bulunduğu bölgedeki her canlının fotoğrafını çekerek günümüze kadar aktarmayı başardı. Alinder, kendi dünyasını anlatan bir maceracı olarak da biliniyor.

Yaşadığı coğrafyadaki yerel halkı, etraflarındaki manzaraları ve halkın yaşam biçimini fotoğraflamak için zamanın teknolojisi olan fotoğraf plakalarını kullandı. Bu şekilde 1910 yılından 1930’lara kadar insanları evlerinde ve bahçelerinde kadraja aldı. Fotoğraflarında insanları bulundukları ortamlarda, en güzel fotoğraflarını giymiş, fotoğraf makinesine dikkatle bakan, sanatçıya da hayranlıklarını belli eden bakışlarla sayısız İsviçreli görmek mümkün.

ALINDER FOTOĞRAFÇILIĞI

Fotoğraf çekerken cam fotoğraf plakalarını kullanan John Alinder bu fotoğrafları kendi inşa ettiği küçük bir karanlık odada geliştirip güneş ışığında baskılar yaptı. Alinder’in fotoğrafladığı kişiler genel olarak güneş ışığının vurduğu ve yeşilliklerin bulunduğu bir ortamda bulunuyor. Fotoğrafı çekilen kişiler doğrudan kameraya bakıyor.

FOTOĞRAFLAR BİR KÜTÜPHANE BODRUMUNDA BULUNDU

Alinder’in cam plaklar üzerine çektiği fotoğraflar yıllar sonra bir küratör tarafından, kütüphane bodrumunda bulundu. Küratör, bodrumda 8 binden fazla cam levhaya ulaştı. Bu levhalardan oluşan portreler bir araya getirilerek kitap haline de getirildi.

MÜZİK AŞIĞI BİR FOTOĞRAFÇI

Alinder aynı zamanda müzik aşığı bir insan. Kendisi İngiliz gramofon markası olan His Master’s Voice’un İsveç ajansının sahibiydi. Portrelerini çekerken müzik dinlediği de varsayımlar arasında.

ÖZGÜN FOTOĞRAFLAR

Alinder’in kısıtlı imkanlarla çektiği özgün fotoğrafları Janne Jönsson imzasıyla “John Alinder Portraits 1910-32” adıyla kitaplaştırıldı. Alinder’in fotoğrafları aynı zamanda İsviçre’de bir sanat galerisi olan Landskrona’da sergiye taşındı.

VE MUCİZE GERÇEKLEŞİR: ÖLÜLER FOTOĞRAFLARINDA YAŞIYOR…

John Alinder bu kitapta ilk kez bir portre fotoğrafçısı olarak gösteriliyor. Portreler, günümüz teknolojisini düşününce, onun ne kadar yetenekli bir sanatçı olduğunu ortaya koyuyor. Yayıncısı Alinder’in “bir şey katılaşmadan” önce fotoğrafladığını belirterek devam ediyor: “Ve mucize gerçekleşir. Şimdi ölüler fotoğraflarında yaşıyor. Hepimizin girmek üzere olduğu geceden geçici olarak çıkarlar.”

“DERİN İNSAN KARAKTERİNİ VEREN FOTOĞRAFÇININ EYLEMLERİ”

Yazar Thomas Weski, John Alinder’in fotoğraflarının öneminden bahsediyor. Fotoğraftaki insanlar ile fotoğrafçı arasındaki iletişimi değerlendiren Weski şunları dile getiriyor: “Bu resimlerdeki insanların kendi içlerinde ne kadar sakin ve güvenli göründüklerini fark ediyoruz. Fotoğrafçıya karşı sevgi ve açıklık gösterdiklerini, aşinalıklarını ve güvenlerini kanıtladıklarını gözlemlemek özellikle etkileyici. Denekler, fotoğraflanma konusunda özel bir şey olduğunun tamamen farkında. En iyi kıyafetlerini giymişler ve en sevdikleri hayvanları ve sahnelemenin bir parçası olan nesneleri yanlarında getirmişler. Resimler, öznelerin fotoğrafçıyla olan ilişkisini yansıtır, ancak görüntülere derinden insan karakterini veren fotoğrafçının eylemleridir. Fotoğrafları çekmekteki amacının, köylülerin belgesel sunumunun ötesine geçen, o döneme özgü bir sosyal topluluk oluşturmak olup olmadığı konusunda yalnızca tahminde bulunabiliriz.”

Kitaba ulaşmak için tıklayınız.