İsmail Saymaz muhalif mi?

İsmail Saymaz dışarıdan bakıldığında ya da yazılarına bakıldığında keskin muhalif gibi görünüyor ama kritik noktalarda insanın içine şüphe düşürmüyor da değil. Dilim varmıyor söylemeye ama züccaciye dükkânına girmiş fil gibi İsmail Saymaz. Ne tarafa dönse bir şeyleri kırıp döküyor.

FİKRİ DOĞAN 20 Haziran 2021 PORTRE

Programı izleyen herkes görmüştür sanırım. Adı milyon eurolarla, Sağlık Bakanlığı’na medikal malzeme satmakla anılan Veyis Ateş’i Halk TV’de programa konuk almışsın. Sağlı-sollu sorularla bunaltmışsın, o el o kulaktaki dinleme cihazına neden gider arkadaş? Hadi gitti diyelim, tam Veyis Ateş köşeye sıkışmış, tam Sezgin Baran Korkmaz telefonla bağlanıp Veyis’in yalan konuştuğunu söylüyor. Onu neden yayından alırsın? Neden başta ben olmak üzere milyonlarca insanın içine şüphe atarsın?

SBK’YI YAYINDAN ALIRSAN TABİİ Kİ TEPKİ ÇEKERSİN İSMAİL!

Zaten adın çıkmış Süleyman Soylu programından dolayı. Soylu’nun Veyis Ateş’i arayıp, “Habertürk’te programa çıkart beni. Soruları da Merdan Yanardağ ve İsmail Saymaz sorsun” dediği ortaya çıkmış. Bir de üstüne Soylu program boyunca kendi çalıp kendi söylemiş. O günden mimlisin yani. Üstüne bir de Veyis Ateş’i konuk edip SBK’yi yayından alırsan tabii ki Twitter’da TT olursun, tabii ki tepki üstüne tepki çekersin.

İsmail Saymaz, Veyis Ateş’in konuk olduğu programında o hareketi yapmamış olsaydı ben bugün Veyis Ateş’i yazmış olacaktım. Ne güzel de dersime çalışmış, bir kamyon bilgi edinmiştim. Ah İsmail Saymaz, kendin ettin kendin buldun. Bugün konuğum sensin!

‘DAYIM HANGİSİ GAVUR HANGİSİ’ FIKRASINI BİLİR MİSİNİZ?

Meşhur ‘Dayım hangisi, gavur hangisi’ fıkrasını bilirsiniz herhalde. Hani fırıncının biri azınlık komşusuyla fırının içinde tekme tokat kavgaya girmiş. Malum kavgada un çuvalları da havalarda uçuşunca ikisinin de yüzü gözü una bulanmış. Kavgadan sonra olay sırasında orada olan fırıncının yeğenine ‘Neden dayına yardım etmedin?’ demişler. ‘Dayım hangisi, gavur hangisi bilemedim ki?’ demiş ya. İsmail Saymaz ismi ne zaman önüme gelse bu fıkra gelir aklıma. İsmail kullanışlı muhalif mi, muhalif görünümlü yandaş mı bilemedim.

O zaman bakalım İsmail Saymaz kimmiş, bugünlere nasıl gelmiş, siz karar verin. İsmail Saymaz, aslen Erzurum kökenli ama Rize doğumlu bir gazeteci kardeşimiz. İlk ve orta öğretimini Rize’de bitirmiş. Kendi ifadesine göre lise yıllarında ateşli bir ülkücüymüş, edebiyat öğretmeninin okumasını tavsiye ettiği kitapları okuduktan sonra sola ‘kaymış’. Bu sağ kökenden sola kayma hikâyesi İsmail’in hayatında her zaman belirleyici etken olacak. İleride değinelim buna. Lise yıllarından itibaren TV-gazete işlerine merak salan İsmail, Rize’de yerel bir radyoda programlar yapmış çocuk denecek yaşta. Ardından Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni bitirip yerel gazetelerde çalışmış. İstanbul ve Rize’de bir süre çalıştıktan sonra Radikal gazetesine geçmiş.

‘ERGENEKON’DA AŞK OYUNU’ MANŞETİ DE İSMİAL SAYMAZ’A AİT

Radikal’in İsmail Saymaz’ın hayatında önemli bir yeri var şüphesiz. İsmail, Radikal’in yayın politikaları doğrultusunda haberler yapmış art arda. Mesela Ergenekon davaları döneminde önemli haberlerde imzası var. ‘Ergenekon’un tetiği’ haberi manşet olmuş Radikal’e. Haberde, ‘TİT’çi Semih Tufan Gülaltay’la Muzaffer Tekin’in karmaşık ilişki ağından’ bahsediliyor. ‘Ergenekon’da aşk oyunu’ manşeti, ‘Ergenekon-Hizbullah aşkı’ haberi çok konuşulmuş. 2019’da Twitter’da Aydınlıkçılarla kapışan Saymaz, önce bu haberlerinin ‘arkasında’ olduğunu yazmış. Hemen sonrasında da paylaşımlarını silmeyi tercih etmiş. Saymaz 2020’de de Bülent Orakoğlu’nu kaynak göstererek, Ergenekon davalarının yeniden açılacağını iddia etmiş. Radikal’de art  arda Ergenekon haberleri yapan Saymaz, ilk kırılmayı İlhan Cihaner davasında yaşamış. Saymaz’ın kulağına mı bir şeyler fısıldandı, gözü mü korkutuldu bilemeyiz. Ama İsmail 2009’daki Cihaner davasından itibaren eksen kayması yaşamaya başlamış. Daha sonra bu dava ile ilgili eleştirilere muhatap olan Saymaz, 2020’de,

“Benimle fikri düzeyde baş edemeyenler hakkımda alçakça iftiralar atıp karalama kampanyası yürüyor. Ben FETÖ’nün devleti ele geçirdiği, yargı, emniyet ve orduya çöktüğü 2009’dan itibaren örgüt aleyhine konuşan, haber ve kitap yazma cesareti gösterebilen birkaç gazeteciden biriyim’’

‘’Ben 2010’da dönemin Erzincan Başsavcı İlhan Cihaner’in suçsuzluğunu savunan ve adliyeyi basan FETÖ’cü Ergenekon Savcısının tezleri ile açıkça alay edebilen tek gazeteciyim. Radikal’in bu ve birkaç manşeti, Ergenekon davalarının benim haberlerimle çürütülmesinin kanıtıdır.’’

diye art arda tweet’ler  atarak ben yapmadım ‘cemaat yaptı’ kervanına katılmayı tercih etmiş.

GEZİ OLAYLARI’INDAN SONRA MUHALİFLERİN ARANAN GAZETECİSİ OLDU 

Tweetler’den anladığımız kadarıyla Saymaz da kendine göre bir tarih belirlemiş. 2009’dan önce yaptığı Ergenekon haberlerini ‘aldatıldığına’ yorup aradan sıyrılmaya çalışmış. Bir kişi de çıkıp “İsmail 2009’a kadar yaptığın haberler ne?” dememiş. Aslında MFÖ’nün meşhur tabiriyle ‘Anında bir ters U dönüş’ tavrı gazetecilik hayatı boyunca hep devam etmiş. 2010’dan itibaren daha önceden yaptığı Ergenekon haberleri sebebiyle hakkında davalar açılan İsmail Saymaz, 2011’e gelindiğinde kısmen ıslah edilmiş isimler arasındadır artık. İsmail en önemli çıkışını 2013’te Gezi Parkı olayları sırasında ve sonrasında yaşadı. Ali İsmail Korkmaz’ın katledilme görüntülerini bulup yayınlayan İsmail Saymaz ününe ün kattı. TV’lerdeki programların aranan yüzlerinden olan Saymaz, artık ünlü bir gazeteci olmanın yanında ünlü bir TV yorumcusu da olmuştu.

BYLOCK’UN PATENTİ HABERİ ÇOK SES GETİRDİ

17-25 Aralık yolsuzluk operasyonlarının ‘yolsuzluk’ olduğunu savunan yazılar yazan, twitler atan İsmail Saymaz, sonrasında Hürriyet gazetesine geçti. 2016’da Bylock’un patentini elinde bulunduran David Keynes’le yaptığı röportaj ses getirdi. Bu röportaj yüzünden hem gazetesi hem de kendisi hakkında dava bile açıldı. 2020’de Hürriyet’ten ayrılıp Halk TV ile anlaşan Saymaz, daha sonra Sözcü gazetesinde de köşe yazmaya başladı.

İsmail Saymaz’ın kişisel serencamı aşağı yukarı böyle. Gazetecilik hayatına 13 ödül de sığdıran Saymaz’ı anlamak için yayımlanma tarihine göre kitaplarına bakmak yeterli aslında. İsmail haberini yaptığı, yoğunlaştığı her konunun neredeyse kitabını çıkardı. 2010’da Postmodern Cihad: Tarikat-Siyaset-Adalet Üçgeninde Erzincan Davası ile başlayan kitap yayımlama sevdası, Türkiye’nin gündemine paralel olarak devam etti. Gezi’yi de kitap yaptı, iş kazalarını da, tarikatları da. Milleti dolandıran Tosuncuk da İsmail’in kitap konusu oldu, IŞİD de.

İsmail aslında popüler olmak istedi en başından belki de. Gezi’den itibaren arttı da popülaritesi, Allah var. Cübbeli’yle de kapıştı ekranda, iktidar yanlılarıyla da. Aslında dışarıdan bakıldığında ya da yazılarına bakıldığında keskin muhalif gibi görünüyor. Ama kritik noktalarda insanın içine şüphe düşürmüyor da değil. Dilim varmıyor söylemeye ama züccaciye dükkanına girmiş fil gibi İsmail. Ne tarafa dönse bir şeyleri kırıp döküyor.

Dikkat et İsmail, ya dükkana girme ya da çok kıpırdanma. Septik olduk senin yüzünden.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram