MI6’nın başına getirilen eski Ankara Büyükelçisi Moore kim?

İngiltere'nin eski Ankara Büyülelçisi Moore'un başına atandığı MI6 (Military Intelligence, Section 6) adıyla bilinen Gizli İstihbarat Servisi (SIS) 1994’e kadar resmi olarak varlığı bile kabul edilmeyen son derece gizli bir kurumdu... Moore'un öncelikli hedefinin Çin ve Rusya olacağını belirtiliyor.

ALİN OZİNİAN 02 Ağustos 2020 PORTRE

Ocak 2014 – Aralık 2017 yılları arasında İngiltere’nin Türkiye Büyükelçisi görevini yürüten Richard Moore, MI6 adıyla da bilinen Gizli İstihbarat Servisi’nin (SIS) başkanlığına getirildi. Richard Moore’un devr alacağı göreve ülke içinde kısaca “C” deniyor.

Türkiye’deki büyükelçilik görevinin ardından, İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nda Siyasi Direktörlük görevini yürüten Moore’un, MI6 başkanlığı görevine sonbaharda başlaması bekleniyor. 57 yaşındaki Moore, yaklaşık 6 yıldır MI6 başkanlığını yürüten Sir Alex Younger’ın yerini alacak.

Türkiye’de görev yaptığı dönemde akıcı Türkçesi, sadece Türkiye siyasi gündemini değil aynı zamanda sosyal hayatı da takip etmesi ile tanınan eski büyükelçi, özellikle sosyal medyadaki espirili ve kinayeli paylaşımları ile dikkat çekiyor, Beşiktaş’a duyduğu ilgi ise taraftarları mutlu ediyordu.

Sir Alex Younger halefinin “mükemmel bir seçim olduğunu” belirterek, Moore’u “sakin, kararlı, düşünceli ve cesur” sözleriyle övdü. Türkiye’nin yakından tanıdığı bu ismin oldukça önemli ve kritik bir göreve getirilmesi doğal olarak Moore’un “kim olduğu” sorusunun sorulmasına neden oldu. Moore’nun göreve getirileceği açıklandıktan hemen sonra, yabancı basın da Moore’nun Türkiye’deki tecrübesine odaklandı.

MOORE’UN KARİYERİ?

Libya’da doğan Richard Moore, Oxford Üniversitesi’nden Felsefe, Politika ve Ekonomi lisans eğitimini aldıktan sonra, Harvard Üniversitesi Kennedy Hükümet Okulu’nda lisansüstü eğitimini Kennedy Bursu ile tamamladı.

1987’de ilk olarak, Gizli İstihbarat Servisi’ne (SIS) katılan Moore, daha sonraki yıllarda Vietnam, Pakistan ve Malezya’da diplomatik görevlerde bulundu. Moore, 2014’de Ankara büyükelçisi olarak atanmadan önce, 1990-1992 yıllarında da Türkiye’de “az kıdemli” diplomat olarak görev yaptı. Moore’un Türkçesini bu yıllarda geliştirdiği biliniyor.

2007 yılında Stanford üniversitesinde Yönetici Programına katılan Moore, ayrıca “Avrupa, Latin Amerika ve Küreselleşme Direktörü” (2010-2012) ve “Programlar – Değişim Direktörü” (2008-2010)  görevlerini yerine getirdi.

Richard Moore ünlü bir Beşiktaş taraftarı olarak da biliniyor

AİLE HAYATI

Golf, yürüyüş, tüplü dalış gibi sporlara merakı olan Moore’un, Türk halılarına ve porselenlere düşkünlüğü de biliniyor. Tarihi yerleri ziyaret etmekden de büyük zevk duyduğunu belirten eski büyükelçi evli ve 2 çocuk sahibi.

Görme engelli olan eşi Maggie Moore, Türkiye’de yaşadığı yıllarda kendi rehber köpeği Star’ın ülkedeki tek rehber köpek olduğunu farketti. Köpekleri görme engeli olanlara rehberlik etmeleri için bir yardım kuruluşu kurdu. Rehber Köpekler Derneği’ni sayesinde pek çok görme engelli bireye yardımcı oldu ve köpeklerin eğitilmesine vesile oldu.

MOORE GÖREVE NASIL GELDİ?

İngiltere kulislerinde Gizli İstihbarat Servisi’nin (SIS) başkanlığına Boris Johnson’un okul arkadaşı olan İçişleri Bakanlığı Güvenlik ve Terörizm ile Mücadele Sorumlusu Tom Hurd’ın getirileceği konuşuluyordu. Hund, aynı zamanda Muhafazakar eski Dışişleri Bakanı Sir Douglas Hurd’un oğlu.

İki kadın başkanı olan yerel istihbarat teşkilatı MI5’in aksine, 111 yılllık tarihinde MI6’ya hiçbir kadın başkanlık etmedi. Fakat bu kez MI6’ya liderlik için iki potansiyel kadın aday vardı; Başbakan’ın güvenlik konusundaki danışmanı Madeleine Alessandri ve Birleşmiş Milletler’deki İngiltere temsilcisi Dame Karen Pierce. MI6 bünyesinden ismi verilemeyen bir adayın da varlığı bilinse de, bu 5 isim içinden Moore’un görevi alması uygun bulundu.

KİM NE DEDİ?

Dışişleri Bakanı Dominic Raab, Moore’un muazzam deneyimle MI6’ya döneceğini açıklayan isim oldu.  MI6’yı 2009’dan 2014’e kadar yöneten John Sawers, Moore’un gayet iyi bildiği istihbarat deneyiminin yanı sıra, diplomasiyi ve politikaya hakimiyeti ile “mükemmel bir deneyim harmanı” olduğunu söyledi.

Yeni rolünü memnuniyetle karşılayan Moore ise, SIS, MI5 ve GCHQ ile birlikte İngiliz halkının güvenliğini tahsis etmek ve İngiltere’nin yurtdışındaki çıkarlarını desteklemek için hayati bir rol oynadığını ve SIS’deki cesur ve özverili ekip ile çalışmayı dört gözle beklediğini açıkladı.

Bretix’ten sonra ülkede güvenliğe daha fazla  önem verilmeye başlandı. Hükümet ulusal güvenlik danışmanı Mark Sedwill, yeni şefin istihbarat alanındaki deneyim ve liderliğinin ulusal çıkarları gözetmek ve İngiltere’yi yurtdışından çıkan tehditlerden korumak için “hayati” olacağını söyledi.

NELER YAPTI, NELER YAPACAK?

Moore’un bu sonbaharda başlayacağı görevini 5 yıl sürdüreceği bekleniyor. Kulislerde, Moore’un yabancı ülkelerdeki faaliyetlerden haberdar olmak için geleneksel yöntemlerin yanı sıra, yeni teknolojileri de kullanacağı konuşuluyor.

Moore’un selefinin pek de başarılara imza atamadığı konulara ağırlık vereceği, öncelikli hedefinin Çin ve Rusya olacağını belirtiyor.

Geçen hafta İngiliz hükümetinin hazırladığı bir raporda İngiliz istihbarat kurumlarının konu Kremlin’e gelince “gözlerini toplardan uzaklaştırmakla” suçlandığı belirtiliyor. Raporda ayrıca, 2016 Brexit referandumunda Rus müdahalesinin olup olmadığını istihbarat tarafından neden incelenmediği sorusuna yer verildi.

15 TEMMUZDA TÜRKİYE’DE GÖZE ÇARPTI

Financial Times (FT) gazetesi 15 Temmuz’daki darbe girişimi başladığında Moore’un İstanbul’da olduğunu, İngiltere’ye darbe girişiminde bulunanlara karşı erken ve güçlü bir duruş sergilemesi mesajını ilettiğini belirtti. FT’ye göre diğer Batılı ülkeler darbeyi kınamakta gecikirken,  İngiltere’nin bu hızlı adımı, İngiltere ve Türkiye arasındaki ilişkilerinin güçlendirdi. Hatta bu yükselen ilişki, Brexit sonrası serbest ticaret anlaşmasına duyulan hevesi de arttırdı.

Avrupa Birliği’nden artık resmen ayrılan İngiltere’nin Türkiye ile yakın ilişkileri içinde olmak istemesi sır değil. Temmuz başında İngiltere’ye yaptığı ziyarette Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, Dışişleri Bakanı Dominic Raab ve Başbakan Boris Johnson ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Serbest ticaret anlaşmasına artık çok yakınız!” sözleri bunun önemli bir kanıtı.

İkili ticaret hacminin 20 milyar dolar civarında seyrettiği İngiltere ve Türkiye, Gümrük Birliği anlaşmasındaki sinerjiyi kaybetmek istemeyecekler. İki ülke ayrıca diplomasi alanında da yan yana gelmekteler. AB’ye karşı gücünü korumak isteyen İngiltere’nin Türkiye ile daha da yakınlaşması beklenirken, bu yakın ilişkinin mimarının da Moore olduğuna dair görüşler var. Kulislere göre Moore Türkiye’nin önemini İngiltere’de en iyi anlatabilen kişi.

İNGİLTERE İSTİHBARAT VE GÜVENLİK SERVİSLERİ

İngiltere’deki farklı istihbarat servislerinin ne ile uğraştığı genelde kafa karıştırıyor. Kısaca açıklamak gerekirse, İngiltere’de istihbarat toplayan üç ayrı kuruluş var: GCHQ, MI5 ve MI6.

– GCHQ (Government Communications Headquarters) İngiltere hükümeti ve ordusu için dünya çapında gerçekleştirilen iletişime dair istihbaratı her tür elektronik iletişim ve bilgi sistemlerini takip ederek topluyor. Ulusal güvenlik, askeri operasyonlar ve hukukun uygulanması konusunda hükümetin karar alma sürecine destek sunan GCHQ ayrıca İngiltere hükümetinin iletişim ve bilgi sistemlerine dışarıdan sızmaları engellemekle yükümlü. Bu yüzden ülkedeki en iyi bilgisayar güvenliği ve şifreleme uzmanları bu kurumda. GCHQ Dışişleri Bakanı’na karşı sorumlu olsa da bakanlık çatısı altında faaliyet göstermemekte.

– MI5 (Military Intelligence, Section 5) ise iç istihbarattan sorumlu kurum. Merkezi Londra’da olan MI5’ın 1989 tarihli Güvenlik Hizmetleri Yasasına göre amaçlar; “Ulusal güvenliği casusluk, terörizm, sabotaj gibi faaliyetlerden, dış güçlerin ajanlarının faaliyetlerinden, siyasi, sınai ya da şiddet içeren yollarla parlamenter demokrasiye son verme ya da zayıflatma amaçlı faaliyetlerden korumak ve ülkenin ekonomik refahını güvence altına almak.” 3800 kişinin çalıştığı MI5’ın işleyişinden İçişleri Bakanı sorumlu.

– MI6 (Military Intelligence, Section 6) adıyla bilinen Gizli İstihbarat Servisi (SIS) ise resmi açıklamaya göre, İngiltere’nin ulusal güvenliğini ve ekonomik refahını koruması ve geliştirmesi için hükümetin gizli kapasitesini global çapta güçlendiren bir kurum.  Terörizm, yasa dışı uyuşturucu ticareti, kitle imha silahlarının yayılması ve bölgesel istikrarsızlıklar SIS’in ilgi alanına girmekte.

1994’e kadar MI6 resmi olarak varlığı bile kabul edilmeyen son derece gizli bir kurumdu. Resmi olarak varlığından söz edilen tek yetkili MI6 lideriydi ona da ilk şefi Mansfield Cumming’e istinaden sadece ‘C’ deniyordu. Bu alışkanlık hala devam ediyor. MI6 Dışişleri Bakanı’nın sorumluluğu altında çalışıyor. Bu açıdan İngiltere istihbaratın dış işlerine “sıkıca” bağlı olduğu az ülkelerden.