ANKARA – HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Salgın nedeniyle evlerinde kalan kadınlara yönelik şiddet vakalarının arttığını kaydeden Başaran, “Çin’de salgının ortaya çıkmasıyla beraber insanların evlerde kalma zorunluluğu ortaya çıktıktan sonra kadına yönelik şiddet vakalarının yüzde 90 arttığını görüyoruz. Yine dünyada yapılan araştırmalarda kadına yönelik şiddet vakalarının bu süreç içerisinde çok yükseldiği konusunda bir veriyle karşı karşıyayız. Ancak şu ana kadar Türkiye’de bu konuyla ilgili bir tedbir olmadığını görüyoruz” dedi.

“TACİZCİLER, TECAVÜZCÜLER SERBEST KALACAK, SİYASİ MAHPUSLAR KALACAK”

Salgının ortaya çıkmasıyla cezaevlerinde bulunan insanlar için riskin arttığını kaydeden HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, sözlerini şöyle sürdü: “Bu salgının ortaya çıkması ile beraber büyük risk alanı olan yerlerden biri de cezaevleridir. Şu anda dünyanın birçok yerinde salgının ortaya çıkması ile beraber cezaevleri birinci derece risk alanı olarak kabul edilip boşaltıldı. Bunlardan bir tanesi İran’dı; totaliter bir rejim olarak kabul edilen İran’da bile aralarında siyasi tutsaklar da olmak üzere binlerce mahpus ve tutsak serbest bırakıldı. Ama maalesef Türkiye’de son günlerde özellikle infaz tartışması yapılırken yine ayrımcı bir bakış açısıyla kadına yönelik şiddet uygulayan, kadın cinayetlerini işleyen failler, tecavüz failleri, taciz failleriyle ilgili bir düzenleme yapılırken bunların serbest bırakılması, infaz indiriminden yararlanması tartışılırken maalesef aslında düşüncelerini ifade ettikleri için, kadın mücadelesi yürüttükleri için bu toplumun öncüsü oldukları için cezaevinde olan binlerce kadın bugünlerde tartışılmayan bir mesele haline geliyor. Figen Yüksekdağ’dan Sebahat Tuncel’e, Gültan Kışanak’tan Sara Kayalara bütün arkadaşlarımızın da derhal serbest bırakılması gerekiyor. İktidarın en kısa zamanda herhangi bir risk ortaya çıkmadan; başta hasta tutsaklar, 65 yaş üstü risk grupları ve yine çocuklarıyla beraber cezaevlerindeki kadınlar olmak üzere büyük bir felaketle karşı karşıya kalınmadan bütün cezaevlerinin kapılarını derhal açması gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz.”