İktidarın acil ve sürekli ‘Müjde’ ihtiyacı…

Salgın döneminde eğitim sorunlarından mucize değil, bilim aramaya; Hrant Dink'in 12 Eylül anısından darbelerle hakiki mücadele ve sığınmacılar üzerine düşünmeye...

KRONOS 13 Eylül 2020 PODCAST

Fatma Çelik, Yeniçağ: Yüz yüze eğitim için gereken hazırlıkları yapmak, buna çözüm aramak yerine uzaktan eğitime yapılan övgü ve bu araya sıkıştırılan özel eğitim teşvikleri, ‘kamusal eğitimden uzaklaştırma için yol mu yapılmak isteniyor’ sorusunu akla getiriyor.

Yakup Kepenek, Birgün: Olumsuzlukların asıl sorumlusu olan iktidar, “mucize” gibi, ileri teknoloji müjdeleri veriyor. Oysa, bilim tarihi bir yönüyle de mucizelerin yerini bilime bırakmasının tarihidir.

Hrant Dink, Bianet: Tuvaletin deliklerini kapatmışlar tahta mazgallarla, bulabildiklerini getirip tıkıyorlar oralara. Tam sekiz gün olmuş beni ve kardeşimi de alıp oraya götüreli. Arada bir sorguya çıkarıyorlar yukarıya. Payımıza düşeni bahşettikten sonra da götürüp gerisin geri tıkıyorlar yine hücrelerimize.

Faruk Çakır, Yeni Asya: Bunun kabahati darbecilerdedir, ama aradan bunca yıl geçtikten sonra hâlâ darbe anayasasının yürürlükte olması da siyasetçilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve ‘aydın’ların kabahatidir. 12 Eylül Anayasası’nda ciddî değişiklikler oldu, ama ‘ruhu’ değişmedi ki!

Serdar Değirmencioğlu, Evrensel: Afganistan, Irak ve Suriye’de savaşa ses çıkarmayanların Türkiye’ye sığınan insanlara söyleyecek bir lafı olabilir mi? “Yerli ve milli” silahlara alkış tutan, rejimin savaş destanlarına inananların barış istediğine kim inanabilir?