İki yaka, bir ada

Bodrum’dan Yunanistan’ın Kos adasına şişme botla geçmeye çalışırken annesi ve kardeşiyle birlikte can veren Suriyeli Kürt çocuğu Aylan’ı dalgalar bu kıyıya emanet etmişti. Fotoğraf o günlerde dünyayı yerinden oynatsa da aynı dram şimdilerde kimsenin umurunda değil.

SELAHATTİN SEVİ 10 Ocak 2021 FOTOĞRAF

FOTOĞRAFLAR: SELAHATTİN SEVİ

Bodrum otogarından Turgutreis’e doğru 50 dakikalık bir yolculuk sizi gece vakti yanıp sönen deniz fenerine çıkarır. Ali Hoca Caddesi’nin Kos Adası’na bakan sahili üzerine henüz güneş doğmasa da dalga seslerini bastırmakta kararlı görünen horozlar sabahın olduğunu haber verir. Sabah sporu için yürüyüş yapan tatilcilerin kumsala ayak basmasına yarım kış ve bir koca bahar vardır daha.

Çanakkale’den Muğla’ya kadar kilometrelerce uzanan girintili çıkıntılı sahil şeridinin bu noktasının özel bir önemi var. Çünkü dünyanın hafızasında yer eden Aylan Kürdi fotoğrafı bu sahilde çekildi. 2 Eylül 2015’te ailesiyle birlikte Bodrum’dan Yunanistan’ın İstanköy (Kos) adasına şişme botla geçmeye çalışırken annesi ve kardeşiyle birlikte can veren Suriyeli Kürt çocuğu Aylan’ı dalgalar bu kıyıya emanet etmişti. Genç muhabir Nilüfer Demir’in çektiği fotoğraf o günlerde dünyayı yerinden oynatsa da aynı dram şimdilerde kimsenin umurunda değil. Ödemiş’ten, Söke’den gelen günübirlikçiler “Aylan Kürdi mi, o da kim?” derken, otellerin müşterileri “Burada mı ölmüştü o çocuk, yazık” deyip günlük hayatlarına devam ederler sezonda. Çevredeki yazlıklardan birinde hizmetçilik yapan Leyla Hanım, bir günlük iznini geçirmek için geldiği ve balık tuttuğu sahilde böyle bir trajedinin yaşanmış olmasını talihsizlik olarak görüyordu olaydan bir yıl sonra o sahilde: Yazık oldu çocuklara!

TARIK AKAN’IN ‘GAYBUBET’ EVİ

Burası sadece bugünün mültecileri için değil, geçen yıllarda da kaçış noktasıymış. Bölgenin eskilerinden, sonradan Bodrumlu bir işletme sahibi, “1980 ihtilalinden önce -rahmetli- Tarık Akan fenerin yanından taş bir ev satın almıştı. Tehlikeli bir durum olursa Yunanistan’a en kısa mesafe olan Akyarlar’dan iltica edecekti. Başarabildi mi bilmiyorum ama burası kader kaçkınları için bilindik bir yer,” diyordu. Ailece konakladığımız pansiyonda sadece iki yıl sonra benzer bir macera yaşayacağımızı nereden bilebilirdik?

Bir başka ‘turizm cenneti’ Çeşme’de mütedeyyin zenginler için hizmet veren Meltem Tatil köyünün hemen yanındaki terk edilmiş metruk bina mülteciler için bir başka kaçış noktası… Avrupa Birliği ile yapılan geri kabul anlaşması sonucu bıçak gibi kesilen ölümüne yolculuk bitmiş. Korku filmi setini andıran binadan denize doğru çalılıkların arasında oluşan yol hâlâ duruyor. Binada ise karton üzerine serili yataklar, battaniyeler, yiyecek ve içecek ambalajı atıkları kalmıştı sadece. Karşı kıyıdaki Sakız Adası’nı ise bayramda legal yollarla giden turistler dolduruyor.

Herkes Suriyelilere verilecek vatandaşlığı, taksitle sahip olacakları TOKİ  evlerini konuşurken kimse kayıpları ve ölenleri hatırlamıyor bile.

Ege sularında Aylan Kürdi’nin umutlarının büyülü bir fener gibi yol gösterdiği istikamette özgürlüğe adım atılan kara parçası ise anakaradan çok uzak. Avrupa Birliği haritalarında Güneydoğu Avrupa diye geçen yerler Rodos, Kos, Sisam, Sakız, Midilli artık Türkiye’yi köprü yapan yabancıların değil, Türkiyelilerin de atlama taşı…

GİTMEK Mİ ZOR, DÖNMEK Mİ?

Adalar bir tür araf. Özgürlüğe de yelken açabilirsiniz, geri de gönderilebilirsiniz… Midilli limanında 2016 yazını hatırlıyorum. Gecenin ürpertici sessizliğini önce adaya gelen gazetecilerin koşuşturmacaları, ardından Yunan güvenlik güçlerinin peşi sıra gümrük bölgesini doldurması… Günün ilk saatleriyle birlikte dört sıra otobüs sıralanmıştı limana. Ardından da otobüslerin etrafını polisler, askerler, Avrupa Birliği güvenlik unsurları sarmıştı. Otobüs kapılarının açılmasıyla birlikte liman dışından da protesto gösterileri yükselmeye başladı. İngilizce ‘Özür dileriz’, ‘Siz buraya aitsiniz’ sloganlarını herkesle birlikte Türkiye’ye iade edilmeyi bekleyen 45 Pakistanlı ve Afganlı da duydu. Ardından kendilerini denize atan ve sahil güvenliği atlatan üç eylemci, mülteci gemisinin yanına kadar yaklaşarak onlara son kez el sallayıp elveda dedi. Tek sıra halinde Turyol yolcu gemisine bindirilen mülteciler son bir kez geriye, Midilli adasına bakarken belki de ölüm pahasına düştükleri yolun, hırçın dalgalarla boğuşarak ulaşılan Avrupa hayalinin bu şekilde noktalanacağını düşünmemişlerdi. Türkiye ile Avrupa Birliği arasında varılan mutabakat çerçevesinde Yunan adalarından Türkiye’ye göçmenlerin iadesi başlamıştı. Bu ikinci seferdi. Sonrası geldi…

15 Mart 2016 tarihinde imzalanan ‘geri iade anlaşması’ gereğince Yunanistan’ın Kos (İstanköy), Sakız ve Midilli adaları başta olmak üzere yasa dışı yollardan Türkiye’den geçen binlerce kişi kiralanan Turyol ve Jale firmasına ait hızlı feribotlarla iade ediliyordu. İadesi gerçekleşen mülteciler Dikili’deki kayıt alma işleminin ardından otobüslerle Kırklareli göçmen kampına, daha sonra da herhangi bir tehlike yoksa kendi ülkelerine gönderiliyor.

Midilli limanı ve çevresinde önceki yıllarda  gözlemlenen kalabalıktan ve yoğunluktan eser yok belki… Atina’ya yolcu taşıyan dev gemiler günün sonunda limandan ayrılıyor kış da olsa.

“Bu kadar yolu tekrar geri dönmek için mi geldik,” derken, haksızlar mı? Avrupa için çıktıkları yolda geri dönmek istemiyor mülteciler.

UMUT ADALARI

İlk kez büyük sayılarda mülteci akınına 2015 yılında sahne olan ada kıyıları yeni bir bahara hazırlanıyor. Belki yine hareketlenir… Skala köyünün ünlü lokantasının sahibi Paris bey, sadece meraklı erken tatilcilere ve ada sakinlerine hizmet verse de az çok havayı kokluyordur.

Midilli Adası’nın Moria kampı başta olmak üzere geçici sığınaklar artık yetmiyor. Açlık grevine başlayan mülteciler yüksek duvarların ve dikenli tellerin arkasında seslerini dünyaya duyurmaya çalışıyor. Geniş güvenlik önlemleri uygulanan kampın etrafında Yunanistan polisi fotoğraf çekilmesini engelliyor. Kampa giriş ve çıkış yapan araçlar için aralanan dev kapıların ardında gün içinde bayılanlara acil sağlık müdahalesi yapılıyor.

Ege Denizi’ne NATO ve AB sınır muhafaza birimi Frontex’in gemileriyle örülen güvenlik bariyeriyle birlikte mültecilerin rotalarını Afrika ülkeleri üzerinden İtalya ve İspanya’ya çevirmesi bekleniyor.