Her iktidara muhalif bir gazeteci: Müyesser Yıldız

15 Temmuz davalarını yakından takip eden Oda Tv yazarı tutuklu gazeteci Müyesser Yıldız, 9 Kasım'da ilk kez hakim karşısına çıkacak. Peki Yıldız neden tutuklandı? 15 Temmuz davalarıyla ilgili yazıları iktidarı neden bu kadar rahatsız etti?

SÜLEYMAN ÖZKAYA 08 Kasım 2020 PORTRE

Müyesser Yıldız, 15 Temmuz davalarını yakından takip etmesi 15 Temmuz koalisyonunu rahatsız etti.

Tutuklu gazeteci Müyesser Yıldız’ın ismini, basın camiası dışına,  Türkiye ilk olarak Ergenekon soruşturmalarıyla duydu. Yıldız, Şubat 2011de Oda Tv davası kapsamında başka gazetecilerle birlikte gözaltına alındı ve tutuklandı. 16 ay cezaevinde yattı. Mahpus günlerini “Bedenim içerdeydi ama aklım dışardaydı. Cezaevinde sadece okudum ve yazdım. Bol bol yürüdüm. 170 tane kitap okudum. Kitap çalışmalarım vardı onları yürütmeye çalıştım. Yalnız kaldım. Son 12 ay 18 gündür yalnızdım, tek başımaydım. 21 kişilik koğuşta” sözleriyle anlatmıştı tahliye olduktan sonra. 15 Temmuz davalarını yakından takip eden Müyesser Yıldız neden tutuklu?

Ayşe Arman, Oda TV davası sürecinde Hürriyet Gazetesi’nde Müyesser Yıldız ile yaptığı röportajda onu “Hükümeti devirmeye çalışan!’ 45 kiloluk kadının öyküsü” başlığıyla tanımlamıştı. Yıldız, bu röportajında kendisini anlatırken “ben korku bilmem” demişti.

Gerçekten de tutuklanıp hapis yattığı Ergenekon sürecinde haber müdürlüğünü yaptığı Oda Tv’nin neredeyse kayıtsız şartsız destek verdiği 15 Temmuz sürecinde dei muhtemelen yakın çeversinden birçok kişiyi de rahatsız etme pahasına, bildiğini yaptı Müyesser Yıldız. Hep yaptığı gibi. Kısaca özetlersek…

SEMRA ÖZAL HAKKINDAKİ HABERİ NEDENİYLE İŞTEN ATILDI

Gazeteciliğe Tercüman Gazetesi’nde muhabirliğe başlayan Yıldız, dönemin Başbakan Turgut Özal’ın eşi Semra Özal’la ilgili yaptığı bir haberden dolayı işinden atıldı. Günaydın gazetesi ve Nokta dergisinde çalıştıktan sonra ANKA Haber Ajansı’na geçti. DSP-MHP-ANAP’tan oluşan üçlü koalisyon hükümeti döneminde Bakan Sadi Somuncuoğlu’nun basın danışmanlığı görevinde bulundu.

Basın müşavirliği görevinden sonra emekli olan Müyesser Yıldız, arkadaşlarıyla Avaztürk isminde bir internet sitesi kurdu. Bir süre sonra siteyi kapatmak sorunda kaldı. O dönemde Odatv’den gelen yazı teklifini geri çevirdi. Sonunda Oda TV’de yazmaya karar verdi. İktidarı çok rahatsız eden yazılarından biri Öcalan’la İmralı’da görüşmeler yapıldığını ortaya çıkarmasıydı. Dönemin Başbakanı Erdoğan “İspatlamayan şerefsizdir” sözüyle karşılık verdi bu habere. Ardından da Ergenekon soruşturmaları kapsamında Oda Tv baskını ve tutuklamalar geldi. Yıldız’ın yazılarıi haberleri büyük yankı uandırıyordu. Çok sayıda yazı yazdı Ergenekon savcısı Zekeriya Öz ve yürüttüğü soruşturmalar hakkında. CHP, Yıldız’ın yazılarını sürekli Meclis gündemine taşıdı.

SÜLEYMAN SOYLU İLE NEDEN KARŞI KARŞIYA GELDİ

Gazeteci Yıldız 8 Haziran 2020’de yeniden tutuklanmasına giden yol ilginçti. 18 Mayıs’ta Kars’ın Çemçe bölgesinde bir askerin hayatını kaybetmesi sonrası sosyal medya hesabından, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, “Çemçe bölgesindeki teröristleri tamamen yok ettik” açıklamasını eleştirdi. Ancak Soylu, Yıldız’a “Çemçe grubunun itlafına bir PKK, bir sen üzülmüşsün. Kahramanlarımız, bugün o bölgeye yeni sızmayı 10 metrede çatışma ile teröristleri yok ederek engelledi… Benim üzüntüm, PKK seviciliğin değil, devlet gömleği giymiş pespayelerle iş tutmandır” karşılığını verdi sosyal medya üzerinden.

BAKAN HULUSİ AKAR İLE KARŞI KARŞIYA GELİŞİ

Kara Havacılık Komutanlığı davasında bir gizli tanığın Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar için ‘FETÖ’cü ve ‘darbeci’ ifadelerini haberleştirdiği için Akar, 250 bin liralık maddi tazminat davası açmıştı. Yıldız, bu davadan Akar’a 20 bin lira tazminat ödemeye mahkum edildi.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

d ‘Hulusi Akar İBDA-C liderinin mezarını ziyaret etti’ haberlerine erişim engeli

d Gazeteci Yıldız’ın, Hulusi Akar’a 20 bin TL manevi tazminat ödeyecek

‘ORDUNUN BAŞI KOPARILDI’

Asıl önemli noktaya gelelim… 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili siyasi iktidarın, güvenlik birimlerinin verdiği bilgi notuyla yetinmek yerine davaları yakından takip etti Müyesser Yıldız. Davalarda gördüğü çelişkileri, iktidarın anlattığı hikayadeki tutarsızlıkları köşesine taşıdı. Genelkurmay Çatı Davası’nda ceza alan eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk’le ilgili “Akıncı ve Genelkurmay davalarının binlerce sayfalık ek klasörlerini neredeyse didik didik ettim, ama Akın Öztürk’le ilgili herhangi resmi bir bilgi ve kayda rastlamadım”diye yazdı misal. İsim vermeden Akın Öztürk’ün 15 Temmuz’dan önce emekliye ayrılmasını Hulusi Akar’ın istemediğini ima etti.

Yıldız, veryansintv’ye verdiği röportajda, TSK’nın milli ordu olmaktan çıkarıldığını belirterek,  “Balyoz-Ergenekon’la TSK’nin beli kırıldı, 15 Temmuz’la da kafası koparıldı” ifadesini kullandı.

’15 TEMMUZ DARBE DAVALARI ANLATILDIĞI GİBİ DEĞİL’

Korkudan neredeyse hiçbir gazetecinin takip etmediği 15 Temmuz davalarını yakından takip eden Yıldız, bir başka yazısında şunları yazdı:Gördüm ki çok şey kamuoyuna anlatıldığı ve sunulduğu gibi değil. Müthiş bir algı yaratıldı ve bunlara olduğu gibi inanmamız istendi. Bizzat devletin belgeleriyle aksini ortaya koyduğumda ise ‘FETÖ’cülükle, ‘FETÖ’ye hizmet etmekle’ suçlandım. Bu davalar, ciddi davalar. Türkiye’nin geleceğini ilgilendiriyor. Gördüklerim ve yaşadıklarımdan anladığım şu; hem gerçeklerin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması istenmiyor hem de mağduriyet çuvalı alabildiğine büyütülerek, gerçek suçlu ve sorumluların kurtarılması hedefleniyor. AKP’li Şamil Tayyar’ın dahi yargılamalar başladıktan kısa bir süre sonra, ‘Bugün kahraman bildiklerimiz hain, hain bildiklerimiz kahraman çıkabilir.’

‘AKAR’A HUSUMETİM YOK’

Hulusi Akar’ın üstüne üstüne gitti Müyesser Yıldız. Şunları yazdı Akar’la ilgili:  “Bir gazeteci olarak sadece fikri takip yaptım. Balyoz-Ergenekon kumpaslarından alın, 15 Temmuz’a gelin. En önemli aktörlerden biri değil mi? Böylesine kilit bir aktörün aldığı nefesin bile haber değeri vardır. Beni sadece devletin gizli tanığının kendisi hakkında anlattıklarını haberleştirdiğim için hedef almadı. Daha 2015’te Genelkurmay Başkanı olmadan önce yazdığım ‘yeni Genelkurmay Başkanımızı tanıyalım’ başlıklı yazımdan beri hedefteydim. Şimdi Genelkurmay Başkanının bir önemi kalmadı ama Türkiye’nin birçok döneminde görev yapmış, kadrosunun tamamına yakının ‘FETÖ ve darbe’ suçlamasıyla tutuklanmış birisini görmezden gelip Uganda Genelkurmay Başkanı’nı mı yazacaktım? Yıllarca birlikte çalıştığı sanıkların savunmalarını aktardım. Eğer bunlar yanlıştı ve rahatsızlık veriyor idiyse, mahkemeye gider, eski silah arkadaşlarının yüzüne ‘yalan söylüyorsun’ derdi.”

Hulusi Akar’ın TBMM’de kurulan komisyona gitmediği gibi mahkemelerde de sorulan 5-10 soruya bir özel celsede cevap vermeyi tercih ettiğine işaret ederek, şu değerlendirmeyi yaptı:“Gerçeklerin ve gerçek suçluların ortaya çıkarılması en önce onun görevi değil midir? Görevlerini yapmak yerine, görevini yapmaya çalışan gazeteciyi, mahkemelere gidip, ifade vermek yerine Meclis’e soru soran milletvekillerine dava açmak tek kelimeyle sorumluluktan kaçmaktır. Erden, uzman çavuştan hesap sorulacak, ama Genelkurmay Başkanı muaf tutulacak. İş mi? Bakın, Erdoğan, hatta Necdet Özel ‘Rabbim, milletim affetsin, aldatıldık’ dedi. Hatta Necdet Özel, Bu yapılananlar için vicdanının sızladığını söyledi. Peki, Sayın Hulusi Akar’ın en azından böyle bir beyanı oldu mu?

YILDIZ YILLAR SONRA NEDEN TUTUKLANDI?

8 Haziran 2020 günü Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından “askeri casusluk” iddiasıyla yürütülen soruşturma Oda TV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız, Tele1 Ankara Temsilcisi İsmail Dükel ve İstanbul’da görevli E.B. isimli bir muvazzaf asker hakkında “Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etmek” suçlamasıyla gözaltına alındı.  Yıldız, çıkarıldığı mahkeme ‘askeri casusluk’tan değil ‘gizli kalması gereken bilgileri açıklamaktan’ tutuklandı.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

d Tutuklu Odatv yazarı: ‘Yazılmamış 15 Temmuz kitabını ele geçirmek istediler’

d Odatv’den Hulusi Akar ve tasfiye iması: AKP’nin içinde Sisi yok mu?

Yıldız 9 Kasım 2020 tarihinde Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak ve ilk savunmasını yapacak.

‘YILDIZ’DAN 15 TEMMUZ DAVALARINI YAZMAMASI MI İSTENİYOR’

Yıldız, yıllar sonra yine uyduruk bir gerekçe ile neden tutuklandı? 15 Temmuz koalisyonunu oluşturan iktidar partileri ve destekçilerinin, 15 Temmuz’da neler olduğunun konuşulup tartışılmasını engellemek olmasın Yıldız’ın susturulma nedeni. Çünkü Yıldız 15 Temmuz’un kitabını yazacağını da söyledi açık açık, hem de tutuklanmadan bir süre önce.

Evet o kitap mutlaka yazılmalı. Müyesser Yıldız çıkacak ve o kitabı yazacak.

 

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram