HDP’ye yönelik saldırıda ‘olayın kapatılması’ talimatını kim verdi?

İzmir'deki saldırıda iktidarın sorumluluğu HDP’yi PKK ile özdeşleştirerek hedef göstermiş olmasının çok ötesinde. İzmir il emniyet müdürü ve soruşturma savcısına olayı uzatmadan kapatmaları talimatını kim vermiş olabilir?

SONER KOÇ 20 Haziran 2021 HABER ANALİZ

İzmir HDP il binasına yapılan saldırı ve Deniz Poyraz’ın öldürülmesi olayıyla, Türkiye klasik siyasi cinayetlerinden birisini daha yaşamış oldu. Birkaç gündür basında okuduğum tüm haberlerde cinayeti işleyen Onur Gencer için “saldırgan” ifadesinin kullanıldığını görüyorum. Önce bu kavram yanlışlığını düzeltmek gerekiyor. Zira salt bu ifade dahi, Tükiye’nin halen eski siyasi cinayetlerden ders almadığını ve olayın gerçek faillerinin yine anlaşılamayacağını gösteriyor. Çünkü bu cinayet, sadece bir saldırı değil bir terör eylemidir. Cinayeti işleyen kişi saldırgan değil teröristtir. Olay adi bir cinayet olarak değil, bir terör eylemi olarak soruşturulmalıdır ki, olayın gerçek failleri bulunabilsin.

MHP’Lİ YAPARSA SALDIRGAN, HDP’Lİ YAPARSA TERÖRİST(!)

Onur Gencer’in sosyal medya fotoğrafları ve yaşantısına baktığınızda MHP bağlantısını görmemek mümkün değil. Peki, bir an için düşünelim. Eğer HDP’li bir isim MHP il binasına saldırarak cinayet işleseydi, olay bir terör eylemi olarak konuşulmayacak mıydı? Ancak saldırgan MHP’li olunca, olay psikolojisi bozuk bir saldırganın adi bir cinayeti olarak konuşuluyor. Emniyet ve savcılık ta olayı adi bir cinayet olarak soruşturuyor.

FAİL DE OLAYI SORUŞTURAN EMNİYET MÜDÜRÜ DE MHP’Lİ

Son dönemde özellikle cemaat soruşturmalarında 15 gün-30 gün gibi gözaltı uygulamalarını görüyoruz. Ancak bir bakıyorsunuz ki, sonuçları çok ağır olacak bir cinayette fail 24 saat bitmeden tutuklanıyor. Mesela teröristin ev araması yapıldı mı? Yapıldıysa arama sonucu ne? En son hangi adreslerde bulunmuş? Bu adresler arandı mı? Cinayet silahı balistik incelemesi yapıldı mı? Telefonu ve varsa bilgisayarı incelendi mi? Yoksa aynen gözaltına alınırken yapıldığı gibi, “abicim” evinde herhangi bir suç unsuru var mı diye sorulup geçildi mi? Bu soruları uzatmak mümkün. Belki de bu işlemler yapılmış olsa, saldırının arkasındaki yapıya dair deliller elde edilmiş olabilirdi. Teröristin 24 içerisinde tutuklanması, olaya karşı gösterilen tepkinin değil, olayı kapatmaya yönelik bir girişimin göstergesidir.

Peki bu olayın arkasındaki faillerin ortaya çıkmasını kim neden engellemek ister? Bu noktada, soruşturmayı yürüten İzmir emniyetinin bir numaralı ismi İl emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın’a odaklanmak lazım. Zira emniyet müdürü Aşkın, Sedat Peker’in sağ kolu Boğaç Kaan Murathan ile olan fotoğraflarıyla gündeme gelen ve MHP’ye yakınlığıyla tanınan bir isim.

Hem teröristin hem de soruşturmayı yürüten emniyet müdürünün MHP’li oluşlu ve olayla ilgili hiç araştırma yapılmadan tutuklama yapılması, sizce birbirinden bağlantısız konular mı?
Emniyet Müdürü Aşkın’a olayı daha fazla büyütmeden ve derinleştirmeden kapatması yönünde MHP ve iktidar içerisinden bir telkin gittiği anlaşılıyor.

İKTİDARIN TEK SORUMLULUĞU HEDEF GÖSTEMEK DEĞİL

Muhalafete baktığınızda ise cinayetten iktidarı sorumlu tutuyor ancak, bu sorumlulukta tek gerekçe olarak; iktidarın HDP’yi PKK ile özdeşleştirerek hedef göstermiş olduğunu ileri sürüyorlar. Oysa iktidarın sorumluluğu bunun çok daha ötesinde. İzmir il emniyet müdürü ve soruşturma savcısına olayı uzatmadan kapatmaları talimatını kim vermiş olabilir?

TERÖRİST KISA SÜRE SONRA TEKRAR SOKAKLARDA OLACAK

Onur Gencer’in ilk ifadesine baktığınızda da ifadenin kendisine daha önceden ezberletildiğini anlayabilirsiniz. Gencer ilk ifadesinde; “Hiç kimseyi tanımıyorum. Kimseyle de bağlantı kurmadım. Terör örgütü PKK’dan nefret ettiğim için böyle bir şey yapmak istedim. Binaya girdim ve rastgele ateş ettim, ardından da teslim oldum.” diyor. Bu beyanlar, psikolojisi bozuk bir saldırgandan çok, kendisine cinayet talimatı verilen ve cinayet sonrasında cezadan kurtarılacağının sözü verilen bir tetikçi beyanına benziyor. Zaten olayın bir terör eylemi olarak değil de, adi bir cinayet olarak soruşturulması göz önüne alındığında, bu cinayeti işleyen Onur Gencer’in kısa süre sonra tekrar sokaklarda gezmeye başlaması oldukça mümkün görünüyor.

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram