‘Gülen yapılanması’: DW Türkçe’de neler oluyor?

Bugünkü mahkemelerin 'Bylock'un Gülen yapılanmasının şifreli haberleşme programı' olduğu iddiasını/hükmünü kabul etmenin 'FETÖ' ifadesini kullanmaktan farkı yok. Bu bilinçli bir tercih mi? DW Türkçe'de çalışan muhabir ve editörlerin 'FETÖ' ifadesini kullanmama nedeni yayın politikasının getirdiği sınırlama olmalı.

SÜLEYMAN ÖZKAYA 09 Kasım 2021 GÖRÜŞ

“Bir şey olduğu yok canım, o da nereden çıktı?” diyebilirsiniz. Haklısınız, Gazete Duvar’da olduğu gibi editöryal bağımsızlık gerekçesiyle istifalar ve -rivayet o ki daha ‘merkezde’ bir yayın politikası tercihi nedeniyle- yönetim değişimi yok DW Türkçe’de. Olmasın da zaten. Ama Alman haber ajansı Türkçe servisinin yayın politikasında, haber dilinde bir yalpalama ve tutarsızlık var.

Haksızlık etmeyelim, DW Türkçe’nin bugünkü şartlar altında genel olarak saygın ve nesnel bir haber dili var. Bu nedenle Türkiye’de merkez medya çöktükten sonra, benzer mecralar gibi, daha bir önem kazandı ve takip edilir oldu. Bu çok önemli, habercilik açısından. Ama… Nedeni muhabir ya da editörlerinin farklı gazetecilik geleneklerinden gelmiş olması mıdır yoksa politik tercihleri midir, özellikle ‘Gülen yapılanması’ haberlerinde bir tutarsızlık var DW Türkçe’nin. Tam olarak nasıl formüle edeceğini bilememek de olabilir nedeni, başka türlü bir haber dili kullanmak isteği de… Belki de DW’nin genel ilkelerinin izin vermemesi… Bilemiyorum.

Neden özellikle ‘Gülen yapılanması’ haberleri? Çünkü birçok açıdan turnusol kağıdı bu haberler. DW Türkçe başından bu yana hiç tırnak içine almadan ‘FETÖ’ ifadesini kullanmadı. Bazı haberlerde -muhabirin tercihi nedeniyle muhtemelen- 15 Temmuz öncesinde olduğu gibi ‘Gülen cemaati’ ifadesi kullanıldı ve hâlâ zaman zaman kullanılıyor. ‘Gülen yapılanması’ ifadesini kullanmanın ilkesel bir tercih olduğu açık. Çünkü dünyanın demokrasi ile yönetilen hiçbir ülkesi kabul etmediği gibi Almanya da ‘Gülen yapılanması’nı terör örgütü olarak kabul etmiyor. DW Türkçe de Türkiye makamları tarafından yapılan açıklamalar ya da yargı süreçleriyle ilgili haberlerinde ‘FETÖ’ ifadesini kullanmıyor.

Ama birçok haberde ‘FETÖ’ ifadesi hariç iktidar medyasıyla aynı dili kullanıyor. Örneğin, 9 Kasım tarihli ‘ByLock’un lisans sahibi Keynes tahliye edildi’ başlıklı haberin spotunda şu ifadelere yer veriliyor: “Gülen yapılanmasının şifreli haberleşme programı ByLock’un lisans sahibi Keynes’in 3 Kasım’daki tutukluluk incelemesinde kaçma şüphesi bulunmadığı için tahliyesine karar verildiği ortaya çıktı.” O kadar alıştık ki bu kalıplara, ‘E ne var bu ifadelerde?’ diyebilirsiniz. Şu var: Bugünkü mahkemelerin ‘Bylock’un Gülen yapılanmasının şifreli haberleşme programı’ olduğu iddiasını/hükmünü kabul etmenin ‘FETÖ’ ifadesini kullanmaktan ne farkı var? Bu bilinçli bir tercih midir? DW Türkçe muhabir ve editörlerinin ‘FETÖ’ ifadesini kullanmama nedeni büyük olasılıkla yayın politikasının getirdiği sınırlama olmalı.

Sadece sözünü ettiğim Bylock haberiyle sınırlı değil bu tutarsızlık. Cumhuriyet kökenli çok değerli bir Ankara gazetecisinin de haberleri yayımlanıyor DW Türkçe’de. O haberlerde de ‘Gülen yapılanması’ ifadesi kullanılıyor ama ‘FETÖ’ dememek dışında AKP rejiminin ve medyasının tüm kalıplarına, hiç sorun görmeden yer veriyor haberlerde. Misal, Adil Öksüz için “Gülen yapılanmasını Hava Kuvvetleri imamı” ifadesini kullanıyor. “Dosyası kapatılan hâkim ‘gizli örgüt’ şemasından çıktı” başlıklı bir başka haberin spotunda -haber metnindeki sorunlara hiç girmeyeyim- “Gülen yapılanmasına üye olmakla suçlanan ve soruşturmasında takipsizlik verilen eski askeri savcı Hakim Eren Şen ile ilgili bu karardan 4 gün sonra MİT’ten savcılığa ‘gizli’ bilgi notu geldiği ortaya çıktı” ifadeleri yer alıyor. MİT’in ‘gizli bilgi notu’nun hukuki değeri nedir, hiç sorgulanmıyor. Şablon çok tanıdık: Takipsizlik verildi, hatta beraat etti ama hakkında fişleme var. Bir başka haber: “Melih Gökçek: Gülen medyasına 375 bin TL reklam verdik. Melih Gökçek’in savcılık ifadesine DW Türkçe ulaştı. Gökçek… Gülen medyasına reklam ödemesi yapıldığını ise kabul etti.” Reklam ödemesi yapmak suç mu, sorgulanmıyor. Tıpkı Odatv, Yeni Akit, Güneş ve Takvim gibi. E, yargı kararı var? Günümüz Türk yargısının FETÖ kararı da var, neden kullanmıyorsun öyleyse…

Ve bu durum/tutarsızlık DW Türkçe gibi ciddi bir yayında ‘eğlenceli’ savrulmalara neden oluyor.

Misal:

“Gülen yapılanmasının şifreli haberleşme programı ByLock’un lisans sahibi Keynes…” haberinin altında önerilen haber ve başlığı ne biliyor musunuz?

“AİHM’den ‘ByLock’ kararı”

“AİHM, ByLock kullandığı gerekçesiyle tutuklanan eski polis memurunun başvurusunda kararını açıkladı. Mahkeme, başka delillerle desteklenmediği sürece sadece kullanıcı olmanın makul şüphe oluşturmayacağını vurguladı.”

Neymiş?

AİHM “Bylock kullanıcısı olmak makul şüphe oluşturmaz” demiş.

DW Türkçe’deki arkadaşlar orada mısınız?

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram