Merkez Bankası karşılıksız para basıyor

"Merkez Bankası karşılıksız para mı basıyor?" sorusuna cevap aranıyor. Tüketici enflasyonunun (TÜFE) Türkiye İstatistik Kurumu'na göre bile yüzde 20 olduğu, üretici fiyatlarının (ÜFE) yüzde 45 arttığı bir dönemde daha fazla banknotun tedavüle girmemesi sürpriz olurdu. Banka kasaları hariç tedavüldeki banknot ve madeni para tutarı son 4 yılda iki katına çıktı.

TURHAN BOZKURT 13 Kasım 2021 HABER ANALİZ

1 Amerikan Doları 10 TL oldu. Artık çift haneli dolar/TL kuru ile yola devam edilecek. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) iktidara geldiği 3 Kasım 2002’den itibaren inişe geçen dolar, 11 Ocak 2008 tarihinde 1,10 TL’ye kadar gerilemişti. O dönemde “1 dolar=1 TL olacak” haber başlıkları revaçtaydı.

Nereden nereye? 2021 yılının son günlerinde 10 TL psikolojik eşiğini geçen doların hangi tarihte 11-12 lira olacağına dair bahisler toplanıyor.

“Doların patronu” Amerikan Merkez Bankası’nın (Fed) yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınında ekonomiyi ayakta tutmak için bedavaya dağıttığı yeşil banknotları geri toplamaya başlaması TL için en kötü günlerin henüz başlamadığına işaret ediyor. Dolar okyanus ötesine doğru yola çıkarken Türkiye dahil bütün gelişmekte olan ekonomilerde kan kaybı hızlanacak.

KASADA PARA YOK Kİ DÖVİZE NASIL MÜDAHALE ETSİN?

Merkez Bankası’nın (TCMB) net döviz rezervleri -51 milyar dolara gerilediği için döviz satarak piyasayı dengeleme mekanizması felç oldu. Kasada swap (döviz-TL takası), munzam karşılık ve reeskont gibi kalemlerden temin edilen emanet dövizler haricinde tek cent döviz yok.

Piyasaya 51 milyar dolar döviz borcu olan TCMB, Saray’ın “faiz indir” tazyiki altında sıkışıp kaldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Faiz inecek.” işaretini verdiği ağustos ayından kasım ayına kadar iki toplantıda politika faizi yüzde 19’dan yüzde 16’ya indirildi.

Faizi yüzde 19’a çıkardığı 19 Mart’ta Erdoğan tarafından azledilen Naci Ağbal’ın yerine TCMB Başkanlığı’na tayin edilen Şahap Kavcıoğlu koltukta kalmak için indirimlere devam etmek mecburiyetinde.

Kavcıoğlu’nun başkanlığında toplanacak Para Politikası Kurulu’nun altı üyesi, 18 Kasım ve 16 Aralık tarihlerinde kendi istikballerine dair karar verecek. Esasında TL’nin pula dönmesi ne onların ne de Saray’ın öncelikli meselesi.

Yeni ve sıralı seri numaralı paralar “karşılıksız para basma” tartışmasını alevlendirdi.

“GEÇİCİ BİR RAHATLAMA SEÇİM KAZANDIRABİLİR” HESABI

Politika faizini suni şekilde indirerek ticari ve bireysel kredilerin ucuzlaması sağlanıyor. 2022 yılında muhtemel bir erken seçimi kazanmak için kredi ile piyasayı coşturmak kısa vadede işe yarıyor.

AKP hükûmetinin bütün hesabı ekonomik krizi unutturacak geçici bir rahatlama esnasında sandığı seçmenin önüne koymak üzerine… Asgari ücret, emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) ve 3 bin 600 ek gösterge gibi kronik meselelerin çözümüne giden yolda faiz indirimleri köprü vazifesi üstlenecek.

24 Haziran 2018 Partili Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimi’nden evvel kamu bankaları marifetiyle kredi faizleri indirilmiş, uzun vadeli 150 milyar TL kredi tahsis edilmişti. Kredilerin tesiri ile tüketim patlamıştı. konut ve araba almak isteyenler kuyruğa girmişti.

Seçimden zaferle çıkan Erdoğan’ın başkanlık koltuğunda üçüncü ayını doldurmadan yüzde 35’lik kur şoku ile karşı karşıya kaldığının altını çizelim. Son sözü hep kasa söyler.

COVID-19 EZBER BOZDU, BEDAVA PARALAR BAŞA BELA OLDU

Gelin görün ki 2019 yılı aralık ayında ilk vakanın Çin’in Wuhan şehrinde teşhis edildiği Covid-19 salgınında bankalar ve şirketler batmasın diye bütün dünyada para muslukları sonuna kadar açıldı. Saçılan paralarla talep patladı, ancak üretim (arz) ağır hasar gördüğü için enflasyon hortladı.

Yüksek enflasyon Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya gibi gelişen ekonomilerin bile başını ağrıtmaya başladı. Almanya’da TÜFE yüzde 4,50 ile son 28 yılın zirvesinde.

Fed başta olmak üzere bütün merkez bankaları, “Kaş yapalım derken göz çıkarmak” deyimi ile  yüzleşiyor. New York Borsası’nda işlem gören şirketlerin piyasa değeri salgından evvel 27 trilyon dolar iken, hâlihazırda 54 trilyon dolara çıktı.


 

Elektrikli otomotiv devi Tesla 200 milyar dolar bile etmiyordu. Bugün piyasa değeri 1,1 trilyon dolar. Şahsi serveti 281 milyar doları bulan Tesla’nın kurucusu Elon Musk tek başına Türkiye’nin milli gelirinin üçte birine malik.

Dünyanın 1929 Büyük Buhranı ile 2’nci Dünya Savaşı’ndan sonraki en ağır krizle boğuştuğu bir dönemde şirketlerin ortalama değeri ne oldu da ikiye katlandı? Satışlar, kâr ya da üretim kapasitesi mi arttı? Ne oldu? Zengin daha zengin, fakir daha fakir oldu. Fed kesesinden dağıtılan bedava dolarlar sayesinde yaşanan Lale Devri tarihte olduğu gibi yine hüsranla nihayete erecek.   

ERDOĞAN’DAN TCMB’YE: SİZ NEYİ BEKLİYORSUNUZ?

Köşeye sıkışan otoriteler konjonktürel olarak para politikası ve maliye politikasında düne kadar absürt gelen kararlara imza atıyor. Salgın üretim ve tedarik zincirlerini öylesine sarstı ki sistem tamamen çökme tehlikesi ile karşı karşıya.

Bu eğilimin farkında olan Erdoğan, Merkez Bankası’na ve diğer kurumlara “Siz neyi bekliyorsunuz? Fırsat bu fırsat faizleri indirin.” talimatı veriyor. Erdoğan faizin artırılması hâlinde üç yıldır yüzdürülen 600 milyar TL’ye yakın batık kredinin bankaları da batıracağının farkında.

Pahalı da olsa dolar alıp satan bir banka mı, batmış bir banka mı? Hangisini tercih edersiniz? Müflis ekonomi yönetimi ölümü gösterip sıtmaya razı etme formülü ile çıkış arıyor.


 

Hukuk güvenliği olmadığı için para bolluğunda bile gelmeyen yabancı sermayenin yerini karşılıksız para basmanın öteki hâli olan kredi genişlemesi ile doldurmak istiyor. Dolaylı yoldan karşılıksız para basma faaliyetine hız verildi.

Sosyal sosyal medyada yeni ve sıralı seri numaralı paraların fotoğrafları paylaşılıyor. Aynı para çekmesi makinesinden (ATM) ya da aynı banka şubesinden alınan banknotlar gıcır gıcır. Hiç şaşırtıcı değil.

Haklı olarak “Merkez Bankası karşılıksız para mı basıyor?” sorusuna cevap aranıyor. Tüketici enflasyonunun (TÜFE) Türkiye İstatistik Kurumu’na göre bile yüzde 20 olduğu, üretici fiyatlarının (ÜFE) yüzde 45 arttığı bir dönemde daha fazla banknotun tedavüle girmemesi sürpriz olurdu.

TEDAVÜLDEKİ PARA İKİYE KATLANDI

Merkez Bankası verilerine göre banka kasaları hariç tedavüldeki banknot ve madeni para tutarı son 4 yılda iki katına çıktı. 2017 yılında 110 milyar TL civarındaki emisyon hacmi 220 milyar TL civarında. Bazı aylarda 250 milyar TL’ye kadar da tırmandı.

Hülasa Banknot Matbaası gece mesaiye kalıyor. Tedavüle sürüldüğü 1 Ocak 2009 tarihinde 132 dolara tekabül eden 200 TL banknot sadece 20 dolar ediyor. TCMB yakında 500 liralık banknot basmak mecburiyetinde bile kalabilir.

Gıcır gıcır paralara bir de iyi tarafından bakalım. Merkez Bankası “temiz para” hamlesi başlatarak, yıpranmış ve kirli banknotları piyasadan geri çekiyor. Böylece enflasyonun yerle bir ettiği moralleri bir nebze de olsa yükseltiyor.

“Temiz toplum” ve “temiz siyaset” diye yola çıkan AKP, mum gibi eriyen “temiz banknot” durağında kaldı.

————————

İletişim için:
[email protected]

Twitter: @turhanbozkurTV

YouTube: https://www.youtube.com/turhanbozkurt

Facebook: https://www.facebook.com/TurhanBozkurt/