Arayıp helallik isteyenler var

A Milli Takım formasıyla en fazla gol atan (51), Milli Takım (Genç, Ümit, Olimpik ve A) formalarıyla en fazla maça

NECATİ KOLA 19 Mayıs 2020 SPOR

A Milli Takım formasıyla en fazla gol atan (51), Milli Takım (Genç, Ümit, Olimpik ve A) formalarıyla en fazla maça çıkan ve en fazla gol atan (161 maç, 63 gol), Galatasaray formasıyla sayısız başarı kazanan Hakan Şükür, bir süredir başta gönül verdiği kulüp olmak üzere Türkiye’de sansüre uğruyor. Attığı ve attırdığı gollerle çok büyük katkıda bulunduğu UEFA Kupası zaferinin yıldönümlerinde hiçbir video ve fotoğrafta kendisine yer verilmiyor. Aynı durum, dün UEFA Kupası zaferinin 20. yılı kutlanırken de yaşandı.

Hakan Şükür ise Twitter hesabından bir paylaşım yaparak sansür uygulayanlara mesaj gönderdi. Şükür, UEFA Kupası ile çekilmiş fotoğrafları eşliğinde şunları yazdı: “Birgün gelecek, büyük gururla aldığımız bu kupanın gerçek hikayesini ve hangi şartlarda kazanıldığını mutlaka anlatacağım. Kupaya uzanan yolda en çok golü atanın fotoğrafını koyamayan, ismini anamayan korkaklara gelsin. Tarih bir kere yazıldı ve onu da biz yazdık. #17Mayıs”

UEFA KUPASI’NI KAZAN DAİRESİNDE KAZANDIK

Bu paylaşımını, özellikle sosyal medyada çok çirkin şekilde yorumlayanlar oldu. ‘Kupanın gerçek hikayesi ve hangi şartlarda kazanıldığı’ kısmı Gülen Cemaati ile ilişkilendirilip değişik şekillerde yorumlandı. Hakan Şükür, YouTube kanalında canlı olarak UEFA Kupası’nın nasıl kazanıldığını uzun uzun anlattı. Yayın sırasında yöneltilen sorulara da cevap verdi.

Hakan Şükür, bu başarının para sıkıntısı çekilen bir ortamda tüm takımın kenetlenmesiyle elde edildiğini söyledi: “Farklı manada birçok alacağını Galatasaray’da bırakmış bir oyuncu olarak karşınızdayım. Helal-i hoş olsun. Bakmayın siz ekran ekran gezip şöyle yaptık, şöyle başardık diye anlatanlara. Soyunma odalarını biz biliriz. Kazan dairelerini biz biliriz. Oraya kimse girmez futbolculardan başka. Başarımızın üniversitelerde tez konusu olması istendiğinde kimse yanlış anlamasın diye anlatmak istemediğim çok şey var. Başarılarımızı hem Türkiye’de hem de Avrupa’da kağıt üstünde bizden çok daha üstün takımlara karşı kazandık. Kulübün mali sıkıntıları vardı. Oyunculara ödeme yapılamıyordu. Sözleşmesinde ödemelerin gecikmesiyle ilgili maddeler bulunan yabancı oyuncuların paraları tefecilerden alınan borçlarla elden ödeniyordu. İcralar nedeniyle bankadan ödeme yapılamıyordu. Yerli arkadaşlarımız arasında Milli Takım’dan kazandığı altınları bozdurup harcayanlar vardı. Böyle bir ortamda tüm takım kenetlenerek, birbirimizi destekleyerek bu başarıları kazandık. Bu başarıda en büyük pay futbolcular ve taraftarlarındır.”

ÇOK HELALLİK İSTEYENLER VAR

Canlı yayın sırasında takipçileri ‘Kral’ lakaplı ünlü golcüye soru da yöneltti. Bu sorulardan biri Fatih Terim’i özleyip özlemediğiyle ilgiliydi. Bu soruya cevap verirken Hakan Şükür’ün zaman zaman gözleri doldu: “Özledim, her şeyi özledim yani. En çok özlediğim şeyler var, söylemek istemiyorum. Ama tabii ki Türkiye benim ülkem. Bugünkü şartlarını düşündüğümde özleyecek bir şey düşünemiyorum. Çok hellalik isteyenler var. ‘Aa! Bu da mı?’ diyeceğiniz derecede insanlar var. Ama ellerinden bir şey gelemiyor. Uğraşıyorlar. Ülkemiz düzelsin. İnşallah birgün ülkemize döneceğim.”

TERİM’İN ÇOK DAHA BAŞKA ŞEYLER YAPMASI LAZIMDI

Bir başka takipçi de Fatih Terim’e kırgın olup olmadığını sordu. Hakan Şükür’ün cevabı ‘Kırgınım’ oldu: “Evet, kırgınım. Tabii ki kırgınım. Ama çok seviyorum. Böylesine değerlerin çok daha başka şeyler yapması, söylemesi lazımdı. Çok daha başka şeyler… Bana bakış açısını, beni sevdiğini çok iyi bildiğim için… Ama insanız işte. Üzülüyoruz, kırılıyoruz. Hepimiz ölüp gideceğiz. Hastalığı yaşadığında çok üzüldüm, çok dua ettim. Şöyle dua ettim kendisine: ‘Allah’ım, kırgınlığımı istemeden farklı şekilde ifade etmiş olabilirim. Bunu onun yüzüne söylemeden ona bir şey olmasın.’ (Duygulanıyor, gözleri yaşarıyor). Çünkü Allah korusun, ölüm var. Şu an herkes evinde tedirginlik içinde yaşıyor. Hepimiz birbirimize kırılabiliriz. Ben hocamın kalbini kırmadım ama üzüldüm, kırıldım, kızdım, Galatasaray için yanlış gördüğüm şeyleri de söyledim, söylüyorum. Kendimi tutamıyorum. Bunları söylerken de başka bir ajanda ile söylemiyorum. Hepimizin değeri ama bir insana yaptığı yanlışları söylemek, o insanı küçültmez.”

BENİMLE HELALLEŞEMEYEN İNSANLARA ÜZÜLÜRÜM

Hakan Şükür, sorulara cevap verirken Fatih Terim dışında birçok kişiye de dua ettiğini söyledi: “Tahmin edemeyeceğiniz birçok insana da dua ediyorum ben. Allah hepimizi sevdiklerimize, çoluğumuza çocuğumuza bağışlasın. Bu süreç çok farklı bir süreç; Allah korusun ölsem gitsem, bana atılan iftiralarla ilgili bu dünyada helalleşme konusunda sıkıntı yaşarsınız. İnançlı bir insan olarak söylüyorum bunu. Bunu yapamazsanız sizin için üzülürüm. Çok sevdiğim arkadaşlarım var. Ahirette karşıma gelirlerse, orayı bilmediğim için ne derim bilmiyorum. Ne yapalım? Çok acı çektim, çok sıkıntı çektim, üzüldüm. Babama, anneme, aileme, sevdiklerime… Ama paraya pula değil. Beni hep öyle gösterdiler ama beni öyle gösterenleri bugün çok daha iyi anlıyorsunuz zaten. Bazı şeyler çok değerli. Keşke toplum o noktaya gelebilse.”

SAHTE İMZALARLA EVİMDE OTURANLAR VAR

Şükür, varlıklarına el konulmasıyla ilgili de konuştu: “Dünyanın dört bir yanından kazandığım paraları ülkeme getirdim, ülkeme yatırdım. Hukuka inandım. Şimdi bütün varlığıma, alın terimle kazandığım her şeye el konuldu. Sahte imzalarla evimde oturanlar var. Alanlara, çalanlara haram zıkkım olsun!”

TERİM İLE ARAMIZDAKI CİP KONUSUNDA BEN HAKLIYIM

Hakan Şükür, yayın sırasında Fatih Terim ile arasındaki cip olayına da değindi: “Sıklıkla bu konuyu soruyorsunuz. Bunu anlatmayı ben çok düşündüm. Çok haklı bir tarafım var. Arabayı alıp almama konusu değil kesinlikle. Arkadaşlarım bunu çok iyi bilirler. Bugün söyleyemezler ama çok iyi bilirler. Şahit oldular bu olaya. Haklı olduğum bir konu. Ama bugünün konusu değil. Günün birinde kitap yazarsam onu da anlatırım. Sonuna kadar haklı olduğum bir şey. Çünkü o hikayeyi anlattığımda Fatih Terim’in bile UEFA Kupası’nı hayal etmediğini anlayacaksınız. Benim hayalimin, benim Galatasaray ile ilgili sınır koymadığım hayallerimin, Galatasaray’da oynamayı hayal etmek çok zor küçükken, ama onunla Avrupa’da bir kupa kaldırmayı hayal etmek ve içine girdikten sonra o güzelim arkadaşları, o kadroyu, o yokluk dönemlerindeki birliği gördükten sonra neden olmasın dediğim ve o inanmışlıkla zafere uzanan bir yolu baltamaya çalışanlara hiç bakmayın siz.”

O dönem spor basınında yazılanlara göre Terim, Hakan Şükür’e “UEFA Kupası’nı kazanırsak cipimi sana hediye edeceğim.” diye söz vermişti. Kupa kazanıldıktan sonra da “Arkadaşlarına haksızlık olur.” diyerek cipini vermekten vazgeçmişti. Hakan Şükür bunu açıklayınca da Terim 120 bin dolar verip “Bununla kendine bir cip al.” demişti.

.