Esen Savaş: Eşimi, profesör olarak çalıştığı hastanede kelepçe ile dolaştırdılar

KHK ile ihraç edilen, cezaevinde kanser olduğunu öğrenen, pasaport alamadığı için kanser tedavisi geciken ve hayatını kaybeden Prof. Haluk Savaş’ın eşi Doç. Dr. Esen Savaş, eşinin ölümünü RS FM’de Atilla Güner’e anlattı: Eşimi, hastanedeyken profesör olarak çalıştığı üniversitenin hastanede kelepçe ile dolaştırdılar.

KRONOS 03 Temmuz 2020 GÜNDEM

KHK ile 16 yıl görev yaptığı üniversitesi tarafından işine son verilip pasaport alamadığı için kanser tedavisi geciken Türkiye’nin en önde gelen psikiyatri uzmanlarından Prof. Haluk Savaş’ın eşi Doç. Dr. Esen Savaş, eşinin ölümünü RS FM’de Atilla Güner’le Akşam Postası’na değerlendirdi.

Savaş, eşinin görev yaptığı hastanede kelepçe ile dolaştırıldığını, kendisinin de gardiyanlar tarafından tehdit edildiğini söyledi.

“EŞİMİN TEDAVİSİNE ENGEL OLUNDU”

Doç Dr. Esen Savaş, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Pasaport meselesine gelene kadar birçok meselede tedavisine engel olundu. Tahliller kaybolmuş dediler. Avukatı aradım hastaneye sevki için bu çok önemli bir şey dedim. Ben zaten ön tanıyı koydum açıkçası. Sevk ettirmeyle uğraştık açıkçası. Kendi çalıştığımız üniversitede kendi çalıştığımız hastanede bakılsın istedik. Hastanedeyken profesör olarak çalıştığı üniversitenin hastanede kelepçe ile dolaştırdılar. Hatta MR, BT gibi tetkikleri biraz hızlandırdım diye gardiyanlar beni tehdit ettiler. Eşinizi Erzurum’a süreriz, tedavisini de yaptırmazsınız dediler.

“GARDİYANLAR BENİ TEHDİT ETTİ”

Gardiyanlar beni tehdit ettiler, ‘Eşini Erzurum’a göndeririz tedavisini de yaptıramazsın’ dediler. 26 senelik evliyim, lise arkadaşımdı ve 35 senedir tanıyorum. Karıncayı incittiğini bilmiyorum. Eşimi hastaneye yatırdığımızda hastalığı çok yüksek derecedeyken refakatçi iznim olduğu halde gidip görmüşüm diye eşimi tekrar cezaevine götürüp orada 15 gün daha kaybettirdiler. Sıvı tedavisi yapmaları gerekiyordu onu yapmadılar. Eşim ameliyat olurken cerrahi bölümünün en çömezine verdiler ameliyatı. Son anda bir hocamız vicdanı rahat etmemiş ameliyata girmiş.

“BERAAT ETTİ, BUNLAR SUÇ OLACAK ŞEY DEĞİLDİ ZATEN”

Çok sıkıntılar çektik. Beraat da etmişti. Bunlar suç olacak şeyler değil zaten. Yasal olmayan bir bankaya para yatırmamış BDDK tarafından açık olan bir bankaya para yatırmış, yasal olmayan bir okula çocuklarını göndermemiş milli eğitim onaylı bir okula göndermiş. Bir çeteye mi örgüte mi yardım etmiş, böyle bir şeyin belgesi mi var? Babalar gününde ‘Memleketin durumu ne? Nereye gidiyor? Demokrasi gelecek mi? Hak hukuk adalet gelecek mi? Bu kadar mağdur insanın hali ne olacak?’ diye sordu. Eşim gidene kadar da hep vatan millet diyerek gitti. Milli maçta ağlayan insan sayısı azdır milli maçta ağlardı, çok vatanseverdi. Böyle insan Türkiye’de parmakla sayılır.”