Erdoğan o çeki birkaç aylığına vermişti

Enflasyon gümbür gümbür geliyor. Şubat ayında yüzde 16 eşiğine yükselen tüketici fiyatları nisanda yüzde 18'i bulabilir. Üretici fiyatları ise yüzde 27'yi geçti. Döviz kurlarını tutmak için faizi yüzde 17'ye çıkaran Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal'ın işi bu defa zor. Saray'dan "Faizi indir" mesajları gelmeye başladı.

TURHAN BOZKURT 03 Mart 2021 YAZARLAR

Merkez Bankası’nın (TCMB) faizi iki ayda yüzde 10,25’ten yüzde 17’ye çıkarması bile enflasyon canavarını durdurmaya yetmedi. Enflasyon gümbür gümbür geliyor.

Sokağın enflasyonu ile bağını tamamen koparmış Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verileri bile gösteriyor ki “En kötü günler geride kaldı.” demek için henüz erken.

Tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) şubatta yüzde 0,91 artarken, yıllık enflasyon yüzde 15,61’e yükseldi. 2011 yılından beri “en yüksek şubat ayı enflasyonu” olarak kayda geçti.

REKOR ZAMLAR TÜİK’E UĞRAMIYOR

Üretici fiyatları ise (Yİ-ÜFE) yüzde 27,09 arttı. ÜFE ile TÜFE arasında makasın açılmasının iki sebebi var: İthal ürünlerin fiyat artışı hâliyle ilk önce imalat sanayiinde hissediliyor.

Koronovirüs (Covid-19) salgını sebebiyle talep çok yetersiz kaldığı için de zamlı tarife aydan aya etiketlere yansıtılıyor.

Ocakta elektrikte kilowatt saat (kWh) tarifesine yüzde 6, doğalgazın 1.000 metreküp ücretine yüzde 1 zam yapılmıştı. Doğalgaz zammı aynı oranda şubat ve mart aylarında da otomatiğe bağlandı.

Köprü, tünel ve otoyol geçiş ücretlerinin yüzde 27 ila yüzde 40 arasında arttırıldığı bir dönemde enflasyonda düşüş beklemek gibi bir iyimserliğe kapılan Merkez Bankası’nın 2021 yılı sonu için yüzde 9,4 hedefini tutturması mümkün değil.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

dMerkez Bankası’ndan bankalara: 200 TL kullanmayın, enflasyonu körüklüyor

dOcak ayı enflasyon oranında Türkiye Avrupa ülkelerini 5’e katladı

d‘Madem ekonomi o kadar iyi, milleti neden enflasyona ezdiriyorsunuz?’

 

Üreticinin maliyeti arttığı gibi tüketicinin cebinden çıkan para da katlanıyor. Merkez Bankası enflasyonla mücadeleyi bankalara “200 liralık banknot yerine 5-10-20 TL’lik banknotları tercih edin” talimatı vermek olarak anlamış.

Nisanda yüzde 17-yüzde 18 seviyesine çıkacağı gün gibi aşikâr olan TÜFE aynı zamanda döviz kurlarını tekrar fırlatacak.

VATANDAŞIN HİSSETTİĞİ ENFLASYON YÜZDE 40

TÜİK’in yüzde 16’da tuttuğu yıllık enflasyon, Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) tarafından ilan edilen 6 aylık (Yüzde 19,98) TÜFE’nin bile gerisinde. TÜİK’e göre şubatta aylık sadece yüzde 0,9 artan TÜFE, ENAG verilerinde yüzde 1,84 yükseldi.

Amerika’da Johns Hopkins Üniversitesi’nden Prof. Dr. Steve Hanke’nin ölçtüğü gibi sokağın enflasyonu yüzde 40’ın üzerinde. Vatandaşın elinde avucunda kalan üç kuruşu hemen dövize çevirmesi sebepsiz değil.

Enflasyonda ilk 10 arasına girilmişse bankalardaki toplam mevduatın yüzde 57’sinin döviz olarak muhafaza edilmesine şaşmamak lâzım. Faizi radikal şekilde artırarak güya TL’yi cazip hâle getirdiğini zanneden TCMB Başkanı Naci Ağbal’ın 235 milyar dolar döviz mevduatın ucuza bozdurma hamlesi sonuçsuz kaldı.

SARAY’DAN MERKEZ BANKASI’NA FAİZ MESAJLARI

Ağbal farkında olmayabilir, ancak Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) teşkilatlarında “Hani faiz artınca enflasyon düşecekti!” soruları yüksek sesle dile getiriliyor.

Kongreleri için ziyaret ettiği şehirlerde AKP lideri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “Faizler daha da artarsa tamamen biteriz. Batıyoruz.” mesajları verilirken, Ağbal’a verilen birkaç aylık çekin vadesinin dolduğu anlaşılıyor.

Hemen birileri, “Hükûmet ne derse desin. TCMB özerk değil mi?” diyebilir. Kâğıt üzerinde öyle olabilir. Ancak başkanın görev süresi dolmadan gece yarısı kararname ile değiştirildiği bir merkez bankasının özerkliğinden bahsedilemez.

Erdoğan’ın danışmanı Yiğit Bulut, TCMB’nin çiçeği burnunda başkanı Naci Ağbal’ı emperyalizme hizmet etmekle suçladı: “Gelişmekte olan piyasalarda merkez bankası en yüksek faizi veren Türkiye. Bu gece parası en çok değer kaybeden Türkiye. Anlamı çok açık; faizi yükseltmek ile paranın değeri korunamıyor! Emperyalist ezber çöküyor.”

AKP’NİN ÖNCELİĞİ ERKEN SEÇİM VE İTTİFAK HESAPLARI

Saray’ın bazı mesajları danışmanları üzerinden verdiğini bilecek kadar Erdoğan’ın yakınında bulunmuş bir isim Naci Ağbal. Dolayısıyla 18 Mart’ta yol ayrımına geldi. Ya faizi etkili şekilde artıracak ya da kurda yeni tırmanışın işaret fişeğini fırlatacak.

Erken seçimin ayak seslerinin duyulduğu, AKP ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin teşkil ettiği Cumhur İttifakı’nın düşen oylarına karşı Millet İttifakı’nı (Cumhuriyet Halk Partisi-İyi Parti-Saadet-Demokrat Parti) zayıflatma hamlelerinin öne çıktığı, salgına rağmen kongre salonlarının lebalep doldurulduğu şu günlerde Ağbal’ın Erdoğan’ı yeni bir faiz artışına ikna etmesi kolay görünmüyor.

Haftalık repo faizinin yüzde 17’den yüzde 18’e çıkması bile yetmez. Zira beklenen enflasyon dikkate alındığında söz konusu oran saman alevi kadar etkili olacaktır. En az yüzde 19-20 seviyesine çıkılmalı ki birkaç ay döviz piyasaları sükûnete kavuşsun. Böyle bir ihtimal yok.

Müstafi Hazine Bakanı Berat Albayrak ile Ağbal’ın selefi Murat Uysal günah keçisi ilan edildiğinde yüzde 2-3 reel faiz sözü verilerek ikna edilen sıcak para baronları şimdiden TL’den kaçmaya başladı. Doların anavatanında tahvil faizi yükseliyor.

ERDOĞAN İZİN VERMESEYDİ FAİZİ ARTIRMAK MÜMKÜN DEĞİLDİ

Esasında her şeye bir kişinin karar verdiği Türkiye’de para politikasına dair uzun uzun ihtimalleri hesaplamanın bir kıymeti de yok. Her ne kadar “Faiz sebep, enflasyon netice.” dese de Erdoğan vize vermeseydi 19 Kasım 2020’den 1 Ocak 2021’e kadar faiz yüzde 70 artırılamazdı. Serbest piyasa kuralları tedavülden kalkalı çok oldu.

31 Mart’ta 6 ay-12 ay arası TL mevduatta yüzde 15’ten yüzde 5’e indirilen stopaj (Gelir Vergisi tevkifatı) tekrar yükseltilirse mevduattan çıkış da hızlanacak. Zira yıllık getiri enflasyonun altına gerileyecek.


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

d‘Ayçiçek yağı’ zammı tuz-biber ekti, açlık sınırı 2 bin 719 TL’ye yükseldi

dDolar 7,10 TL’yi geçti, Merkez Bankası ‘karşılık’ verdi

d‘AKP döneminde 53 bin 425 kişi intihar etti, açlık sefalet artıyor’

 

Ne gam! Merkez Bankası o vakit “Faizin tadı kaçtı, ballı kur böreği verelim.” der olur biter. Nasıl olsa 6,40 TL’den aldıkları dolarları 8 TL üzerine çıkınca elden çıkaranlar son 6,90 TL vadisinde küfelerini doldurdu.

Emekleri zayi olmayacak. Üç vakte kalmaz dolar 9 TL’ye, euro 10 TL’ye kanat çırparken bizzat hükûmet tarafından her birine ballı kur böreği ikram edilecek.

Türkiye’de Yağma Hasan’ın böreği hikâyesi hiç değişmediği için hâlihazırda dünyanın en yüksek reel faizi altında ezilen vatandaşın bahtına bu defa da döviz ziyafetinin faturasını ödemek düşecek.

İletişim için:
e-posta: [email protected]
Twitter: @turhanbozkurTV

YouTube: https://www.youtube.com/turhanbozkurt

Facebook: https://www.facebook.com/TurhanBozkurt/