Erdoğan makas mı değiştirdi?

Baksanıza önce Çakıcı'nın sonra da MHP yönetiminin yaptığı açıklamaların asıl hedefinin CHP değil bizzat AKP ve Erdoğan olduğunu eski çalışma arkadaşları yazıyor.

DOĞAN ERTUĞRUL 22 Kasım 2020 YAZARLAR

Başlığa bakıp, demek yeni bir eksen değişikliği var, demeyin. Hayır, değiştirmek istiyor. Son 2 haftada yaşananlar da onun işareti. Duymadınız mı, ‘Kendimizi, geleceğimizi Avrupa’da görüyoruz’ bile dedi bugün. Putin, ne düşünüyor acaba? Ya da birkaç gündür ortada görünmeyen Ulusalcı tayfa ve Perinçek. Evet, Reis zorda. 15 Temmuz’un hemen öncesinde kurduğu ‘Allah’ın lütfu’ iç ve dış ittifaklar bugüne kadar getirdi Erdoğan’ı ve rejimini. Hatta bu sayede üst perdeden Türkiye’nin eski müttefikleri AB’ye NATO’ya… kamuoyu nezdinde -gerçeğin öyle olmadığı aşikar- nizamat da vermeye çalıştı.

Sonra? Damat istifa etti. Yok hayır ‘affını istedi’. ‘At izi, it izi’ ve ‘Allah sonumuzu hayr eylesin’ diyerek. Ve ortadan kayboldu. Rivayet muhtelif; ‘aldığı hasarların iyileşmesini bekliyor’ diyen de var, ‘İngiltere’ye yerleşti’ diyen de. Aile içi nedenler bir yana, Erdoğan damadını kurban verdi, farkında mısınız? Artık kriz ne kadar büyükse… Rica ederim konu ekonomi demeyin, bakın eski danışman Akif Beki bile ikna olmadı, asıl nedenin bu olduğuna. Üstelik başka kurbanlar olmayacağının da garantisi yok. Reis veliahtı gözüyle bakılmasını organize ettiği damat Berat Albayrak’ı feda etti? Çünkü makas değitirmek zorunda? Ve o makasta, ki AB-Atlantik-NATO ekseni gibi olduğu açık, sadece damada değil, MHP, Perinçek, Ulusalcı tayfa hatta misal Süleyman Soylu’ya bile yer yok.

Neden bu makas değişikliği? Çünkü Cumhur İttifakı, Bahçeli ve yarenleri Erdoğan’a sandıkta yeniden başkanlık garanti edemiyor. Bunun için de sandık garantisi sağlayacak ittifaklar arıyor Erdoğan. Yoksa arıyordu mu demeliyiz. İYİ Parti operasyonu tam istediği biçimde gelişmedi Erdoğan’ın. O nedenle, hem ne zaman kurulacağı meçhul -2021 baharı diyen bile var- sandığı hem de daha fazlasını garanti edebilecek yeni ittifaklar -sadece sandıkta değil devlet içinde de- gerek. Baksanıza parlamenter sisteme dönüş tartışmaları AKP’nin kurucu kadrosu tarafından dile getiriliyor. Diğer yandan koşar adım hukuk reformundan söz ediyor Erdoğan ve Saray’ın istişare kurulu üyeleri… Görüyorlar çünkü bu makasta, bu ittifak içinde yeni bir seçim zaferi mucizelere bağlı. Dahası sandık dışında da iplerin MHP’nin elinde olmasından duyulan rahatsızlık ayyuka çıkmış durumda…

Bunlar iç politika. Ekonomik kriz malum. Ya dış politik alan. AB’den her gün sertleşen , hatta Bozkurtları, Cumhur İttifakı’nın küçük ortağının tabınını yasaklama açıklamaları. Üstelik Erdoğan ‘ey yabancı sermaye; sen de kazan biz de kazanalım!’ açıklamaları yapıyorken. Daha da önemlisi hem AB hem Biritanya hatta Rusya, ABD’nin yeni başkanı Biden’a göre yeni pozisyon almaya hazırlanırken. Erdoğan daha ne kadar Putin’le dondurma yerken Batı blokunu hedef alacak. Dünya şundan büyüktür filan… Erdoğan, pazarlık masasına her şeyi -damat dahil-  koyabilen bir figür, pozisyon almaz mı? Almaya çalışıyor, görüyoruz. Bu aşamada yeşil ışık görse farz-ı muhal Pensilvanya’ya da adam gönderir mi? Hatta belki daha önce gönderdiği Davutoğlu değil ama belki Hakan Fidan’ı…

Ve evet, AKP lideri yeni ittifaklar kurmak istiyor. Kurabilir mi? Obama’nın yeni kitabında dediği gibi ‘iktidarını garanti altına alabileceği her şeyden yana tavır alır Erdoğan’. Ama şartların müsait olması gerek. Bu makas değişikliğini CHP, İYİ Parti ve hatta HDP nasıl karşılar? Pazarlığın nereye evrileceğine bağlı. Ya iktidarın ortakları MHP, ulusalcılar, Perinçek tayfa… Baksanıza önce Çakıcı’nın sonra da MHP yönetiminin yaptığı açıklamaların asıl hedefinin CHP değil bizzat AKP ve Erdoğan olduğunu eski çalışma arkadaşları yazıyor. Ve dış müttefikleri -Moskova ve belki bir aşamada Londra- nasıl karşılar bu yeni eksen değişikliğini? Kolay değil Erdoğan’ın işi. Bu kez gerçekten kolay olmayacak. Erdoğan’ın ‘Yanılmışız, Allah affetsin’ diyerek değiştirebileceği bir saf değil bu…