Erdoğan, Bulgaristan Türklerini bölemeyeceğini mi anladı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara tarafından desteklenen DOST Partisi ile Bulgaristan Türklerini bölemeyeceğini anlayınca HÖH kurultayına videolu destek mesajı gönderdi. Destek 'Türk partisi' HÖH'e mi yoksa 'dostum” dediği Başbakan Borisov'a mıydı, pazar günü göreceğiz.

MEHMET ÖMER 31 Mart 2021 YORUM

Bulgaristan, 4 Nisan Pazar günü genel seçime gidecek ve 45’inci Halk Meclisi kurulacak. Halk Meclisi’ne kaç partinin gireceği henüz belli değil. Seçmenin meclise güveni azalmış durumda. Halkın yalnızca yüzde 18’i meclis 44’üncü Halk Meclisi’ni olumlu değerlendirdirken yüzde 70’i ise olumsuz not verdi. Siyaset bilimcilere göre, bunun sebebi parlamentoya güvenin azalma ve Halk Meclisi’nin güven kaybetmesi.

Anket şirketlerine göre, yeni parlamentoya girecek partilerin sayısını belirleyecek temel etken katılım oranı olacak. Dolayısıyla, parlamentoya yalnızca 4 parti de girebilir, bu sayı 8 de olabilir.

Parlamentoya kesin girecek gözüyle bakılan partiler iktidardaki GERB (Bulgaristan’ın Avrupa’da Kalkınması için Yurttaşlar), BSP (Bulgar Sosyalist Partisi), genellikle Türk azınlığının oy verdiği HÖH (Hak ve Özgürlükler Hareketi) ve şovmen Slavi Trifonov’un yeni kurduğu “Böyle bir Halk Var” partisi.

‘AYAĞA KALK!KABADAYILAR DIŞARI’ PARTİSİ DE HALK MECLİSİ’NE GİREBİLİR

Anketlere göre yüzde 4 barajına yakın olan 4 parti daha vt ve bu partilerin de parlamentoya grime şansı bulunuyor. Bunlar “Ayağa kalk! Kabadayılar dışarı!”, Demokratik Bulgaristan, VMRO-Bulgar Halk Hareketi, Volya/NFSB-Vatanseverler Koalisyonu’. Tahminlere göre, Başbakan Boyko Borisov’un partisi yine sandıktan birinci parti olarak çıkabilir, ikinci sırada ise BSP’nin yer alması bekleniyor.

Bulgaristan toplumunda bir değişim arzusu ağır basıyor. Fakat hangi siyasal partinin beklenen reformları gerçekleştirebileceği konusunda net bir kanaat oluşmuş değil. Siyasal analizcilere göre, mevcut durum dikkate alınırsa ne statüko korunabilir ne de muhalefet partileri yeni bir hükümet kurabilir. Seçimlere katılımın ne olacağı tahmin edilemiyor. Seçmenlerin ne derece aktif olacağı da kesin olarak bilinmiyor ve bu nedenle seçimlere katılım oranı en kilit nokta olacak.

PARTİLERİN ÇEKİRDEK TABANININ BİLE SEÇİM GÜNÜ NE YAPACAĞI BİLİNMİYOR

Öte yandan pandemi şartlarında eskiden olduğu gibi seçim kampanyası yapılamıyor. Yoğun kalabalıklar bir arada toplanamıyor, partilerin seçim kampanyaları zayıf geçiyor ve mücadele genellikle televizyon ekranlarında sürüyor. Bu seçimlere hiç şüphesiz KOVİD-19 tartışmaları damgasını vurdu, bu yüzden de partilerin çekirdek tabanlarının bile seçim günü nasıl bir karar verecekleri kestirilemiyor.

Olası bir düşük katılım oranı yüzde 4’lük baraja yakın olan partilerin kaderini olumsuz yönde etkileyebilir. Bulgaristan’da, yıldan yıla seçimlere katılım oranı düşüyor, zira vatandaşların büyük bir kısmı kendi beklentilerine cevap verecek bir siyasi oluşum göremiyor. Bu seçimlerde koronavirüs korkusu da seçmenlerin kararını etkileyebilir ve katılım düşük olabilir.

Seçimlere yönelik üç temel olasılık ve senaryodan bahsediliyor ağırlıklı olarak.

Birinci olasılık göre, iktidarda olan GERB partisi yüksek oy alırsa, daha kolay kabine kurma şansı elde edebilecek. Ama acaba şimdiki koalisyon ortağı olan VMRO parlamentoya girebilecek mi? Giremezse, GERB başka bir koalisyon ortağı bulabilecek mi? Bulamazsa azınlık hükümeti kurmayı tercih edecek mi?

İkinci olasılık, en büyük muhalefet partisi olan Bulgar Sosyalist Partisi’nin kabine kurma şansı yakalaması. Bu durumda diğer muhalefet partileriyle anlaşıp anlaşamayacağı belirsiz.

Üçüncü bir olasılık ise ilk iki partinin kabine kuramaması halinde genel seçimlerin tekrarı. Aslında cumhurbaşkanı üçüncü bir partiye de hükümet kurma görevi verebilir fakat, büyük olasılıkla bu küçük partilerden biri olacağı için görevi geri iade edecek ve seçimler tekrarlanacak. Öte yandan pandemi döneminde  devleti hükümetsiz bırakmamak için 45’inci Halk Meclisi yeni bir hükümet de çıkarabilir.

ERDOĞAN’IN GÖNDERDİĞİ MESAJ ETKİLİ OLUR MU?

Tabi seçimlerin Türk azınlığı ve Türkiye’yi yakından ilgilendiren bir yönü de var. 12 Aralık 2020’de genellikle Türk azınlığının oy verdiği Hak ve Özgürlükler Hareketi 10. kurultayını düzenledi. Bu kurultayda sürpriz bir gelişme yaşandı. Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsında bir Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanı bu kurultaya videolu bir mesaj göndererek katıldı. Ama bu olgu Bulgaristan’da başlı başına bir olay niteliği taşıyordu ve büyük bir haber olarak medyada geniş yankı buldu. Kapsamlı yorumlar ve analizler yapıldı. İşin enteresan tarafı, birkaç yıl öncesine kadar AKP iktidarı açık bir şekilde Bulgaristan’da yeni kurulan ve yine Türk azınlığının oylarını hedefleyen DOST partisini desteklemiş, Erdoğan da HÖH liderleri tarafından sert bir dille eleştirilmişti.

Erdoğan’ın kurultaya mesak gönedermesi önemliydi çünkü bu mesajı gönderdiği günlerin arefesinde Erdoğan’ın deyim yerindeyse ‘başı tütüyordu’. Birkaç gün önce Azerbaycan’daki askeri geçit törenine katılmış ve hem Ermenistan’ın, hem de İran’ın canını sıkmayı başarmıştı. Ayrıca, Brüksel Ankara’ya yaptırımları genişletilme kararı almıştı ve ABD’de ise S-400 yaptırımları gündemdeydi.

DOST PARTİSİ’NİN KURULUŞUNDA AKP VE MHP’Lİ SİYASİLER DE VARDI

Nasıl oldu da Türkiye Cumhurbaşkanı bu yoğun gündemin arasına, Bulgaristan’daki küçük bir partiye dikkat çevirecek zaman buldu? Acaba bu mesaj HÖH eski lideri ve halihazırda onursal başkanı Ahmet Doğan’a yönelik bir destek miydi, yoksa videolu mesajda da ifade ettiği gibi “dostu” Başbakan Boyko Borisova bir jest mi? Yoksa Bulgaristan’ın içişlerine bir müdahale girişimi miydi?

İlk olarak şunu söyleyebiliriz ki, bu mesaj yaklaşan genel seçimlerle yakından ilgiliydi. Zira daha önce 2017’de gerçekleşen genel seçimlerde Bulgaristan’da, hem Bulgaristan Türklerinin hem de Türkiye’deki Bulgaristan göçmenlerinin oylarına talip olan bir DOST partisi kuruldu. Kuruluşunda Türkiye’den gelen AKP’li ve MHP’li siyasiler de hazır bulunmuştu. Partinin Genel Başkanı Lütfi Mestan oldu. Lütfi Mestan, daha önce HÖH Genel Başkanı idi, fakat partiyi Ankara eksenine doğru kaydırmakla eleştirildi.

BULGARİSTAN TÜRKLERİNİ BÖLEMEYEN ERDOĞAN KAYBEDEN ATA OYNAMADI

2015’te Rus uçağı düşürülünce, Lütfi Mestan, parlamento kürsüsünden bir deklarasyon okuyarak ‘Bulgaristan’ın NATO müttefiki olan’ Türkiye’ye desteğini açıkladı. Çok geçmeden, Ahmet Doğan başkanlığında düzenlenen bir parti toplantısında Lütfi Mestan HÖH’ten ihraç edildi. Mestan, kurduğu DOST partisiyle Türkiye’nin de güçlü desteğini arkasına alarak seçime girdi. Bulgaristan Türkleri genellikle HÖH’e oy veriyor, fakat DOST gibi yeni bir rakip çıkınca hem Türkiye’deki göçmenlerin hem Bulgaristan’daki Türklerin oyları bölündü ve DOST partisi yaklaşık olarak HÖH’ten 120 bin oy kopardı. Parlamentoya giremedi ama HÖH’ün milletvekili sayısının düşmesine sebep oldu. Dolayısıyla, Erdoğan gördü ki, Bulgaristan Türkleri bölünmek istemiyor, o da kaybeden bir ata oynamak istemiyor. Mesajı çok açık: Bulgaristan’daki bütün Türk ve Müslüman azınlığı ve Türkiye’deki göçmenler tekrar HÖH’e oy versin. Rahmetli Süleyman Demirel’in tabiriyle “dün dündür, bugün bügündür”.

ERDOĞAN HEM BAŞBAKAN BORİSOV HEM DE HÖH İLE DOSTLUK POZLARI VERİYOR

Evet, Avrupa Birliği ve ABD ile problemlerin gittikçe çoğaldığı bir dönemden geçiyor Türkiye ve Erdoğan yeniden HÖH partisi ile dostluk pozları veriyor. Ayrıca, videolu mesajda Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov’dan “dostum” diye söz ediyor. Bu da bir çeşit destek sayılır çünkü Boyko Borisov her fırsatta kendisini Ankara ile Brüksel arasında bir köprü olarak takdim ediyor. Erdoğan da Bulgaristan Halk Meclisi’ne kesin girecek olan iki partiye bir nevi dolaylı destek veriyor.

Ayrıca, hem HÖH’ün hem GERB partisinin Avrupa Parlamentosu’nda da milletvekilleri mevcut.

 

*Mehmet Ömer, Bulgaristanlı gazeteci

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram