Erdoğan ateşle oynuyor: Seçimden önce bankadaki döviz sıfırlanır mı?

Turhan Bozkurt ve Doğan Ertuğrul, "Eko-Politik" programında dolar krizini ve bankalardaki dövizleri konuştu. Hükûmetin dolar talebini kısmak için polisiye tedbirler alabileceğini belirten Bozkurt, “Döviz mevduatı 238,2 milyar dolara yükseldi. Faiz indirilirken mevduata müdahale olursa ekonomi kaosa sürüklenir." dedi.

KRONOS 19 Eylül 2021 VİDEO

Turhan Bozkurt ile Doğan Ertuğrul’un birlikte hazırlayıp sunduğu “EKO-POLİTİK” programında bu hafta dolar krizi ve bankalardaki dövizler mercek altına alınıyor. İki gazeteci “Bankalardaki döviz mevduatı TL’ye çevrilebilir mi, hisse senedi ya da tahvil ile takas edilebilir mi?” sorusuna cevap arıyor.

Bankalardaki döviz mevduatı hakkında gece yarısı kararlar alındığına dikkati çeken Turhan Bozkurt, “En son 100 dolarlık mevduatın 23 lirasını, 100 dolarlık altının 24 lirasını Merkez Bankası’na faizsiz yatırma şartı getirildi. Munzam (zorunlu) karşılıklar nasıl gece yarısı 200 baz puan birden artırıldıysa mevduatların TL’ye dönüştürülmesi de bir kararnameye bakar. Herkes Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra haberdar oluyor. Tek adam rejiminde ekonomi böyle idare ediliyor. Saray’da enflasyonu ya da döviz kurlarını ayarlama enstitüsü var. Danışmanlar ne diyorsa o yapılıyor” dedi.

BANKADAKİ DÖVİZLER TÜRK LİRASI’NA MI ÇEVRİLECEK?

Bozkurt’un Kronos’ta yayımlanan “Bankalardaki dövizler TL’yi mi çevrilecek?” başlıklı makalesine atıf yapan Doğan Ertuğrul, “Böyle bir ihtimal var mı?” sorusunu yöneltti. 10 Eylül 2021 tarihi itibarıyla bankalardaki döviz mevduatı tutarının 238,2 milyar dolara yükseldiğini belirten Bozkurt, “Bunlar belli bir kurdan TL’ye çevrilip sabitlenebilir mi? Bu tarz sorular YouTube takipçilerimden de geliyor. Böyle bir soru 10 sene evvel, hatta 5 sene evvel yine AKP iktidarda iken sorulsaydı ‘Nereden çıkarıyorsunuz? Bu kadar zorlamaya, komplo teorisine gerek yok’ derdim. Ancak artık böyle bir şey ‘mümkün değil’ diyemem.” ifadelerini kullandı.

MERKEZ BANKASI “DOLARI 7,50 TL’DEN SABİTLEDİM” DİYEBİLİR

“En azından bir ihtiyat payı bırakıyorum.” diyen Bozkurt, “Çünkü artık Türkiye’de akşamdan sabaha köklü değişiklikler yapılıyor. İnsanlar acaba ‘Bu gece Resmî Gazete’de ne var?’ diye bakmadan uyumuyor. Çünkü tartışılmadan, halka sorulmadan bir karar çıkıyor. Orası kamulaştırıyor, şu isim gidiyor, öbürü geliyor. Diğer tarafta munzam karşılıkları artıyor.” dedi.

Bozkurt, “Dolayısıyla Merkez Bankası bir gece yarısı kurları sabitleyip, örneğin dolar bundan sonra 7,50 TL olacak. Bu hesaplardaki paralar belli bir vadede bizim öngördüğümüz vadelerle çekilebilecektir diyebilir mi? Buna yetkisi var. Cumhurbaşkanı bu kararı alabilir mi? Evet, alabilir. Çünkü buna yetkisi var.” değerlendirmesinde bulundu.

Hükûmetin faiz indirimi esnasında dolar talebini kısmak için bankalardaki döviz mevduatına müdahale edebileceğini belirten Bozkurt, “Tıpkı patates-soğan depolarını basarak veya marketlere ceza keserek enflasyonu düşürebileceklerini zannettikleri gibi döviz talebini polisiye tedbirlerle kısabilirler. Dolayısıyla dövizi fiziki olarak tutmak; B-C planları yapmak her zaman faydalıdır. Bankada 150 bin liraya kadar olan mevduat devlet garantisi altında. Ancak mevduat sigortası, hükûmetin mevduata dair tasarrufta bulunamayacağı anlamına gelmez.” şeklinde konuştu.

BANKADAKİ DÖVİZ HİSSE SENEDİ YA DA TAHVİLE DÖNÜŞEBİLİR

“Hatta daha ilginç bir şey söyleyeyim. Banka yönetim kurulu banka hisse senedini vererek mevduatına oranlar ve hisse senedi ile bile değiştirebilir. Devlet tahvili ile takas edilebilir.” diyen Bozkurt, “Tabii kriz dönemlerinde uygulanacak istisnai kurallardır bunlar. Aslında siz banka ile mukavele imzalarken buna da imza atmış oluyorsunuz. Yani mudi olarak riski kabul etmiş oluyorsunuz.” dedi.

Bozkurt şöyle devam etti: “Eskiden Bakanlar Kurulu kararı gerekiyordu. Artık ona da gerek kalmadı. Cumhurbaşkanı gece yarısı bir karar alsa ve ‘yarından itibaren döviz mevduatı kadar hisse senedi ya da devlet tahvili vereceğiz’ diyebilir. 90’lı yıllarda bu oldu. ‘Bankada param var, efendim buna kimse karışamaz’ diyenler yanılıyor. Yani hem hükûmetin hem Merkez Bankası’nın hem de banka yönetim kurullarının bu yetkileri vardır. Yetki olmadığı kısımlarla ilgili çok rahat 1 maddelik kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) getirseler bir haftada çıkarırlar.”

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

 

“Tabii ki insanları paniğe sevk etmek istemiyorum.” diyen Bozkurt, “Ancak bankalardaki mevduat ile ilgili Merkez Bankası’nın şu ana kadar uyguladığı şeffaf olmayan işlemler ve dövizin arka kapıdan bir yerlere satılması bu endişeleri haklı çıkarıyor. Zaten para bu yüzden sisteme girmiyor. TL mevduatta 1 yıllık vadede stopaj sıfır. Ancak mevduatın yüzde 55’i şu anda döviz cinsinden.” şeklinde konuştu.

DÖVİZ HESAPLARINA MÜDAHALE EKONOMİYİ KAOSA SÜRÜKLER

Hükûmetin böyle bir karar alması hâlinde ekonominin kaosa sürükleneceği ikazında bulunan Bozkurt, “Bir uyarı olarak altını çiziyorum. Piyasaya bu şekilde müdahale edilmesi son derece tehlikeli sonuçlara yol açar. Aslında çok endişe verici konular bunlar, fakat bunları da konuşmak lazım.” dedi.

Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun faiz indirimini ima ettiği 7 Eylül’den beri doların tırmanışa geçtiğini belirten Bozkurt, Diğer tarafta dolar aldı başını gidiyor başını gidiyor. Dolar ve euro daha da yukarılara çıkabilir. Sonuçta kritik bir eşik vardı. 8 lira 52 kuruş da geçildi. Şimdi 8,65 TL zirvesine yükseldi. Tarihteki en yüksek seviyesi 8 lira 80 kuruş. Bu hafta Merkez Bankası (TCMB), 23 Eylül Perşembe günü faizi indirirse muhtemelen dolar yeni rekorlar kıracak. Dolar geçen sene 7 liraydı şimdi 9 liraya gidiyor. Sanayici bu kur farkını nasıl kapatacak?” sorusunu yöneltti.

TL MUM GİBİ ERİRKEN CUMHUR İTTİFAKI’NIN OYLARI DA ERİYOR

Döviz kurlarının yükselmesinin enflasyonu körüklediğine vurgulayan Bozkurt, “Zamlar oylara da yansıyor. Anketlerde Cumhur İttifakı’nın oyları yakında yüzde 30 mertebesinin bile altına inebilir. Toplamda yüzde 40’ın altına indi Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) toplam oy oranı. Bu gidişle yüzde 30’un da altına inecek oyları. Bu şartlarda Erdoğan’ın “faizi indirelim, ev araba satışları coşsun ve vatandaşa krizi unutturalım. Ondan sonra seçime gidelim” hesabı seçimde sonuç getirebilir mi? Buradan buradan işi tekrar düzeltebilir mi?” ifadelerini kullandı.

Ertuğrul’un “Dolar yükselirken, faiz indirimi gerçekçi mi?” sorusu üzerine Bozkurt, “Türkiye için artık kararların gerçekçi olup olmadığına dair soru anlamını kaybetti. Erdoğan ağustosta ‘Faiz inecek’ dedi. Kurumlar da bu talimatı yerine getirmekten başka fonksiyon icra etmiyor.” dedi.

“TL 5 TL’Yİ GEÇMEZ” DİYEN KIDEMLİ BANKACI İŞİNDEN OLDU

Morgan Stanley’in kıdemli bankacısının TL’deki değer kaybının hesaba katmadığı için kovulduğunu aktaran Bozkurt, “Amerika’da ‘başkanlık sisteminde TL değer kazanacak, dolar 5 TL’yi geçse bile aşağı inecektir’ diyen bankacı kovuldu. Gerekçe ise bankaya milyonlarca dolar zarara uğratmasıydı. Dünya devlerini şaşırtacak esrarengiz bir piyasaya döndü Türkiye.”

Bozkurt şöyle devam etti: “Geçen hafta temas ettik. ‘Ateşle oynuyorsunuz’ dedik. Munzam karşılık oranlarını artırdı Merkez Bankası. Altının 24 dolarını, döviz için 23 dolarını vereceksiniz. Beleş 4 milyar dolar daha çekecek Merkez Bankası. Taşıma su ile değirmen dönmez. Paranıza olan güven artmıyorsa, dışarıdan doğrudan yabancı sermaye çekemiyorsanız bu yöntemlerle dolarizasyon durmaz. Vatandaş TL’ye güvenmiyor. Niye 238 milyar dolar döviz mevduatında. Berat Albayrak ve ekibi 128 milyar doları buharlaştırdı. Bu paraların yerine konulması 10 yıldan evvel mümkün değil.”

300 ASGARİ ÜCRETE YAKIN MAAŞ ALAN RIDVAN DİLMEN VERGİ ÖDEMİYOR

Bozkurt, futbol yorumcusu Rıdvan Dilmen’in yıllık 1 milyon dolar (8 milyon 650 bin TL) maaş almasına mukabil tek kuruş vergi ödememesini “vahşi vergi sistemi” diye nitelendirdi.

Bozkurt şunları kaydetti: “Orta direkten, dar gelirliden daha fazla vergi alan bir sistemdir. Servetten, zenginden, sporcudan, işadamından, avukattan, doktordan daha az vergi alan bu sistem maalesef Türkiye’de hiçbir iktidar döneminde düzelmedi, düzelecek gibi de görünmüyor. Ayda 710 bin TL, başka bir ifadeyle 300 asgari ücrete yakın maaş alan, ancak vergi ödemeyen Rıdvan Dilmen vakasına bu yönüyle bakmak lazım. Sadece spor, sadece spor yorumcusu olarak değil.”

“EKO-POLİTİK” programında şu sorulara cevap aranıyor:

1) Cumhur İttifakı’nın seçim mühendisliği seçmen nezdinde nasıl değerlendirilecek?

2) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu erler Fetih Şahin ve Sefer Taş’ın yakılması için fetva veren IŞİD kadısı Jamal Abdul Tahman Alwi’nin Türkiye’de tutuksuz yargılandığı iddiası doğru mu?

3) Eski Başbakanlık bürokratlarından Hüseyin Galip Küçüközyiğit’in 9 ay sonra Ankara Sincan Kapalı Cezaevi’nde ortaya çıktı. Siyah Transporter ile insan kaçırma ve işkence vakalarına Cumhuriyet savcıları niye seyirci?

4) Enflasyonu marketlere ceza keserek düşürmek mümkün mü?