‘Elveda Babacığım’ diyemeden…

BUKET GÜNEY yazdı… Ahmet baba hasretiyle uçtu bu diyardan… Vedalaşamadı. Adaletsiz, insafsız düzenin kurbanı oldu. Minik bedeniyle, masum dünyasıyla intikam

KRONOS 07 Mayıs 2020 YORUM

BUKET GÜNEY yazdı…

Ahmet baba hasretiyle uçtu bu diyardan… Vedalaşamadı. Adaletsiz, insafsız düzenin kurbanı oldu. Minik bedeniyle, masum dünyasıyla intikam ateşinin tam ortasında savunmasızca direnmeye çalıştı. Bu yükü nasıl taşıyabilirdi ki… Dayanamadı.

Çok acı bir tabir vardır. Dayanılmaz acıları ve zulümü ifade etmek için kullanılır: “Kan kusturdunuz!” Evet Ahmet’e kan kusturdunuz. Ne küçük masum yüreği dayanabildi ne de bedeni… Kan kustuğu görüntüler bile son günlerini yaşayan Ahmet’i babasına kavuşturmadı. Zulümle gelen adalet, adalet midir sahi?

Pasaport verilmediği için Almanya’ya annesiz gitti. Baba hasretinden sonra anne hasretine de dayanacak gücü kalmadığından geri döndü ve tedavi ne yazık ki yarım kaldı. Hastalığı ilerledi. Ahmet günden güne kötüleşti. Yaklaşan bu vedaya bir mucize bekleyerek ve istemeyerek şahit olduk.
Kemik kanseriydi. Son nefesine kadar tek dileği babasına kavuşmaktı. Bir dilekçe verildi. Eğer dün gece vefat etmeseydi babasını son kez görebilecekti ama Ahmet için yine çok geç kalındı. Vedalaşamadı. Sarılacak gücü yoktu belki ama son bir bakışla bile hasret gideremedi. “Baba baba” diyerek son nefesini verdi ve yumdu güzel gözlerini.

Epeydir zihnimizi zonklatan sorular yine hücum etti. Nasıl bu kadar vicdansız, insafsız, duyarsız olundu? Kim böyle bir muameleyi hak ederdi ki? Kim?

Bir çocuğun feryadına sağır kesilenler sizi anlamıyorum .

Bir annenin acısına hisssizleşenler sizi anlamıyorum.

Vicdanını insafını merhametini yitirenler sizi anlamıyorum.

Sizi anlamadığım için mutluyum.

Sizi anlamak Ahmet’i öldürmek demek.

Anne-babasına evlat acısını yaşatmak demek.

“Elveda babacığım” diyemeden bir çocuğu son yolculuğuna uğurlamak demek…

Ahmet melek oldu…

Ve sizi anlamamak bir meleğin yüreğine dokunmak demek.