Ekonomi öldü, salâyı okuyacak imam yok

TL son bir ayda dolara mukabil en fazla değer kaybeden para birimi oldu. 10 yıllık Amerikan hazine tahvil getirileri ile Dolar Endeksi’nin yükselişi TL’de yangının devam edeceğini gösteriyor. Hasılı kelâm: Ekonomi öldü ölmesine de salâyı okuyup cenazeyi defnedecek cesur imam bulunamıyor. 

TURHAN BOZKURT 31 Mart 2021 YAZARLAR

Saray’ın gece yarısında Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Naci Ağbal’ı azletmesi ile başlayan sarsıntı Türk Lirası’na (TL) pahalıya mâl olacak. Bir haftanın akabinde tespit edilen hasar bile Türkiye ekonomisinin kaybının ne kadar fazla olduğunu gözler önüne seriyor.

Sadece kamu borcunun TL karşılığı durduk yerde 120 milyar TL arttı. Hazine’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 14’ten yüzde 19’a fırladı. Yüzde 35’lik fark Hazine’nin bundan böyle daha yüksek faizle borçlanacağı anlamına geliyor.

Reel sektörün borcu ise 275 milyar TL arttı. Hazine garantili köprü-otoyol, tünel, havalimanı, hastane ve  enerji santrali gibi projeler için bütçeye 135 milyar TL ilave yük bindi. Kur arttıkça “yandaş” müteahhitin kasası dolup taşıyor.

Borsa İstanbul’da (BİST) işlem gören şirketlerin piyasa değeri 220 milyar TL eridi.

Kimin cebinden çıkacak bu paralar? Tabii ki yine vatandaş ödeyecek. Vergiler artacak, zamlar birbirini takip edecek. Türkiye fakirleşmeye devam edecek.

FAİZİ YÜZDE 19’A ÇIKARIP DOLARI YÜKSELTMEK BÜYÜK BAŞARI (!)

22 Mart’ta işaret fişeği fırlatılan döviz krizinin maliye ne yazık ki bunlarla sınırlı değil.
Doların 1 TL’ye yakın değer kazanması sebebiyle her nevi ithal ürün zam sağanağı altında kalacak.

Arabadan akaryakıta, akıllı telefonlardan buğdaya kadar her ithal kalemin maliyet katlanacak. Zamlar vatandaş belini büken, ithale dayalı ürünlerden alınan vergiler arttığı için hükûmet oralı olmayacak, bilakis ithalatın keyfini sürecek.

Politika (haftalık repo) faizini yüzde 17’den yüzde 19’a çıkararak faizin şampiyonlar liginde 7’nci sırayı kapan bir hükûmetin doları aynı dönemde zıplatması başlı başına klinik bir vak’adır. Nobel İktisat Ödülü’nde “en kötüler” diye bir kategori olsaydı 2021 yılında tartışmasız birinci TCMB olurdu.

Faiz arttığında Borsa İstanbul’un yükselmesi, döviz kurlarının inişe geçmesi beklenir.

Döviz kurlarındaki sert iniş ve çıkışlar yüzünden elektronik fiyat tabelaları yer yer karartılıyor.

Ancak bir kararı ile diğerini tekzip eden Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) lideri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kendi doğrularını dayatmakta ısrar ettiği için Türkiye ekonomisinin labirentten çıkabileceğine dair herhangi bir ihtimal ya da umut ışığı kalmadı.

Dolar kuru 22 Mart’ta 8,47 TL’ye kadar tırmanmış, kamu bankalarının döviz satmasının etkisi ile 7,72 TL’ye kadar gerilemişti. Ancak 30 Mart’ta dolar tekrar 8,46 TL’ye kadar yükseldi.

Bu defa Ziraat Bankası ile Garanti BBVA döviz tezgâhını kurdu. Satışlar kâr realizasyonu için genel bir eğilime dönüşünce 8,40 TL üzerinde kalma teşebbüsü ikinci defa yarım kaldı. Ancak böyle bir müdafaa hattının çökmesi an meselesidir.

SOBADA YAKILAN 128 MİLYAR DOLARI UNUTUN

Başkanın 21 ayda 4’üncü defa değiştirildiği Merkez Bankası’nın acziyeti kimse için sır değil. Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanı olduğu 2018-2020 döneminde doları düşürmek için arka kapıdan ucuza satılan 128 milyar dolar yerine konulamayacak.

Bu yüzden selefleri gibi mühimmatı kalmamış bir ordunun komutanı olarak Şahap Kavcıoğlu’nun beyanları zerre kadar kale alınmıyor.

Faizi tek haneye indirmesi şartı ile TCMB Başkanlığı koltuğuna oturtulan Kavcıoğlu’nun kafasının ne kadar karışık olduğunu kendi beyanları ele veriyor. Evvela 15 Nisan’da toplanacak TCMB Para Politikası Kurulu’nu işaret ederek, “Hemen faiz artışı olacak diye düşünülmemeli.” demişti.

Bu sözlerin mürekkebi kurumadan faizi enflasyonun üzerinde tutmaya ve sıkı duruşu korumaya devam edeceklerini ifade etti. Enflasyon normal seyrinde devam ederse ve Türkiye İstatistik Kurumu’ndan müdahale gelmezse nisan-mayısta yıllık tüketici fiyatları yüzde 18’i bulacak.

Kavcıoğlu faizi enflasyon üzerinde tutacaksa faizi yüzde 20’ye mi çıkaracak? Hayır, öyle bir ihtimal kalmadı.

Halkbank’ın eski genel müdürü yardımcısı Şahap Kavcıoğlu, TCMB Başkanı oldu.

ŞAHAP KAVCIOĞLU NEYİ İTİRAF ETTİ?

AKP’ye yakın çizgide yayın yapan Yeni Şafak gazetesi faizi yüzde 19’a çıkaran Naci Ağbal’ı “Bu operasyonu kim adına çektiniz?” manşeti ile yaylım ateşine tutmuştu.

İhale rekortmeni Albayrak ailesine ait Yeni Şafak’ın operasyonel manşeti ile Ağbal’ın azledildiğine dair karar arasında 24 saat bile fark yok. Üstelik o manşet atıldığı gün Kavcıoğlu o gazetenin ekonomi yazarıydı.

Kavcıoğlu, İran’a yönelik müeyyideleri deldiği iddiası ile Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) sanık sandalyesine oturtulan Halkbank’ta 2003-2015 yılları arasında genel müdürü yardımcısıydı. 3 Mayıs’ta başlaması beklenin jürili duruşmalarda suç atfedilen işlemlere 2010-2016 yıllarındaki işlemlerdir.

“Kör göze parmak” sözü ancak bu kadar geçerli olabilirdi.

Hâl böyle iken Kavcıoğlu, Erdoğan’ın ajandasına göre hareket edecek ve faizi artırmayacak. Bilakis indirecek. Bunun için TÜİK’in indirim marketi ve masa başı formülleri devreye girecek.

Enflasyon düştükçe faiz de inecek. Kavcıoğlu da “Reel yüzde 1-2 faiz sözümüzü tutuyoruz.” mesajı ile piyasaları ikna etmeye çalışacak. Kritik cümle şu: “Enflasyon üzerinde faiz!”


Bu haberler de ilginizi çekebilir:

dMerkez Bankası Başkanı konuştu, dolar ve euro yükselişe geçti

dAğbal’a Saray darbesinin perde arkası

dBabacan: Merkez Bankası döviz rezervinin hesabı er ya da geç sorulur

 

Kasım ortasında 225 milyar dolar olan döviz mevduatı 19 Mart’ta 232,5 milyara yükseldiğine göre hem şahısların hem de şirketlerin TL’ye dönmesi için bu bayat numaralar hiç de ikna edici değil. Vatandaş kasanın bomboş olduğunu gayet iyi biliyor.

Nitekim Erdoğan’ın “Altın ve dövizlerinizi bozdurun. TL’ye güvenin.” çağrısı başlı başına bir iflas ilanı değil miydi?

Tekrar edelim: Türkiye’de zannedildiğinin aksine dövize talep azalmadı, arttı. Mevduatta dönem dönem müşahede edilen azalma kâr satışından ibarettir.

Diğer taraftan yabancı yatırımcı 22 Mart döviz krizinde Borsa İstanbul’da toplam 2 milyar dolarlık hisse senedi ve tahvil sattı. Fırsat buldukça bavulu toplayıp, Türkiye’yi terk ediyorlar.

TL son bir ayda dolara mukabil en fazla değer kaybeden para birimi oldu. 10 yıllık Amerikan hazine tahvil getirileri ile Dolar Endeksi’nin yükselişi TL’de yangının devam edeceğini gösteriyor.

Hasılı kelâm: Ekonomi öldü ölmesine de salâyı okuyup cenazeyi defnedecek cesur imam bulunamıyor.