Dizayn edilmiş tiyatro

Hani filmlerde olur ya; bir sahneyi izlerken sonraki sahneyi tahmin edersiniz... Aynen öyle oldu. Kulüpler Birliği’nin tavsiye kararından bir gün sonra Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu toplandı. Gençlik ve Spor Bakanı Muharrem Kasapoğlu’nun da katıldığı toplantı sonunda küme düşmenin kaldırıldığı açıklandı.

NECATİ KOLA 30 Temmuz 2020 YAZARLAR

Oysa ne kadar heyecanlıydı Süper Lig’imiz.

Pandemiden sonra sezon yeniden başlarken Trabzonspor lider, Rizespor, Ankaragücü ve Kayserispor da son üç sıradaydı.

Özellikle küme düşme korkusu olan 7 kulüp, yeniden başlayacak olan ligden düşmenin kaldırılmasını istiyordu. Heyecanın düşmemesi için, pardon, oyuncuların rollerini iyi oynamaları için bu talep kabul edilmedi. Başka sebepler de vardı tabii: Yayıncı kuruluşun para kazanması ve UEFA’nın ‘sezonu oynatarak bitirin’ tavsiyesi…

Sonuç itibariyle kalan 8 hafta oynandı ve oyunun sonunda Başakşehir şampiyon oldu. Bilal Erdoğan sahaya inip şampiyonluğa Başakşehirli futbolculardan daha çok sevinirken; Türk futbolunu perde arkasından asıl yönetenin o olduğu iddia edilen Başkan Göksel Gümüşdağ da takımı apar topar Beştepe’ye götürüp Erdoğan’ın huzuruna çıkardı.

Taraftar ve seçmen sayısı epey fazla olan Yeni Malatyaspor, Ankaragücü ve Kayserispor da küme düştü. Bu takımlar arasında Kayserispor, son maçında bir gol daha atsa kümede kalacaktı. Ama tartışmalı pozisyonların olduğu maçı Trabzonspor son saniyelerde 2-1 kazandı ve Kayserispor büyük üzüntü yaşadı.

Kayserispor Başkanı Berna Gözbaşı, Trabzonspor maçının ardından sert açıklamalar yaptı. Şöyle diyordu Süper Lig’deki tek kadın başkanımız:

“Sürekli ‘Şiddete Dur De’ projesini yapıyoruz ama bu hakem şiddetine de dur dememiz lazım. Bir takımın kaderiyle bu kadar oynanmaz. Elle oynanma var görmüyor, golü vermiyor, penaltıyı vermiyor. Anlamak mümkün değil. Dizayn edilmiş bir ligi tiyatro gibi izledik. Maalesef bugün Trabzonspor’a yenilmedik, hakeme yenildik.”

Gözbaşı’nın yaptığı açıklamaların benzerini sürekli görüyoruz zaten Türk futbolunda. Herkes ‘ince ince doğrandıklarını’ ve ‘ligin birileri tarafından dizayn edildiğini’ söylüyor.

Ama esas ‘dizayn edilmiş tiyatro’yu birkaç gün sonra izlemeye başladık. Önce Kulüpler Birliği toplandı. Kayserispor Başkanı Berna Gözbaşı, toplantıyı terk etti. Ligden düşmenin kaldırılması taleplerine itiraz edenler vardı anlaşılan.

‘Alo Fatih’ olarak bilinen Kasımpaşa Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Saraç, peşinden gidip Gözbaşı’nın toplantıya dönmesi için ikna etti. İkili, daha sonra toplantıya dahil oldu.

Berna Hanım’ı üzenler bir şekilde ikna edilmişti ki Kulüpler Birliği Başkanı Mehmet Sepil, toplantıdan sonra yaptığı açıklamada, Türkiye Futbol Federasyonu’na küme düşmenin kaldırılmasını tavsiye edeceklerini ve bu kararın ‘oy birliği’ ile alındığını söyledi.

Hani filmlerde olur ya; bir sahneyi izlerken sonraki sahneyi tahmin edersiniz… Aynen öyle oldu. Tavsiye kararından bir gün sonra Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu toplandı. Toplantıya Gençlik ve Spor Bakanı Muharrem Kasapoğlu da katıldı.

Normalde tüm ülkelerde futbol federasyonları özerktir. FIFA, futbol federasyonu özerk olmayan, yani siyasilerin futbola müdahil olduğu ülkeleri uluslararası organizasyonlara almaz. Ya da en azından uyarır. Ama Türkiye Futbol Federasyonu’nun böylesine bir karar alacağı toplantıya bakan da katılıyor ve küme düşmenin kaldırıldığı kararını ilk o açıklıyor.

Vee Kasapoğlu, Kulüpler Birliği’nin böyle bir tavsiyede bulunmasının kendisini duygulandırdığını ifade ediyor: “Dün Kulüpler Birliği Vakfı bir toplantı gerçekleştirdi. Duygulandıran ve mutlu kılan bir tablo söz konusuydu. Kulüplerin dayanışma ruhu sporda ve her alanda birlik beraberliği ortaya koydu. ‘Düşenin dostu olmaz’ anlayışını elinin tersiyle iten kulüplerimizi kutluyorum. Federasyonumuzun almış olduğu kararlar, Türk sporunun yarınları için rekabeti ortaya koyma, yeni yetenekleri Türk sporuna kazandırma adına hayırlı olacaktır.”

Tiyatro devam ediyordu anlayacağınız. Tamam, spor; sevgi, barış ve kardeşliktir. Ama aynı zamanda rekabettir de… Rekabet olmadan başarı olmaz, gelişme olmaz. Elbet birileri düşecek ve birileri şampiyonluk sevinci yaşayacak. Bunlar olmadan rekabet nasıl olacak?

Hadi bu sene düşenlerin dostu çıktı. Seneye ne yapacaksınız? Ligi bu kez de 24 takıma mı çıkaracaksınız?

Neyse…

Tiyatro bu şekilde bitecek derken iş Güldür Güldür’e döndü. Hani Güldür Güldür’ün bazı bölümlerinde ünlü biri pat diye ortaya çıkar ve oyuna misafir sanatçı olarak dahil olup sizi şaşırtır ya…
Digiturk Spor İçeriklerinden Sorumlu Grup Başkanı Saad Saleh Al-Hudaifi de bizi öyle şaşırttı. Türkiye Futbol Federasyonu’nun aldığı kararlardan kendilerine bahsetmediğini belirten Al-Hudaifi, “Bu kararın bize sorulmasını isterdik.” dedi ve ekledi:

“Az önce, Twitter’da bir izleyicimiz sormuştu, ‘Bu öneri yayıncıdan mı geldi?’ diye. Hayır, kesinlikle hayır. Biz, böyle bir şey istemedik ve sizlerle birlikte canlı duyduk. Bu kararla ilgili resmi bir mektup, talep, herhangi bir e-mail bile almadık. Bu kararla yayın maliyetlerimiz arttı. 306 yerine 420 maç yayınlayacağız. Şu anki sezona oranla yüzde 37.2 daha fazla maç demek. 114 daha fazla maç yayınlayacağız. Coğrafi durumu da konuşmamız lazım. Daha çok ekip, daha çok yayın aracı kiralamak zorundayız. Bu, bizim için çok zor bir durum. Ligi bu şekilde yayınlamak kolay değil. Federasyonun kararlarına saygı duyuyoruz fakat bunun bize resmi bir şekilde bize sorulmasını isterdik, verilerle onlara dönmek isterdik.”

Al-Hudaifi kısaca demek istiyor ki ‘Takım sayısı arttı, maç sayısı arttı, siz de kulüplere vereceğiniz parayı artırın’ diyerek bizim kapımızı çalmayın!

Al-Hudaifi’nin açıklamalarına, oyunun esas repliklerine benzemese de ‘dizayn edilmiş tiyatronun içinde başka bir skeç’ diyebiliriz.

Al-Hudaifi

Velhasıl, yazımı şu sorularla bitirmek istiyorum:

-Madem pandemiden dolayı küme düşme kalkacaktı, maçları neden oynattınız? Yayıncı kuruluş para kazansın diye mi? Başakşehir şampiyon olsun diye mi?

-Pandemi sadece küme düşen takımları mı etkiledi? O zaman pandemi öncesinde lider olan Trabzonspor’u da şampiyon ilan etmeniz gerekmiyor mu?

-Pandemi öncesinde 3. sırada yer alan ve sezonu 6. bitirip Avrupa kupalarının dışında kalan Galatasaray’ı UEFA Avrupa Ligi’ne veya Trabzonspor’un men cezasının CAS tarafından kaldırılmaması halinde Şampiyonlar Ligi’ne göndermeniz icap etmiyor mu?

-Ve dizayn edilmiş tiyatronuz bitti mi? Yoksa Güldür Güldür gibi başka bölümlerle ve başka oyuncularla karşımıza çıkmaya devam mı edeceksiniz?