‘Devlet’le tanışmanın acı halleri…

Devletin halkı bombaladığını kabulden silah üretenlerin barış arayışına, adalet arzusuyla ölmekten devletin ne olduğunu anlamaya, iktidarın önündeki seçeneklerden liyakatsiz seçimlere...

KRONOS 30 Ağustos 2020 PODCAST

İlhami Işık, Ankara Ekspresi: Türkiye önemli insanlar cenneti olmaktan vazgeçmedikçe, devlet yalan söylemeye devam edecektir. Önemli insanlar yerine, değerli insanları sistemin içine ikame etmedikçe, bu durum ilanihaye devam eder.

Ahmet Nesin, Artı Gerçek: Başka ülkelerdeki aynı silah ihalesine hem TUSAŞ’ın (Devlet) hem de cumhurbaşkanının damadının girmesi ahlaki açıdan doğru mudur?

Erk Acarer, Birgün: Bir tecavüzcünün dosyasını kapayanlar, genç bir avukatın mezarını açtılar. Ebru Timtik’in tabutu hazırdı.

Nuray Sancar, Evrensel: Kendini hiçbir şeyden sorumlu hissetmeyen, halktan daima isteyen ama vermeye gelince vatandaşı anasıyla birlikte kovan bir devlet resmi varken bir kepçeye çıkarak piar yapmak tutmuyor.

Deniz Yıldırım, Cumhuriyet: Kaynak bulunsa kötü mü? Hayır. Ancak otoriter rejimler bu kaynaklarla daha çok yolsuzluğa batar; ikincisi, askerileşmiş kaynak rekabeti için halkını cepheden cepheye sürer.

Remzi Özdemir, Yeniçağ: Bir şirketiniz olsa ve yanlış karar ile size 2 yılda yüzde 100 zarar ettiren çalışanınızı ne yaparsınız? Elbette kovarsınız! Hatta bu kadar büyük zarar ettirdiği için belki de dava bile açarsınız değil mi? Ama konu devlet olunca hiçbir şey olmuyor.