AKP iktidarı, ‘ulusal güvenlik’ gerekçesiyle istediği şirkete el koyabilecek

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Sanayileşme İcra Komitesi’nin, ülke için kritik öneme sahip şirketlere, ulusal güvenlik gerekçesiyle el koyabileceği ortaya çıktı.

KRONOS 22 Ekim 2020 GÜNDEM

Kısa Çalışma Ödeneği iki ay daha uzatıldı.

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Sanayileşme İcra Komitesi’nin, ülke için kritik öneme sahip şirketlere, ulusal güvenlik gerekçesiyle el koyabileceği ortaya çıktı.

14 Ekim 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi‘nde yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesini sağlamak, üreticilerin yatırım, üretim ve finansman süreçlerini kolaylaştırmak üzere Sanayileşme İcra Komitesi’nin kurulduğuna dair karar yer aldı.

Komitenin görev ve yetkileri belirleyen kararnamenin 4. Maddesinde yer alan görevler ise tartışmayı beraberinde getirdi. Sanayileşme İcra Komitesi’nin görevleri arasında “Ülke için kritik öneme sahip şirketlerin ortaklık yapılarında, yurtiçi üretimin sürekliliğini ve ulusal güvenliği riske atabilecek değişikliklere ilişkin yapılacak işlemler konusunda karar almak.” ifadesi yer aldı. Sanayi İcra Komitesi’nin kararnamenin 4. Maddesindeki bu maddeye göre istediği şirkete ulusal güvenlik gerekçesiyle el koyabileceği şeklinde yorumlandı ve beraberinde eleştiriler geldi.

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

d TÜSİAD: Mülkiyete kamulaştırma asla söz konusu olmamalı

d ‘Sermayenin el değiştirme’ hikâyesi: Kimlerin malvarlıklarına el konuldu?

Yapılan düzenlemenin ne anlama geldiğini Sözcü Gazetesi’ne değerlendiren Başkent Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Uğur Emek, “Bu kararnameyle devlet riskli gördüğü şirkete el koyabilir, bana sat diyebilir” dedi.

Emek, kararnamede amacın yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin artırılması olarak gösterildiğini işaret ederek, “Kararnamenin ideal bir biçimde uygulandığını varsaydığımızda, bu amaç çerçevesinde yerli üretimdeki bir faaliyette bir şey yapmaması gerekiyor. Ancak yabancı ortaklık söz konusu olduğunda devreye girmesi gerekiyor. Risk gördüklerinde de bir karar alınması öngörülmüş. Bu kararda ‘Yabancı ortağı sokma’ diyebilirler. Şirket satmakta ısrar ettiğinde, ‘Varlık Fonu’na alıyorum’ diyebilirler” şeklinde konuştu.

‘KAMULAŞTIRMAYA, DEVLETLEŞTİRMEYE YOL AÇAR’

Devletin şirketi almak istediğinden fiyat sorunu ortaya çıkacağına dikkat çeken Prof. Dr.Emek, “Devlet benim anlaştığım fiyattan alırsa benim için sorun yok. Ama ben 100 milyona anlaşmışken, 50 milyona, 30 milyona alıyorum, derse bu benim mülkiyet hakkıma müdahale anlamına gelir. bu kamulaştırma, devletleştirme, el koyma etkisi yaratır.”

Bu haberler de ilginizi çekebilir:

d El konulan ve TMSF’ye devredilen 955 şirketin aktif büyüklüğü 56,5 milyar

d 274 kayyıma şirket başına 4-15 bin TL arasında ‘huzur hakkı’

Prof.Dr. Emek, bu tür düzenlemelerin ABD’de Çin’e karşı uygulandığına işaret ederek, “ABD böyle bir önlem aldı. Çinlilerin doğrudan yabancı sermaye girişine izin vermiyorlar Amerika’da. Kararname bu niyetle hazırlanmış gibi duruyor.”dedi.

TÜSİAD BAŞKANI UYARMIŞTI

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Simone Kaslowski, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir programda, son zamanlarda mülkiyet haklarını ihlal edecek türde bazı açıklamaların farklı siyasi partilerce dile getirildiğini belirterek, “Türkiye hür teşebbüs ve mülkiyet haklarının garanti altında olduğu bir ülkedir. Herhangi bir özel şirketin mülkiyet haklarını çiğneyecek bir şekilde kamulaştırılması asla söz konusu olmamalıdır. Haksızlıklarla mücadele edilmek isteniliyorsa izlenecek yol hukuk kuralları içerisinde olmalıdır.”ifadesini kullanmıştı. 

Takip Et Google Haberler
Takip Et Instagram