Türkiye’nin önemli mimarlarından biri olan, şiirleriyle ve yazılarıyla da Türkiye’nin kültür ortamına katkıda bulunan Cengiz Bektaş hayata veda etti. Bektaş, kalp yetmezliği nedeniyle bir haftadır yoğun bakımda tedavi görüyordu.

1934 doğumlu olan Cengiz Bektaş, yükseköğrenimini DGSA Süsleme, Mimarlık Bölümleri ile Münih Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nde tamamladı. 1960’ta Alman şehircilik kurslarına katıldı. Almanya’da serbest mimar olarak çalıştı. Orada girdiği iki yarışmada ödül aldı. ODTÜ’ye öğretim görevlisi olarak çağrılınca, Türkiye’ye döndü.

AĞA HAN ÖDÜLÜ SAHİBİ

1963’te Ankara’da Oral Vural ile birlikte kendi mimarlık işliğini kurdu. 1963–69 yılları arasında yalnızca altı yıl süreyle mimarlık-şehircilik yarışmalarına girdi. 25’in üzerinde ödül kazandı. Cumhuriyet dönemi mimarlık tarihi örnekleri arasında sayılan yapılar gerçekleştirdi. 2 kez Ulusal Mimarlık Ödülü aldı. Ankara’daki Türk Dil Kurumu yapısı, mimarlarca Cumhuriyet dönemini simgeleyen yirmi yapıdan biri sayıldı.

Cengiz Bektaş, 2001’de Ağa Han Mimarlık Ödülü’ne, 2014 yılında Uluslararası Mimar Sinan Ödülü’ne değer görüldü. Ayrıca 2016 yılında, Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri’nde Mimar Sinan Büyük Ödülü’nü aldı.

İLK ŞİİİRLERİNİ DAĞLARCA YAYIMLADI

Cengiz Bektaş yazarlık hayatına ise 1950’de, Denizli’de yayımlanan yerel gazetede yazdığı köşe yazıları ile başlamıştı. 1954’te DGS Akademisi’ndeki, Bedri Rahmi’nin seçici kurulda olduğu şiir yarışmasında birincilik kazandı. 1960 yılında Fazıl Hüsnü Dağlarca, Türkçe Dergisi’nde Bektaş’ın şiirlerini Türkiye’de ilk kez yayımladı.

Şiirleri on altı dile çevrildi. Şiir betikleri ile birlikte mimarlık, kültür konularını işleyen 106 yapıtı vardır. Yurtdışında, yurt içinde sayısız toplantıya katıldı, bildiriler verdi.

Uluslararası PEN Türkiye bölümünde ikinci başkanlık, 6 yıl Türkiye-Yunanistan Dostluk Derneği Başkanlığı, 6 yıl Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanlığı yaptı.