Cazip geçiş noktası: Yeni ve daha büyük bir mülteci akını başlayabilir

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye’de hâlihazırda 5 milyonun üzerinde göçmen bulunuyor. Bunlar arasındaki 3,5 milyonluk büyük bir kesimi

YAVUZ GENÇ 03 Mart 2020 GÜNDEM MANŞET

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye’de hâlihazırda 5 milyonun üzerinde göçmen bulunuyor. Bunlar arasındaki 3,5 milyonluk büyük bir kesimi Suriyeliler oluştururken, ikinci sırayı son üç yılda sayıları hızla artan Afgan göçmenler oluşturuyor. Afganları Pakistanlılar, Türki Cumhuriyetleri, Somali, Myanmar gibi ülkelerden gelenler takip ediyor. Suriyelilere ‘açık kapı’ formülü uygulandığı ve ‘geçici koruma statüsü’nde oldukları için Avrupa’ya kapılar aralandığında onlardan ‘beklendiği’ kadar fazla bir ilgi olmadı. Edirne başta olmak üzere sınır kapılarında, ya da deniz yoluyla geçiş noktalarında daha çok Afgan uyruklular, Pakistan’dan, Somali’den gelenler başı çekiyor.

“İKİ SINIR ARASINDA” ÇARESİZ ON BİNLER

Türkiye’nin İdlib saldırısı sonrası bir anda ‘gitmek isteyene kapılar açık’ diyerek düzensiz göçmenleri sınıra yığması son yılların en büyük insani trajedilerinden birinin de oluşmasına neden oldu. Yunanistan’ın gelen göçmenleri almaması, üstüne bir de gaz bombalarıyla, silahlarla, denizden gelenlere de botların geri çevirerek yönlendirmesi bir anda on binlerce insanı ‘iki sınır arasında’ adeta nefessiz bıraktı! Dünyanın gözü şimdi bu sınır noktalarında. Açlık, sefalet, soğuk, çaresizlik içindeki on binlerce insan (İçişleri Bakanı Süleyman Soylu bu sabah, giden göçmen sayısını 130.469 olarak açıkladı) ne yapacağını bilemez halde, bazen telleri keserek karşıya geçmeye çalışıyor, bazen vazgeçip yönünü yeniden Türkiye’ye çeviriyor. Denizlerde boğulanlar, yüzerek karşıya geçenler; geçtiği yerde polis ya da askerle karşılaşıp yine yüzerek geri dönenler… Sınırda tam bir insani dram yaşanıyor ve görünen o ki kısa sürede çözüleceğe de benzemiyor. Türkiye’den sınıra her gün yüzlerce yeni kişi giderken üstelik…

YA TÜRKİYE BİR ANDA ‘DİĞERLERİNE’ DE CAZİP GELİRSE?

Türkiye’nin sınırlarını açarak ülkede bulunan yüz binlerce düzensiz göçmene ‘isterseniz geçin, hatta sizi taşımada yardımcı da olabilirim’ demesi yeni bir göç dalgasının kapısını aralayabilir. Avrupa’yı sıkıştırmak adına açılan bu ‘göçmen kozu’ tersi yönde etki de yapabilir, acaba bu olasılık da düşünüldü mü? Suriyeliler, kamplarda ya da şehirlerde iyi kötü artık kendilerine bir hayat kurmuş durumda. Ama onların dışındaki yüz binlerce Afganistan, Pakistan, Somali, Myanmar, Türki Cumhuriyetlerden gelenler Türkiye’de kalmak istemiyor. Sınıra gidenlerin çoğunluğunu Suriyelilerin dışındaki göçmenlerden oluşması bu tezi destekliyor.

Ya henüz Türkiye’ye gelmemiş milyonlarca ‘umut yolcusu’ bu ülkenin bir ‘güvenli geçiş’ noktası olduğunu düşünüp yürüyüşe geçerse? Mesela Afganistan’dan gelenlerin sayısı yarım milyondan birkaç milyona çıkarsa? Türkiye’den Avrupa’ya geçiş bir anda ‘daha cazip’ hale gelirse? Yeni ve çok ciddi bir mülteci akını başlarsa? Yeni ve çok daha yoğun bir ‘Suriyeli dışı’ göçmen akınına hazır mıyız? Bu konuda göçmen, mülteci ve göç konularını çalışan pek çok uzman da ülkenin ‘cazibe’ noktasına dönüşme tehlikesine dikkat çekiyor.

NİYET-KISMET İKİLEMİ

Türkiye üstündeki ağır göçmen sorunuyla baş etmek zorlanıyor, doğru. Batı dünyası, Avrupa Birliği (AB) istenilen düzeyde yardım etmemiş olabilir, haklısınız. Ama ‘açık sınır’ uygulaması ‘beklenilen’ etkiyi yapamayabilir. Tersine ilk niyetin aksi kısmetlerle karşılaşabiliriz!

Altı maddede özetleyelim: BİR: Mültecileri sınıra ve denize yönlendirmek yeni ve çok ciddi bir mülteci akını başlatabilir. İKİ: Türkiye özellikle Suriyeli olmayanlara ‘güvenli geçiş’ için cazip gelebilir. ÜÇ: Avrupa’yı Türkiye’nin yanına çekmez, tersine ‘gömenleri şantaj unsuru’ olarak kullandığını düşünerek Türkiye’ye çok ciddi yaptırımları düşünebilirler. DÖRT: Başta Suriyeli meselesi olmak üzere bugüne kadar verilen tüm emek boşa gidebilir. BEŞ: Sınıra gitmek için niyetlenenlerin yarısından çoğu geri dönebilir. ALTI: Sınırda yaşanacak bir büyük felaketin (bot batması, açlık, salgın hastalık, ölüm riski yüksek çatışma) faturası en başta Türkiye’ye kesilir, dünyada verilen ‘göçmen dostu’ ülke imajı yerle bir olabilir.

Abone Ol Google News